Başvuru, mahkûm olunan hapis cezasına dair koşullu salıverilme süresinin hatalı hesaplanması ve buna bağlı olarak infaz rejiminin yanlış uygulanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahkûm olunan hapis cezasına dair koşullu salıverilme süresinin hatalı hesaplanması ve buna bağlı olarak infaz rejiminin yanlış uygulanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/9/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Elazığ Ağır Ceza Mahkemesinin 1/10/2002 tarihli kararı ile başvurucunun 4/11/2001 tarihinde işlediği kasten birden fazla kişiyi (eşi, kayınvalidesi ve iki kayınbiraderi) öldürmek suçundan 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 450/ maddesi gereğince müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 19/6/2003 tarihli kararıyla onanarak kesinleşen ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının ilgili kısmı şu şekildedir:" Sanık Halil Sertkaya'nınmaktüller B. K. , U. K., H. K. ve G. S.'yi kasten öldürdüğü anlaşıldığından fiiline uyan TCK 450/5 ve 4771 sayılı kanun uyarınca müebbet ağır hapis cezası ile tecziyesine... [karar verildi.]" Başvurucunun cezasının infazı devam ederken 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 25611 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Başvurucu ve infaz sürecini takip eden Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı, 5237 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikler çerçevesinde mahkûmiyet hükmüne ilişkin uyarlama talebinde bulunmuştur. Elazığ Ağır Ceza Mahkemesi 8/6/2005 tarihli ek kararı ile 5237 sayılı Kanun'a göre 765 sayılı mülga Kanun hükümlerinin başvurucu lehine olması nedeniyle uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve hükmün aynen infazına karar vermiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 24/4/2006 tarihli kararıyla hüküm fıkrasında yer alan "ağır hapis"sözcüklerinin hapis olarak değiştirilmesine karar vererek anılan hükmü düzeltip onamış ve karar bu şekilde kesinleşmiştir. Başvurucu hakkında Elazığ, Bingöl, Gümüşhane ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca düzenlenen müddetnamelere göre başvurucunun cezası müebbet hapis cezası olarak belirlenmiş ve koşullu salıverilme tarihi 6/11/2017 olarak tespit edilmiştir. Başvurucu, cezasının infazı sürecinde Bakanlık emirleri gereğince İzmir 2 No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiş; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/9/2014 tarihli müddetname ile başvurucunun infaza esas cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak tespit edilip koşullu salıverilme tarihi ise 5/11/2021 olarak belirlenmiştir. Başvurucu, kanun hükümlerinin yanlış yorumlanması sonunda koşullu salıverilme süresinin gerekçesiz ve hatalı bir biçimde fazla hesaplandığını ileri sürerek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 19/9/2014 tarihli müddetnamenin kaldırılması için İzmir Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde özetle müebbet ağır hapis cezası alması sebebiyle şartla tahliye süresinin 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı mülga Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un ve ek maddeleri uyarınca 20 yıl üzerinden ayda 6 gün indirim yapılarak hesaplanması gerekirken derece mahkemesinin kararında yer almamasına rağmen Cumhuriyet Savcılığınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edildiği kabul edilerek hatalı bir biçimde 25 yıl üzerinden ayda 6 gün indirimden faydalandırılıp bu sürenin 5/11/2021 olarak tespit edildiğini ileri sürmüştür. İtirazı inceleyen Mahkeme 21/6/2016 tarihli kararı ile başvurucunun itirazını reddetmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararının ilgili kısmı şu şeklidedir:"...İtiraz dilekçesi, itiraz edilen müddetname ile infaz dosyası birlikte değerlendirildiğinde; mahkumiyet süresine göre şarta tahliye ve bihakkın tahliye tarihlerinin doğru hesaplandığı, infaz dosyası içeriğine göre hükümlü hakkındaki müddetnamenin usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği anlaşılmakla itirazın reddine... [karar verildi.] " Başvurucu, İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin ret kararına itiraz etmiştir. İtiraz talebini değerlendiren İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 5/8/2016 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Karar, başvurucuya 18/8/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 19/9/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 765 sayılı mülga Kanun'un maddesi şöyledir:"Her kim, bir kimseyi kasten öldürürse 24 seneden 30 seneye kadar ağır hapis cezasına mahkûm olur."765 sayılı mülga Kanun'un maddesi şöyledir:"Adam öldürmek fiili: (1)Karı, koca, kardeş, babalık, analık, evlatlık, üvey ana, üvey baba, üvey evlat, kayınbaba, kaynana, damat ve gelinler hakkında işlenirse; (2) Zehirlemek suretiyle