(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8399 E. , 2008/14285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıkl
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8399 E. , 2008/14285 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı Belediyeye ait taşınmaz üzerine “yap işlet, devret” modeli ile aquapark yapılması ve kiralanması konusunda davalı ile 26.9.2005 tarihli sözleşme imzaladıklarını, işin bedeli 1.500.000 YTL olup, inşaat ruhsatı alma süresinin 45 gün, inşaat süresinin, ruhsat tarihinden itibaren 12 ay, kullanma süresinin ise 15 yıl olduğunu, inşaat ruhsatı alma süresinin 31.7.2006 tarihine kadar uzatıldığını, bu süre sonunda inşaat ruhsatının alınmadığı gerekçesiyle sözleşmenin davalı tarafından 22.8.2006 tarihinde feshedildiğini, oysa ki sözleşmede vergi, harç vs. gibi giderlerle ilgili ödeme yükümlülüğünün kendilerine ait olduğu belirtilmekle beraber, yapı inşaat ruhsatının kendileri tarafından alınacağı konusunda ise açık bir hüküm bulunmadığını, kaldı ki 3194 sayılı yasanın 22. maddesinde, yapı ruhsatı alma yükümlülüğünün ... sahibine ait olduğunun, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 78. maddesinin ek 2. maddesinde de, Belediye bütçelerinden karşılanan her türlü binanın, inşaat harcından muaf olduğunun düzenlendiğini, buna rağmen inşaat ruhsatı verilmesi için davalı tarafından haksız olarak ruhsat harcı talep edildiğini, öte yandan turizm yatırım belgesi sahibi olmaları nedeniyle de yapı ruhsat harcını ödemekle yükümlü olmadıklarını, sözleşmeye konu olan aquaparkın ruhsat alınmadan %99 oranında bitme aşamasına geldiğini, davalının ruhsatsız olarak yapılmasına göz yumduğu tesise, sözleşmenin 28. maddesi gereğince bedelsiz olarak sahip olmak amacıyla bu aşamada sözleşmeyi feshetmesinin, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek, feshin haksız olduğunun tespitine, davalı ile aralarındaki muarazanın giderilmesine, sözleşmenin ifasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, sözleşmenin 7. maddesi gereğince, tesisin yapılması ile ilgili tüm izinlerin alınması ve bu işler için gerekecek harcamaların yükleniciye ait olduğunu, yine sözleşmenin 19, 20 ve 21. maddelerinde de yapı ruhsatı alma yükümlülüğünün yükleniciye ait olduğunun belirtildiğini, bunun için öngörülen 45 günlük sürenin, davacının 25.12.2005 tarihli dilekçesi üzerine, 31.7.2006 tarihine kadar uzatıldığını, ek sürenin dolmasına birkaç gün kala davacı tarafından verilen 25.7.2006 tarihli dilekçe ile, yatırım teşvik belgesi bulunduğundan bahisle harçtan muaf olduğunun bildirildiğini, ancak sözü edilen belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle talebin kabul edilmeyerek davacı şirkete 2.8.2006 tarihli ihtarla inşaat ruhsatının alınması için 10 günlük süre verildiğini, sürenin dolmasına rağmen sonuç alınamadığından 22.8.2006 tarihli ihtarla sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, harçtan muafiyet konusundaki talebin, ancak bunu gösteren belge ile müracaat edilmesi halinde değerlendirilebileceği, davacı şirketin ise turizm yatırım belgesini Belediyeye ibraz etmediği, sözleşmenin niteliği itibariyle davada, Belediyelere ait binaların ruhsat harcından muafiyetini düzenleyen, 2464 sayılı yasanın ek 2. maddesinin uygulanma imkanının da bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında, davalı Belediyeye ait taşınmaz üzerine “yap işlet, devret” modeli ile aquapark