12. Ceza Dairesi 2014/10390 E. , 2015/9025 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : CMK'nın 223/2-c. maddesi gereğince beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları
**12. Ceza Dairesi 2014/10390 E. , 2015/9025 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : CMK'nın 223/2-c. maddesi gereğince beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı; Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği; Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, ... Koruma Kurulu'nun 14.02.1996 tarih ve 5576 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu belirlenen ve yine aynı Koruma Kurulu'nun 21.07.2011 tarih ve 7377 sayılı kararıyla 2. derece doğal sit alanı olduğu kabul edilen ... ilçesi, ... köyü,... mevkii, 102 ada, 220 sayılı parselde yer alan ve tapuda sanık ... adına kayıtlı olan arazide,... Jandarma Komutanlığı görevlilerince 12.04.2012 tarihinde yapılan devriye görevi sırasında, iki katlı betonarme iki binanın inşaatına başlandığının, tuğlalarının örülü olmadığının, çatısının yapılmadığının, kapı ve pencerelerinin henüz takılmadığının tespit edildiği, olay hakkında arazinin sahibi ve izinsiz inşaatı yaptıran kişi olduğu tespit edilen sanık ...'in ifadesinin alındığı, ... İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü görevlilerince 24.08.2012 tarihinde yapılan denetimde ise, zemin+ 2 katlı, betonarme iki adet binanın tuğlalarının örülmesi, çatısının yapılması gibi kaba işlerinin bitirildiğinin tespit edildiği, bu tespitler üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar sanık verdiği ifadelerinde, ailesinin ihtiyaçları nedeniyle bu evi yaptırdığını, ev yaptırmak için izin alınması gerektiğini bilmediğini beyan etmiş ve yapılan yargılama neticesinde, sanığın sosyal ve ekonomik durumu gözetildiğinde doğal sit alanı içerisinde bina yapmak için izin alınması gerektiğini bilemeyebileceği, bu nedenle sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği gerekçesi gösterilerek mahkemece sanığın beraatine karar verilmiş ise de; davaya konu arazinin tapu kaydında, taşınmazın 2. derece doğal sit alanı içerisinde yer aldığına dair şerhin bulunması, izinsiz inşaata başlandığının 12.04.2012 tarihinde kolluk görevlilerince tespit edildiğinde olay hakkında tutanağın düzenlenmesine ve sanığın konu hakkında ifadesinin alınmasına rağmen, sanık tarafından izinsiz inşaata devam olunması karşısında, sanığın davaya konu binaları yaptığı arazisinin 2. derece doğal sit alanı içerisinde yer aldığını ve bu nedenle de inşaat için ilgili birimlerden izinlerin alınması gerektiğini bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece sanık hakkında kurulan beraat gerekçesinin yerinde olmadığı, 08.02.2013 tarihli olay yeri keşfine iştirak eden kadastro teknisyeni ve inşaat mühendisinden alınan bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, sanığın izinsiz bina yaptığı yerin 2. derece doğal sit alanı içerisinde yer aldığı, eyleminin tam bir fiziki ve inşai müdahale kapsamında olduğu, binanın ilk tespit tarihinden itibaren 1 yıllık zaman aralığında yapılmış olduğu, tüm bu nedenlerle eylemleri sabit olan sanığın TCK'nın 43. maddesi hükümleri de tartışılarak mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi, Kabule göre de; Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 08/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesinde yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, sanığın beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.