8. Hukuk Dairesi 2021/9109 E. , 2023/3424 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/21 E., 2018/12 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen…
**8. Hukuk Dairesi 2021/9109 E. , 2023/3424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/21 E., 2018/12 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş ise de Hazine vekilinin UYAP üzerinden gönderdiği ve temyizden vazgeçmenin uygun görüldüğünü bildirir Hazine ve Maliye Bakanlığı yazısı da ekli 06.09.2018 tarihli dilekçesiyle temyizden vazgeçtiklerini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirdiğinden, Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekir. Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde, 3116 ... Orman Kanununa göre 1953 yılında yapılan orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 6831 ... Orman Kanununa (6831 ... Kanun) göre yapılıp itirazsız yerlerde 12.03.1981 ilâ 12.03.1982 tarihleri arasında ilan edilen, itirazlı yerlerde ilan ilân edilmediğinden kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 ... Kanunla değişik 2 nci madde uygulaması ile 6831 ... Kanuna göre 1989 yılında yapılıp 19.02.1991 ilâ 19.08.1991 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen aplikasyon, 1744 ... Kanuna göre yapılan 2 nci madde uygulaması incelemesi ve karara bağlanması ile 3302 ve 3373 ... Kanunlarla değişik 2/B madde uygulaması çalışması bulunmaktadır. 2. ... İlçesi, ... Beldesinde 3402 ... Kanun'un 5831 ... Kanunla eklenen Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, 156 ada 1, 2, 3 ve 5 parsel ... taşınmazlar orman niteliğiyle, 156 ada 4 parsel ... taşınmaz tarla niteliğiyle beyanlar hanelerinde “... Belediyesince bu yerlerin planının yapılacağı, kamu yararına düzenleme yapılacağı, halkın kullanımına açılacağı” belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş ve 10.06.2010 ilâ 12.07.2010 tarihleri arasında ilân edilmiştir. 3. Asıl dosya davacısı ... dava dilekçeinde; dava konusu 156 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel ... taşınmazların, ceddinden intikalen geldiği ve 50 yıldır zilyetliğinde bulunduğundan, Belediye adına yapılan tesbitlerin iptali ile kendisi ve mirasçılar adına tescilini istemiştir. 4. Birleşen 2010/24 Esas, 2011/1 Karar ... dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 156 ada 4 ve 5 parsel ... taşınmazların, 12.06.1986 tarihli adi satış senetleri, emlak vergi kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tesbitlerin iptali ve vekil edeni adına tescilini istemiştir. 5. Birleşen 2010/45 Esas, 2010/110 Karar ... dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 156 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel ... taşınmazların kullanıcısı bulunmadığından, davalı Belediye adına beyanlar hanesinde bulunan şerhin silinmesi, çekişmeli 1, 2, 3 ve 5 parsel ... taşınmazların niteliğinin tarla olarak düzeltilmesini istemiştir. 6. ... vekili, müvekkilinin 28.09.2005 tarihli adi satış sözleşmesi ile davacı ...'dan 40 dönüm taşınmazın zilyetliğini ve mülkiyetini satın aldığını ileri sürerek, davacı ... yanında fer'i müdahale talebinde bulunmuştur. 7. Bozma kararı sonrası Orman İdaresi, dava konusu taşınmazların orman olarak tescilini isteyerek asli müdahale talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2013 tarihli ve 2014/4874 Esas 2014/7712 Karar ... kararı ile davacı ...'nın davasının kısmen kabulüne, dava konusu 156 ada 3 parsel ... taşınmazın zeytinlik niteliğiyle Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine “3 yıldır ... kullanımındadır, içerisindeki zeytin ağaçları da ...'ya aittir” şerhinin verilmesine, 156 ada 1 ve 2 parsel ... taşınmazların tesbit gibi tesciline, 156 ada 4 ve 5 ... parsellere ilişkin davasının feragat nedeniyle reddine, dava konusu 156 ada 4 ve 5 parselin tesbit gibi tesciline, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 156 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel ... taşınmazların beyanlar hanesinde geçen “... Belediyesince bu yerlerin planının yapılacağı, kamu yararına düzenleme yapılacağı, halkın kullanımına açılacağı” şerhinin iptaline, davacı Hazinenin diğer taleplerinin reddine, davacı ...'un davasının reddine, dava konusu 156 ada 4 ve 5 parsel ... taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, fer'i müdahil ... vekili, Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.09.2014 tarihli ve 2014/4874 Esas, 2014/7712 Karar ... kararıyla, Hazine vekilince 17.05.2011 hâkim havale tarihli dilekçesi ile Orman Yönetimine husumet yaygınlaştırılmasına rağmen, Orman Yönetimi tarafından harç yatırılmak suretiyle davaya katılınmadığı veya ayrı bir dava açılmak suretiyle çekişmeli taşınmaza ilişkin talebinin olmadığından, eldeki davada taraf sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz itirazlarının reddine, davacı ... vekili ile davacı ... yanında davaya fer'i müdahil olarak katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda; 3402 ... Kanuna 5831 ... Kanunla eklenen ek 4 üncü madde uyarınca, dava hakkının taşınmaz üzerinde kullanım hakkı ve muhdesatı bulunan kişiye ait olup, davacı ...'un, davalı taşınmaz üzerinde anılan kanun hükmü uyarınca kullanım hakkı bulunmadığı, bu neviden hakkını fer'i katılan ...'a devir ve teslim ettiğini belirtmesi ve bu hususta davacı ile fer'i katılan arasında uyuşmazlık da bulunmadığı, 6100 ... Kanun'un 68 ve devamı maddeleri uyarınca, fer”i katılanın, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usûl işlemlerini yapabileceği ve hükmün davanın taraflarına ilişkin olarak verildiği gözönüne alındığında davacı ... ve yanında fer'i katılan ...'