yapılması ve kiralanması konusunda 26.9.2005 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmede, işin bedelinin 1.500.000 YTL, inşaat süresinin ruhsat tarihinden itibaren 12 ay, kullanma süresinin ise sözleşme tarihinden itibaren 15 yıl olduğu açıklanmış, 7. maddede, “Sözleşmenin imzasını müteakip tesisin yapılması ile ilgili tüm izinlerin alınması ve bu izinler için gerekecek tüm harcamalar yükleniciye aittir.”, 8. maddede, “Yüklenicinin ....taahhüdünü yerine getirmemesi üzerine idarenin en az 10 gün süreli ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın sözleşme feshedilir.”, 19. maddede, “Sözleşme tarihinden itibaren 45 gün içerisinde ruhsat alınması gerekmektedir. Aksi takdirde alınmış gibi süre işleyecektir.”, 20. maddede, “Belediye ve diğer resmi kurumlara yatırılacak vergi, resim, harç, ücret, katılım payı, noter gibi tüm masraflar yükleniciye aittir.”, 21. maddede, “İnşaat süresi, ruhsat tarihinden itibaren 12 ay olacaktır. Sözleşme tarihinden 45 gün sonra ruhsat alınmaz ise alınmış gibi süre işleyecektir. İşleyecek maksimum süre 45 günü geçmeyecektir. Bu sürede de ruhsat alınıp fiilen inşaatın yapımına başlanılmaz ise sözleşme feshedilerek teminat gelir kaydedilecektir.”, 28. maddede de, “5,13,21,24 ve 29. maddeler ile sözleşmeye aykırılık teşkil eden durumların gerçekleşmesi halinde sözleşme Belediyece tek taraflı olarak feshedilecek teminat irat kaydedilecektir. Bu durumda yüklenici fesih anına kadar yaptığı tüm işler için herhangi bir bedel talep etmeyeceğini gayri kabili rücu kabul eder.” Hükümleri bulunmaktadır. Sözleşme gereğince inşaat ruhsatı alma süresinin 45 gün olmasına rağmen, davacının 24.12.2005 tarihli başvurusu üzerine sürenin Belediyece 27.12.2005 tarihli encümen kararı ile 31.7.2006 tarihine kadar uzatıldığı, bu sürenin bitiminden 6 gün önce davacı tarafından 25.7.2006 tarihli ihtarla, ... Aquapark inşaatının yatırım teşvik belgesi kapsamında bulunması nedeniyle ruhsat harcından muaf olduğunun belirtildiği, 26.7.2006 tarihli davalı cevabında ise, ilgili belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle ruhsat harcından muafiyetin uygulanamayacağının, uzatılan sürenin 31.7.2006 tarihinde sona ermesi nedeniyle bu tarihe kadar harçların yatırılarak ruhsatın alınması gerektiğinin belirtildiği, 2.8.2006 tarihli ihtarla da sözleşmenin 8. maddesi gereğince bu hususta davacıya 10 günlük ihtar verildiği, 22.8.2006 tarihli encümen kararı ile de, “sözleşmenin 21. ve 28. maddeleri gereğince Belediyece feshine, teminatın gelir kaydedilmesine, inşaat faaliyetinin durdurulmasına” karar verilip, aynı tarihli ihtarla da bu durumun davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere, taraflar arasında, inşaat ruhsatının alınması aşamasında, ruhsat harcından muafiyetin söz konusu olup olmadığı konusunda meydana gelen muaraza, davalının 22.8.2006 tarihinde sözleşmeyi feshetmesi ile sonuçlanmış, davacı feshin haksız olduğunun tespiti ve muarazanın önlenmesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Her ne kadar 3194 sayılı “İmar Kanunu”nun 22. maddesi gereğince, yapı ruhsatı alma yükümlülüğü yapı sahibine ait ise de, dava konusu olayda, sözleşmenin az yukarda açıklanan hükümleri gereğince söz konusu bu yükümlülüğün, yüklenici davacı şirkete verilmiş olduğu sabittir. Nitekim yüklenici davacı da 24.12.2005 tarihli ihtarı ile, “uygulama projelerinin tamamlanamaması nedeniyle, inşaatın