20. Hukuk Dairesi 2012/13209 E. , 2013/2329 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ....Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği …
**20. Hukuk Dairesi 2012/13209 E. , 2013/2329 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ....Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, krokide (A) ile gösterilen 1043,84 m² ve (B) ile gösterilen 14139,51 m²'lik taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2011/7988-11922 sayılı 24.10.2011 günlü kararıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucu, hükme dayanak yapılan orman ve fen bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, yörede 1975 yılında 1744 sayılı Kanuna göre yapılan orman sınırlandırmasında, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin orman sınırları dışında bırakıldığı, memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı, eğiminin yüksek olduğu, 1976 yılında yapılan arazi kadastrosunda 161 parsel numarası verilerek Hazine adına tespit edilmişse de kişilerin zilyetliğe dayanarak açtığı dava sonucu Tapulama Mahkemesinin 1979/5-1983/27 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın Medenî Kanunun 641 ve Tapulama Kanununun 33/son maddeleri gereğince devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, köklü kayalık ve çalılıkların zilyetlikle kazanılması mümkün olmayan yerlerden olması nedeniyle kişilerin davasının reddi ile Tapulama Kanunun 2. maddesi gereğince tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.