ın davada davacı sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz itirazlarının reddine, Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı Hazine tarafından orman niteliğiyle tesbit edilen dava konusu 156 ada 1, 2, 3 ve 5 parsel ... taşınmazların niteliği ile beyanlar hanesindeki ... adına olan belirtmeye, yine tarla niteliğiyle tesbit edilen 156 ada 4 parsel ... taşınmazın ise beyanlar hanesindeki ... adına olan belirtmeye yönelik olarak dava açıldığı, yargılama sonucunda ise 156 ada 3 parselin niteliği zeytinlik olarak düzeltildikten sonra, niteliğine itiraz edilen 156 ada 1, 2 ve 5 parsel ... diğer taşınmazların niteliği konusunda araştırma yapılmadan tesbit gibi tescil kararı verilmesi usûl ve kanuna aykırı olduğu gibi, yine 156 ada 3 ... parsele ilişkin olarak da davacı ...'nın kullanımının bulunduğuna ilişkin yapılan araştırma ve inceleme de hükme yeterli bulunmadığından ve 156 ada 4 ... parsele ilişkin olarak da infaza elverişli olacak şekilde hüküm tesis edilmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ...'nın ve birleşen dosyada davacı Hazinenin 156 ada 3 parsel ... taşınmaza ilişkin davalarının kısmen kabulü ile 156 ada 3 parselin kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın 12.01.2018 tarihli ekli krokide A harfi ile gösterilen 3.413,23 m2'lik kısmının zeytinlik vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine "10 yıldır ... kullanımındadır, içerisindeki zeytin ağaçları da ...'ya aittir." ibaresinin şerh düşülmesine, taşınmazın 12.01.2018 tarihli ekli krokide B harfi ile gösterilen 13,32 m2'lik kısmının idarece tespit edilen kesinleşmiş kıyı kenar çizgisinde kaldığından kadastro harici bırakılmasına, davacı ...'nın 156 ada 1 ve 2 parsel ... taşınmazlara yönelik davasının reddine, aynı parsellere ilişkin birleşen dosyada davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, 156 ada 1 ve 2 parsel ... taşınmazların tespitinin iptali ile tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine "parselin tamamı fiilen ormandır" ibaresinin ayrı ayrı şerh düşülmesine, davacı ...'nın 156 ada 4 parsel ... taşınmaza yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, aynı yere ilişkin birleşen dosyada davacı Hazinenin davasının kısmen kabulü ile 156 ada 4 parsel ... taşınmazın tespitinin iptaline, 156 ada 4 parsel ... taşınmazın 12.01.2018 tarihli ekli krokide D harfi ile gösterilen 10.863,24 m2'lik kısmının idarece tespit edilen kesinleşmiş kıyı kenar çizgisinde kaldığından kadastro harici bırakılmasına, 156 ada 4 parsel ... taşınmazın 12.01.2018 tarihli ekli krokide C harfi ile gösterilen 1.354,86 m2'lik kısmı ile E harfi ile gösterilen 10.334,31 m2'lik kısmının tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine "Kullanıcısı yoktur" ibaresinin şerh düşülmesine, davacı ...'nın 156 ada 5 parsel ... taşınmaza yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, aynı yere ilişkin birleşen dosyada davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, 156 ada 5 parsel ... taşınmazın tespitinin iptali ile tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine "parselin tamamı fiilen ormandır" ibaresinin şerh düşülmesine, birleşen dosyada davacı Hazinenin dava konusu taşınmazlar üzerindeki ... lehine olan şerhin kaldırılması talebinin kabulüne, 156 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel ... taşınmazların beyanlar hanesinde geçen "... belediyesince bu yerlerin planının yapılacağı, kamu yararına düzenleme yapılacağı, halkın kullanımına açılacağı" şeklindeki şerhin iptaline, Hazinenin diğer taleplerinin reddine, birleşen dosyada davacı ...'un davasının reddine, asli müdahil Orman İşletme Müdürlüğünün davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacısı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuşlar, ancak Hazine vekili 06.09.2018 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiklerini bildirmiştir. B. Temyiz Sebepleri Asli müdahil Orman İdaresi vekili, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dava konusu 156 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsellerin bulunduğu yerin her ne kadar 1991 yılında Hazine adına 2/b maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılmış ise de o tarihteki işgalcileri tarafından kullanılmamasından ve öncesinde olduğu gibi orman içi açıklık konumunda günümüze kadar gelmesinden dolayı davacıların kullanıcı hakkının yasalar gereği kaybolduğunu, kullanıcılarının olmamasından dolayı 6831 ... Kanun'un 