bitim tarihini geciktirmemek koşuluyla, inşaat ruhsatı alımına ilişkin sürenin uzatılması” talebinde bulunmakla, esasen bu hususu kabul etmektedir. Ne var ki davacı yüklenici, gerek 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, gerekse bölgenin yatırımı teşvik kapsamında olması ve şirketin de turizm yatırım belgesi sahibi olması dolayısıyla inşaat ruhsatı alınması için ruhsat harcı ödemekle yükümlü olmadığını iddia etmekte olup, mahkemece davacının iddiasında bildirdiği bu hususlarla ilgili yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Gerçekten de, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun ek 2. maddesinin (a) fıkrasında, inşaat giderleri belediye bütçelerinden karşılanan her türlü binanın ruhsat harcından muaf olduğu belirtilmekte olup, her ne kadar yap işlet devret sözleşmesi gereğince inşaatın yapım aşamasındaki giderleri davacı şirket tarafından karşılanmakta ise de, davalı Belediyeye ait taşınmaz üzerine inşa edilecek tesisin, işletim süresi sonunda mülkiyetinin ve kullanma hakkının davalı Belediyeye geçeceği göz önünde bulundurularak, söz konusu tesisin de bu kapsamda kabul edilip edilemeyeceği tartışılmadığı gibi, bölgenin turizmi teşvik bölgesi kapsamında olup olmadığı, dosyada mevcut olan turizm yatırım belgesinin, sözleşme konusu inşa edilecek tesisleri kapsayıp kapsamadığı, kapsaması halinde ruhsat harcından muafiyetin söz konusu olup olmadığı hususlarında da yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Öte yandan gerek sözleşmenin tarafı gerekse inşaat ruhsatını da veren kamu kurumu olan, esasen 3194 sayılı yasanın 32. maddesi gereğince ruhsatsız, kaçak yapıları durdurmak ve yıkmakla görevlendirilen ve bu yöndeki kamu gücünü elinde tutan davalı ... tarafından, sözleşmenin 21. maddesi gereğince 45 gün olan inşaat ruhsatı alma süresinin, 25.12.2005 tarihinden 31.7.2006 tarihine kadar uzunca bir süre uzatılmak ve bu suretle 3194 sayılı Yasaya da aykırılık teşkil edecek şekilde, yapı ruhsatı olmadan inşaatın yapılmasına ve fesih tarihi itibariyle büyük oranda tamamlanmasına zımnen rıza gösterilmekle, hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı, ayrıca muarazanın konusunu oluşturan ruhsat harcının maliyeti ile, büyük oranda bitirilen eserin maliyeti arasındaki fahiş fark ve fesih nedeniyle tesisin 15 yıl süreyle işletilememesi dolayısıyla davacının mahrum kalacağı gelir de gözetildiğinde, bu aşamada sözleşmenin feshedilmesinin iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği de mahkemece irdelenmemiştir. Eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, yukarda açıklanan tüm bu hususlar dikkate alınarak, sözleşme gereğince yapı ruhsatı almakla yükümlü bulunan davacı şirketin, bunun için ruhsat harcı ödemekle yükümlü olup olmadığı, yapılan inşaatın mevcut haliyle imar mevzuatına uygun olup olmadığı, işletme ruhsatı alınıp alınamayacağı, sözleşme konusu işin tamamlanma seviyesi, maliyeti, işletim süresi, muhtemel gelir kaybı ile muaraza konusu ruhsat harç bedeli de karşılaştırılmak suretiyle objektif iyiniyet ve dürüstlük kuralları ile sözleşme ve ilgili Yasa hükümleri birlikte değerlendirilip, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı olup olmadığı konusunda, yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 550 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının iadesine, 1.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.