yapılırsa;Fail, müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olur." Suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan 765 sayılı mülga Kanun'un maddesinin 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Ölüm Cezasının Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile değiştirilmeden önceki ilgili kısmı şöyledir:" Öldürmek fiili:... (5)Birden ziyade kimseler aleyhine işlenirse;...fail, idam cezasına mahkûm edilir. " 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı mülga Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"A) Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar için öngörülen idam cezaları hariç olmak üzere, 1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 1932 tarihli ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile 1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda yer alan idam cezaları müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmüştür."5218 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir:" A) 1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun;... (3) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.Ağır hapis cezası, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya muvakkattir.... (44) 450 nci maddesinde yer alan 'idam' ibaresi, 'ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis' olarak değiştirilmiştir.''5218 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir:"Ölüm cezaları 2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülenlerin kesinleşmiş cezaları, bu Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, kendiliğinden ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüşür. Bu hükümlülerin, ceza infaz kurumunda geçirecekleri süre ile infaz usulü, hükmü veren mahkeme tarafından ve dosya üzerinden saptanır." 5237 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:" (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" (1) Kasten öldürme suçunun;... (d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı,...İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:" ...(2) Suçun işlendiği zaman yürürlülükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz edilir.”(3) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." 647 sayılı mülga Kanun'un maddesi şu şekildedir:"Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 25 yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 20 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahküm edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 1/2'ni; çekmiş olup da Tüzüğe göre iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde, talepleri olmasa dahi şahsi şartla salıverilirler." 647 sayılı mülga Kanun'un ek maddesi şu şekildedir:"Hükümlülerin yarı açık veya açık cezaevlerine seçilmelerine karar verme işlemi, Adalet Bakanlığınca her yılın Ocak ayı içerisinde tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarına bildirilen şartla salıverilme tarihine göre yapılır. Bakanlıkça bildirilen bu tarih aşılmamak ve kapalı kurumlarda çalışanlara öncelik tanınmak kaydıyla; 9, 10 ve 11 inci maddeler gereğince tabi tutulacakları müşahadeleri sonucu yarı açık veya açık müesseselere naklolunan hükümlülerin; anılan müesseselerde kaldıkları her ay için 6 gün, 19 uncu maddenin 1, 2 ve 3 üncü fıkralarına göre tespit edilecek şartla salıverilme tarihlerinden indirilmek suretiyle şartla salıverilme işlemi yapılır." 647 sayılı mülga Kanun'un geçici maddesi şöyledir:"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yarı açık ve açık müesseselerde bulunanlarla kapalı infaz kurumlarında olup, açık veya yarı açık infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanmış olan hükümlülerin, tutuklulukta geçen süreleri de çalışmakla geçmiş sayılarak değerlendirilmek suretiyle Ek Madde 2 deki şartlar dairesinde indirimin hesabında nazara alınır." 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesi şöyledir:"(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir:a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır.b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır. c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.d)Hükümlü, yaşadığı yerin olanak verdiği ve idare kurulunun uygun göreceği bir sanat veya meslek etkinliğini yürütebilir.e)Hükümlü, kurum idare kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir kez olmak üzere (f) bendinde gösterilen kişilere, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir.f)Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler.g) Hükümlü hiçbir suretle ceza infaz kurumu dışında çalıştırılamaz ve kendisine izin verilmez.h) Hükümlü, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz. ı) Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez. Hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirleri, tıbbî tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkûm koğuşlarında uygulanır."