11. Ceza Dairesi 2024/4559 E. , 2025/5803 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/629 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2…
**11. Ceza Dairesi 2024/4559 E. , 2025/5803 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/629 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2022 tarihli ve 2021/41892 Soruşturma, 2022/196745 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/629 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.04.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/25326 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22375 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22375 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 25/02/2021 tarihli şikayet dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ... İlaç Sanayi Turizm A.Ş.'nin tıbbi amaçlı ilaç üretimi ve ruhsatlandırılması kapsamında başlatılan projelerin yürütülmesi konusunda, şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ...'ın yetkilisi oldukları ... Sağlık Gıda Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Teknoloji Yazılım Tasarım Mühendislik Yayıncılık İthalat İhracat Pazarlama Ltd. Şti. firmalarından alımlar yapıldığı, şirket yönetim kurulu tarafından gerçekleştirilen alımların incelenmesi sonucunda, ilaç formülasyonunda hiç kullanılmayan ürünlerin fazla miktarda alındığı ve fatura edildiği, yapılan alımların yersiz olduğu, bu alımların müştekiler ... İlaç Sanayi Turizm A.Ş. ve Türk Eczacılar Birliği'ne hiç teslim edilmediği, bu suretle şirketin 19.423.564,75 Türk lirası zarara uğratıldığının iddia edildiği olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavccılığınca, dosya kapsamında alınan 29/08/2020 tarihli bilirkişi raporu ve beyanlara istinaden şüphelilerin atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, taraflar arasındaki meselenin hukuki ihtilaf boyutunda kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin 17/01/2023 tarihli itiraz dilekçesi ile olaya ilişkin hukuki mütalaa içeren raporun ve ilgili belgelerin sunulduğunun anlaşılması karşısında, şüphelilerin belirtilen eylemleri gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri konusunda belgeler ve raporlar doğrultusunda hukuki denetime elverişli olacak şekilde yeni bir bilirkişi raporu alınması ile sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheliler ..., ... ve ...'ın, Türk Eczacıları Birliğine bağlı Türk Eczacıları Vakfı'nın kuruluşu olan şikâyetçi ... İlaç Sanayi A.Ş. bünyesinde çalıştıklarının, şüpheliler ... ve ...'ın ise şikâyetçi şirket ile bir kısım tıbbi amaçlı ilaç üretimi ve ruhsatlandırılması kapsamındaki projelerin yürütülmesi konusunda anlaşma yapılan Pharmet Sağlık Gıda Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Tek. Yaz. Tas. Müh. Yay. İth. İhr. Paz. Ltd. Şti.'nin yetkilileri olduklarının, şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek, projesi yürütülen ilaçların formülasyonunda yer almayan etken maddelerden fazla miktarda satın aldıklarının veya satın alınmış gibi fatura düzenlendiklerinin, satın alınan bazı malların şirkete hiç teslim edilmediğinin yada satın alınan miktardan daha az olarak teslim edildiğinin, envanter kayıtlarının ve stok durumlarının düzenli olarak kontrol edilmemesi neticesinde depolardaki bir kısım malların son kullanma tarihlerinin geçtiğinin, ekipman dahil bazı malların kayıp olduğunun, fahiş fiyatlarla malzeme alındığının, sözleşmelere aykırı şekilde alımı yapılan malların şirkete fatura edildiğinin, bu itibarla şikâyetçi şirketin 19.423.564,75 TL zarara uğratıldığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında temin edilen 29.08.2020 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2022 tarihli ve 2021/41892 Soruşturma, 2022/196745 Karar sayılı kararında yer alan, "...şikayet dilekçeleri, savunma dilekçeleri ve bilirkişi raporuna göre, şikayetçiler ile şüpheliler arasında ihtilaf konusu olan meselelerin hukuki bir mesele olduğu, müşteki tarafların gerek Türk Eczacılar Birliği, Türk Eczacılar Vakfı ve gerekse ... İlaç Sanayinin bahsi geçen işlem ve eylemlerden dolayı bir zararları olduğunu iddia etmeleri karşısında bununla ilgili olarak ilgili Hukuk yada Ticaret Mahkemelerinde tazminat davası açmakta her zaman serbest olduklarına, örneğin, ... ilaç sanayi vekilinin dilekçesinde bahsettiği, "yersiz alınan ve teslim edilmeyen etken ve yardımcı maddeler, kolonlar sebebiyle uğranılan zarar 904.923 TL, olduğuna, Aynı faturalarda yer alan Nimeseluid Jel ürünü için de yersiz alınan ve teslim edilmeyen etken ve yardımcı maddeler sebebiyle uğranılan zarar 95.908. TL, olduğuna, Pharmet faturasında bu ürünün etken maddeleri ve yardımcı maddeleri de dahil olmak üzere 8 adet ürünün etken ve yardımcı maddelerinin Fatura bedelinin KDV dahil 2.723.089 TL olduğuna ve bu kadar zarara uğranıldığına, Kolistimetat adlı ürün için belirtilen ürün kalemlerinden yersiz alınan ve teslim edilmeyen etken ve yardımcı maddeler, kolonlar sebebiyle uğranılan zarar 526.331 TL olduğuna, Toplamda 10 adet fatura KDV hariç 11.108.791 Tl tutarında olup, komisyon raporuna göre bunun 6.115.637 kısmının zarar olduğu komisyon raporu ile tespit edildiğine", yada örneğin ... A.Ş'nin bu işlemler yada eylemler nedeniyle, uğradıklarını iddia ettikleri toplam 19.243.564, TL zarara ilişkin olarak, şikayetçi şirket, birlik ve vakfın kendi bünyelerinde tespit ettikleri zararlar ile ilgili olarak adı geçenler aleyhine ilgili Hukuk yada Ticaret Mahkemelerinde tazminat davaları açmalarının gerektiği, dolayısıyla bahsi geçen işlem veya eylemlerin ancak hukuki ihtilaf olup hukuk mahkemelerinde çözümlenmesinin gerektiği ve ortada ceza hukukunu ilgilendiren bir suç ve suç unsuru bulunmadığı..." şeklindeki gerekçe ile şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; özellikle şikâyetçi şirket çalışanı olan şüphelilerin, şirket içerisindeki fiili pozisyon ve yetkilerinin net olarak tespit edilmesi, gerekli görülmesi halinde bu hususta başkaca şirket çalışanlarının tanık olarak bilgilerine başvurulması, iddia konusu olaylara ilişkin taraflar arasında devam eden hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyetçi kurumların yönetim kurulu başkan ve üyelerinin olayla ilgili beyanlarının alınması, şüpheliler ... ve ...'ın yetkilisi oldukları şirketler tarafından düzenlenen bir kısım faturaların gerçeğe aykırı olduğunun bildirilmesi nedeniyle, bu iddialar yönünden Vergi Dairesine suç duyurusunda bulunularak gerekli araştırma ve incelemenin yapılmasına olanak sağlanması, şikâyetçi şirket ile Pharmet Sağlık Gıda Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Tek. Yaz. Tas. Müh. Yay. İth. İhr. Paz. Ltd. Şti.'nin suç tarihlerine ait ticari defter ve belgeleri, mali kayıtları, banka hesap hareketleri..vb evrak temin edilerek muhasebe uzmanı, eczacı ve hukukçu bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden hukuki denetime elverişli nitelikte yeni bir rapor alınmasından sonra, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/629 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.