4. Hukuk Dairesi 2013/1711 E. , 2013/19576 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen .../.../2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan …
**4. Hukuk Dairesi 2013/1711 E. , 2013/19576 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen .../.../2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalının .../.../2011 tarihinde .....'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, eleştiri sınırlarını aşarak kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu öne sürerek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, ... .. ... ve ... milletvekili olarak yaptığı konuşmada ülke gündemi ile ilgili görüş ve düşüncelerini aktararak muhalefet görevini yerine getirdiğini, yanlış giden bazı hususlarla ilgili endişelerini belirttiğini, başbakan olan davacının normal vatandaşlara kıyasla daha sert sözlere katlanması gerektiğini belirterek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, ana muhalefet partisi konumunda bulunan ve siyasi bir partinin genel başkanı olan davalının grup toplantısında yapmış olduğu konuşmada geçen " ... sen '..... .....'.., Referanduma götürmezsen senin ünvanın bundan sonra ’..........’tir..., gibi sözlerle eleştiri sınırının aşıldığı, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı ülkenin ...... olup, siyasetçi sıfatını taşımaktadır. Gerek Dairemizin gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin istikrar kazanmış uygulamalarında siyasetle uğraşan kişilerin kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere dahi katlanması gerektiği vurgulanmış ve bu durum demokratik toplum hayatının vazgeçilmez unsurlarından biri olarak kabul edilmiştir. (Örn: .....: ....daire .....-Türkiye davası) .....'nin anılan davada belirttiği gibi......'nin .... maddesinin sadece zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen "bilgi" ve "fikirler"e değil; aynı zamanda, rahatsız eden, şaşırtan ve gücendirenlere de uygulanabileceği belirtilmiş ve bu ifadeler var olmadan "demokratik bir toplum"un sözkonusu olmayacağı ve bunların çoğulculuk, hoşgörü ve geniş fikirliliğin talepleri olduğu vurgulanmıştır. Davaya konu somut olayda; ana muhalefet partisinin genel başkanı olan davalı .../.../2011 tarihli TBMM' deki grup toplantısında kendi politik görüşleriyle iktidarın ve dolayısıyla başbakanın icraatlarını sert biçimde eleştirmiştir. Davacı ve davalının her ikisinin . de siyasi kişiliklerinin olduğu, açıklamaların toplumu ilgilendiren konulara ilişkin bulunması nedeni ile kamusal ilginin de bulunduğu, davacının hakkında yapılan bu sert eleştirilere katlanması gerektiği, konuşmanın tümünün eleştiri sınırları içinde kaldığı ve davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine .../.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.