11 inci maddesi gereğince 156 ada 1, 2, 3 ve 5 parseller için müvekkili Kurumun 2010 yılında tahsis talebinde bulunulduğunu, dava konusu yerlerin tarım alanı olarak kullanılmadığının üzerinde yetişen orman ağaçlarından anlaşıldığını, dava konusu yerlerin eylemli orman niteliğinde olduğunu, orman bütünlüğünü bozduğunu, bir tarafı deniz ve geri kalan 3 tarafının devlet ormanı olup yolu bulunmadığını, bu durumun orman bütünlüğü ve ormanın korunması açısından son derece sakıncalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların eylemli orman vasfında veya kamu malı niteliğinde olup olmadığı, yapılan kullanım kadastrosunun hukuka uygun olup olmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) 1 inci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince her ne kadar Orman İdaresinin harç yatırarak davaya katılmadığı veya ayrı bir dava açmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; bozma kararı sonrası Orman İdaresi dava konusu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tescili istemi ile asli müdahale talebinde bulunmuştur. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince 156 ada 4 parsel ... taşınmazın 12.01.2018 tarihli ekli krokide D harfi ile gösterilen 10.863,24 m2'lik kısmının idarece tespit edilen kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından kadastro harici bırakılmasına karar verilmiş ise de; taşınmazın kıyı kenar içinde kalıp kalmadığının tespiti bakımından yapılan inceleme yetersiz olup, İlk Derece Mahkemesince kıyı kenar çizgisinin usulüne uygun şekilde belirlenmediği anlaşıldığından ve bu husus kamu düzenine ilişkin bulunduğundan resen inceleme yapılması gerekmiştir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince öncelikle; 3621 ... Kıyı Kanunu'nun (3621 ... Kanun) 4 üncü maddesindeki tanımlamalar dikkate alınarak, aynı Kanun'un 5 ve 9 uncu maddeleri ile 13.03.1972 tarihli ve 7/4 ..., 28.11.1997 tarihli ve 5/3 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları göz önünde tutularak, 3621 ... Kanun'un 9/2 nci maddesinde belirtilen bilirkişi heyeti oluşturulup, taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, taşınmazın farklı noktalarında gözlem çukurları açılarak bu çukurlardan alınan verilerin incelenmesi, açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi ve kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi, keşfen tespit edilen kıyı kenar çizgisi ile Bakanlık tarafından onaylanan kıyı kenar çizgisinin fen bilirkişi tarafından kroki üzerinde gösterilmesi, farklılık olursa sebebinin açıklattırılması, varsa komşu parseller ile ilgili oluşturulan kıyı kenar çizgisi ve komşu parsellerin kıyı kenar çizgisine ilişkin durumunun araştırılması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Öte yandan somut olayda İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmuş ancak bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma kararında 156 ada 3 parsel ... taşınmazın üzerindeki zeytin fidanlarının kadastro tespitinden önce bulunup bulunmadığının hava fotoğrafı, memleket haritası, ortofoto vb. gibi eski belgeler incelenerek belirlenmesi gereğine değinildiği halde, hükme esas alınan raporda bu yönde bir tespit yapılmamıştır. Ayrıca, hükme esas alınan raporda 156 ada 1, 2 ve 5 parsel ... taşınmazların fiili durumunun orman olduğu, 4 parselin ise üzerinde birtakım orman emvali bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen, eylemli orman niteliğinde olan taşınmaz veya taşınmaz parçalarının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile Orman İdaresinin davasının reddine karar verilmesi de isabetli olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle yukarıda belirtilen ilke ve usullere göre kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi, kıyı kenar çizgisi dışında kalan kısımlar yönünden asli müdahil Orman İdaresi'nin tahsis talebine ilişkin herhangi bir karar verilip verilmediğinin araştırılması, sonucuna göre tesbit tarihi itibariyle bulunan uydu görüntüleri, ortofoto haritaları, gizli memleket haritası ve hava fotoğrafları bulundukları yerden getirtilip, uzman bilirkişiler eşliğinde yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli 156 ada 3 parsel ... taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmaz üzerinde bulunan zeytin fidanlarının kadastro tesbit tarihinden önce bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi; bu hususun maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan resmî belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmesi ve önceki keşiflerde alınan beyanlarla karşılaştırılması; daha önce alınan raporlar da dikkate alınarak dava konusu taşınmazlardan eylemli orman niteliğinde olan taşınmaz veya taşınmaz kısımlarının belirlenmesi, bunlar yönünden Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmesi olmalıdır. Belirtilen eksiklikler giderilmeden, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Birleşen dosyada davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE, 2. Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.