1. Ceza Dairesi 2022/15365 E. , 2023/6710 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2040 E., 2022/1476 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkra…
**1. Ceza Dairesi 2022/15365 E. , 2023/6710 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2040 E., 2022/1476 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/483 Esas, 2021/288 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi yollamasıyla 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca ayrı ayrı 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/2097 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin, katılanlar vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine bir kısım delillerin sanıklara okumadan hükümlere esas alınması, sanık ... hakkında haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK’nin 3. maddesinde yer alan orantılılık ilkesi de nazara alınarak hükmedilen cezada asgari oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde makul oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, yasal koşulları oluşmadan sanık ... hakkında da 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, takdiri indirim nedenini uygulamama gerekçesi olarak gösterilen "sanıkların fiilden sonraki davranışları ve tüm dosya kapsamı" nedenlerinin dayanağının neler olduğu gösterilmeden soyut olarak yazılı şekilde karar verilmesi, yargılama giderlerinde yapılan hata, suçtan zarar gören ... yönünden katılma hususunda olumlu ya da olumsuz her hangi bir karar verilmemesi, TCK'nin 53. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'u 37 nci maddesi yollamasıyla 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, b. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'u 37 nci maddesi yollamasıyla 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, 4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/2040 Esas, 2022/1476 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin, katılanlar vekilinin ve sanık ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanık hakkında meşru savunma, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle vasfa ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik incelemeye, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, sanık ...'in diğer sanık ...'ın bıçakla yaralama eylemlerine iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına, meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, eylemin tasarlanarak işlendiğinden bahisle vasfa, eksik incelemeye, sanık ... hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Maktulün olay günü kuşlarını beslediği bahçeli eve tanık ...'i telefonla arayarak çağırdığı, tanık ... maktulün çağırdığı eve gittiğinde maktulün tanık ...'i bahçede beklemekte olduğu, maktulün tanık ...'e kuşlarının çalındığını, kuşları sen mi çaldın diye sorduğu, tanık ... kuşları çalmadığını söylemesi üzerine maktul tanık ...'den sanık ...'i aramasını istediği, tanık ...'in kabul etmediği, bunun üzerine maktulün sanık ...'i kendi telefonundan arayarak kuşları beslediği bahçeli eve çağırdığı, yaklaşık 20 dakika sonra sanık ... tanık ile maktulün bulunduğu bahçeye geldiği, sanık ...'ın ise bahçeye girmeyerek dışarıda beklemekte olduğu, maktulün sanık ...'e de kuşlarının çalındığını, kendisinin çalıp çalmadığını, kimin çaldığı bilip bilmediği şeklinde sorular sorduğu, bu sorular üzerine sanık ... ile maktulün sözlü olarak tartışmaya başladıkları, bir süre sonra bahçenin dışında beklemekte olan sanık ...'ın yanlarına geldiği, sanık ...'ın maktulün sanık ...'i hırsızlıkla itham etmesi nedeniyle tartışmaya dahil olduğu, maktulün sanık ...'a seni kim çağırdı, sen niye geldin, çık git buradan dediği, sanıklar ve maktul arasındaki tartışmanın büyümesi nedeniyle maktul ve sanık ...'ın birbirini iteklemeye başladıkları, sanık ...'ın bıçakla maktülü 5 farklı yerinden yaralayarak ölümüne neden olduğu, sanık ...'in ise maktul ilk bıçak darbesini aldıktan sonra maktule vurduğunu kabul etmesi, olayda sanık ...'ın maktulü birden fazla yerinden bıçaklaması hususu nazara alındığında, sanık ...'in maktul ilk bıçak darbesini aldıktan sonra maktulü darp etmeye başladığı, maktul yere düştükten sonra sanık ...'in maktulü darp etmeye devam ettiği, bu nedenle sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri kabul edilmiştir. 2. Sanıkların aşamalardaki savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları, sanıklar ve maktul hakkında düzenlenen adlî muayene raporları, olay yeri inceleme raporları ve krokileri, ölü muayene tutanağı, HTS kayıtları ve inceleme raporu, yakalama, üst arama tutanağı, görüntü izleme tutanağı ve kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar dava dosyasında mevcuttur. 3. Adlî Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince düzenlenen otopsi raporunda, kişinin vücudunda en az 5 (beş) adet kesici delici alet yarası olduğu, dış muayenede 1 numarada tarif edilen yaralanın tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, diğer yaralanmalarının ölüm meydana getirir nitelikte olmadığı fakat basit tıbbî müdahale ile giderilemez nitelikte yaralar olduğu, kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu bildirilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... müdafiinin sanık hakkında meşru savunma, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ... müdafiinin, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik incelemeye, sanık ...'in diğer sanık ...'