4. Hukuk Dairesi 2012/12935 E. , 2012/18246 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/05/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…
**4. Hukuk Dairesi 2012/12935 E. , 2012/18246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/05/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kendi tedavisine yönelik fazlaya ilişkin talebi ile dava dışı şahısların tedavi giderlerine dair istemin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, davalının sevk ve idaresindeki araçla kendisinin kullandığı ve dava dışı işçilerinin de içerisinde bulunduğu araca tam kusurlu olarak çarpması sonucu kendisinin ve aracında bulunan üç kişinin yaralandığını, dava dışı bu kişilerin tedavisini de kendisinin yaptırdığını beyanla kendi tedavi gideri, işçilerinin tedavisi için yaptığı giderler ile kendisinin geçici iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi zararının tazminini istemiştir. Davalı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının kendi tedavisi için yaptığı ve belgelenen tedavi gideri ile geçici iş göremezlik zararının davalıdan tahsiline karar verilmiş; davacının kendi tedavisine ilişkin giderlere yönelik fazlaya ilişkin talebin kanıtlanamaması nedeniyle, davacının kendisi tarafından yapıldığını iddia ettiği dava dışı üç şahsın tedavilerine ilişkin giderlere yönelik talebin ise aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut belgelerden, dava konusu olayda davacının 10 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığı ve tedavi gördüğü anlaşılmaktadır.Borçlar Yasası'nın 42. maddesi gereğince, zararın varlığını ve tutarını kanıtlamak zorunda olan davacının, zararın gerçek tutarını kanıtlamakta zorlandığı veya kanıtlanmasının davacıdan beklenemeyeceği durumlarda yargıç, işlerin olağan gidişi ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zarar tutarını kendiliğinden belirler. Diğer yandan, yaralanma nedeniyle tedavi gideri yapılması yaşamın olağan akışına uygun olup tüm giderlerin (ulaşım,iaşe vs.) belgelenmesi de beklenemez. Şu durumda davacının belgeye dayalı olmayan giderleri de bilirkişi marifetiyle belirlenmesi, belirlenemezse Borçlar Yasası'nın 42. maddesi gereğince takdir edilecek uygun bir tutarın, belgelendirilemeyen tedavi gideri olarak kabul edilmesi gerekirken, davacının tedavi giderine ilişkin talebinin belgeye dayanmadığı gerekçesiyle redddedilmesi doğru değildir.Kararın bu nedenle bozulması gerekir. -/- -2- 2012/12935-2012/18246 b)Davacı, kaza sırasında aracında bulunan ve işçisi olan dava dışı şahısların tedavi giderini işverenleri olarak kendisinin karşıladığını ileri sürerek bu zararının da tazminini talep etmiş; mahkemece bu talep aktif husumet yokluğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı, işçilerinin yaralanması nedeniyle tedavi gideri ödediğini iddia ettiğine göre esasa girilerek bu hususun araştırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının bunlar için yaptığı harcamalar hakkında dava açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olması ise doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2-a-b) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.