4. Hukuk Dairesi 2017/2458 E. , 2017/8212 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/04/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayetten kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/10/2016 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenil…
**4. Hukuk Dairesi 2017/2458 E. , 2017/8212 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/04/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayetten kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/10/2016 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/12/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayetten kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, ... İcra Müdürlüğünde müdür olarak görev yaptığını, avukat olan davalının savcılık ve icra mahkemesi hakimliğine vermiş olduğu şikayet dilekçeleri ile hakkında adli ve idari yönden soruşturma başlatılmasına sebebiyet verdiğini, adli soruşturma sonucunda kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, idari soruşturmada ise disiplin cezası tayinine yer olmadığına karar verildiğini, davalının haksız şikayeti nedeniyle küçük bir yer olan ilçede ve iş ortamında zor durumda kaldığını, asılsız ve tamamen keyfi bir suçlama nedeniyle yargılanabilme ihtimali bulunduğundan manen yıprandığını belirterek, haksız şikayet sebebiyle uğranılan manevi zararının tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, icra hukuk mahkemesi tarafından tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini icra dosyasındaki satış işlemlerinin usulünce tebligat yapılmadan düşürüldüğünü her iki olay nedeniyle ciddi şüpheleri oluştuğunu ve Anayasal şikayet hakkını kullandığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, şikayet hakkının, hak arama ... sınırları aşılarak kullanıldığı ve davalının şikayetinin davacının kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama ...; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama ... bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.