ın bıçakla yaralama eylemlerine iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına, meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin, eylemi tasarlanarak işlendiğinden bahisle vasfa, eksik incelemeye, sanık ... hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden; İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf başvuru sebeplerinin karşılandığı ve adil yargılanma hakkı ihlalinin bulunmadığı, sanık ...'in soruşturma aşamasındaki... tarafından bıçakla yaralanan maktule kendisinin de tekme tokat vurduğuna, yere düştükten sonra da sopayla ve tekmeyle vurduğuna dair savunmasına göre, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirildiğinin saptandığı tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, maktulden sanık ...'a yönelen haksız saldırı, söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik ve meşru savunma koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanık ...'e yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu somut olayda ... yönünden de meşru savunma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanıklar müdafiilerinin suç vasfına yönelen temyiz sebepleri yönünden Sanıklar ve maktul arasındaki tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine sanıkların iştirak halinde maktulü, sol uylukta 2 adet, sol gluteusta 1 adet, sol humerus bölgesinde 2 adet olmak üzere toplam 5 farklı yerinden bıçakla, tekme ve sopayla vurarak diz bölgesinden yaralayarak ölümüne neden oldukları ve sol uyluk bölgesinde tarif edilen yaralardan birinin tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğunun anlaşıldığı olayda, sanıklar ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet olmaması, ani gelişen olayda sanıkların maktulün hayati organlarının bulunduğu bölgeleri hedef almaması, ciddi bir engel olmamasına rağmen kendiliklerinden eylemlerine son vermeleri dikkate alındığında, sanıkların öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun tüm unsurları ile oluştuğu gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/2040 Esas, 2022/1476 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Sanıklar... ve ... müşterek fail olarak maktul ...'yi kasten öldürmüşlerdir. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu sanıkların eylemlerinin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğuna dair sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayız. Şöyle ki; Sanıklar maktule karşı kasten öldürme suçunu işlemişlerdir. Bu kapsamda; a- Adlî Tıp Kurumu ... Adlî Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 01.12.2020 tarihli otopsi raporunda; 1. Sol uyluk ön yüz üst yarımında vertikal seyirli 18x1 cm'lik üzeri staplerle tutturulmuş kesi, 2. Sol uyluk orta kısmında lateralde 3x1 cm'lik üzeri staplerle tutturulmuş kesi, 3. Sol gluteus lateralde 3x1 cm'lik üzeri staplerle tutturulmuş kesi, 4. Sol humerus alt 1/3 arka yüzde 1,8x0,5 cm'lik staplerle tutturulmuş kesi, 5. Sol humerus alt 1/3 dış yüzde 7x1 cm'lik üzeri staplerle tutturulmuş kesi, b- Kişinin vücudunda en az 5 (beş) adet kesici delici alet yarası olduğu, dış muayenede 1 numarada tarif edilen yaranın tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, diğer yaralanmalarının ölüm meydana getirir nitelikte olmadığı fakat basit tıbbî müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu, kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu saptanmıştır. Maktul ... kuşlarını beslediği bahçeli eve telefonla ...'i çağırdığı, maktulün gelen ...'e; "Kuşları sen mi çaldın?" diye sorduğu ...'in suçlamayı kabul etmemesi üzerine bu sefer sanık ...'i telefonla arayarak çağırdığı, sanık ...'in yanında diğer sanık ... olduğu halde maktulün yanına geldiği, sanık ...'ın bahçeye girmediği bahçe dışında beklediği, maktulün sanık ...'e kuşlarını çalıp çalmadığını sorduğu, maktulün sanık ...'den kuşkulanması üzerine sözlü olarak tartışmaya başladıkları, tartışmayı duyan sanık ...'ın bahçeye maktulün rızası dışında girerek tartışmaya dahil olduğu, maktulün sanık ...'a; "Sen niye geldin, çık git!" dediği, maktul ile sanık ...'ın birbirlerini iteklemeye başladıkları, sanık ...'ın üzerinde bulunan bıçakla maktulü beş farklı yerinden yaraladığı, sanık ...'in ise maktul ilk bıçak darbesini aldıktan sonra maktule vurmaya başladığı, maktul yere düştükten sonra da vurmaya devam ettiği, sanıkların müşterek fail olarak fikir ve eylem birliği içerisinde üzerlerine atılı suçu işlemişlerdir. Sanıkların alınan doktor raporlarında darp cebir izine rastlanmadığı, sanık ...'ın suçta kullandığı bıçakla maktulü beş ayrı yerinden yaraladığı, sol uyluk ön yüz üst yarımında meydana gelen yaralanmanın tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu diğer dört yaranın ise basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek vasıfta olduğu, yaralardan iki tanesi sol uylukta, bir tanesi sol gluteus, iki tanesinin ise sol humerusta olduğu, sol humerustaki yaralardan sanık ...'ın maktulün öldürücü bölgelerine bıçakla vurmaya çalıştığı ancak maktulün koluyla sanığa engel olması nedeniyle iki darbenin maktulün sol üst koluna isabet ettiği, sanık ...'ın maktul yere düşüp etkisiz hale gelene kadar bıçakla vurmaya devam ettiği nazara alındığında, sanık ...'ın kullandığı bıçağın elverişliliği, darbe sayısı, darbelerin şiddeti, bıçak darbeleri sonucu yere düşüp etkisiz hale gelen maktule karşı sanık ...'in ağaç dalıyla vurmaya devam ederek eylemini sürdürmesi, direnci kırılıp etkisiz hale gelen ve kan kaybeden maktule hayatta kalmasına yönelik yardımda bulunmamaları gözetildiğinde sanıkların kastlarının yaralama olmadığı, maktulü öldürme kastıyla hareket ettikleri kanaatine varıldığından, sayın çoğunluğun sanıkların eylemlerinin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğuna dair bozma kararına katılmamaktayız.