10. Hukuk Dairesi 2024/4908 E. , 2025/3938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2147 E., 2024/210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/13 E., 2023/859 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından haz
**10. Hukuk Dairesi 2024/4908 E. , 2025/3938 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2147 E., 2024/210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/13 E., 2023/859 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverenlikte çalışmakta iken 07.02.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu malul kaldığını, iş kazasının meydana gelmesinde davacı müvekkilinin kusursuz olduğunu, kusurun tamamen gerekli iş güvenliği tedbirleri almayan davalı şirkette olduğunu beyan ederek, 10.000 TL. maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen dava dilekçesi ile 50.000 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarihten faizi ile tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 07.02.2005-23.08.2017 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde mekanik bakım operatörü olarak çalıştığını, 07.02.2011 tarihinde meydana gelen olayda davacının sandalyeye oturmaya çalışırken dengesini kaybederek düştüğünü, yaşanan bu olayda müvekkil şirketin bir kusurun bulunmadığını, tamamen davacının kusurunun bulunduğunu, davacının kazanın gerçekleştiği tarihten önce %49 oranında malul olup dava konusu kaza sebebiyle malul kaldığı iddiaları gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazalı davacı ...'ın 02.07.2005 tarihinde davalı ...Ş. bünyesinde mekanik bakım operatörü olarak çalışmaya başladığı, 2007 yılından sonra engelli kadrosunda çalışmaya devam ettiği, işçilerin işyerinde bulunan masanın etrafında sandalyelerde oturdukları, 07.02.2011 tarihinde davacı işçinin bu masanın yanına gelerek sandalyeye oturmaya çalıştığı sırada dengesini kaybederek düştüğü, neticede beden bütünlüğünün bozulduğu, 04.12.2019 tarihli bilirkişi raporu ile hükme esas alınan 22.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda, işverenin sağlık gözetimi ile olay arasında nedensellik bağı kurulamadığı, sandalyeden düşme olayında davacıya iş güvenliği eğitimi verilmesi ile olay arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığı, kazanın meydana gelmesinde işyeri koşullarının etkili olmadığı kanaatine varıldığı, olay tarihindeki iş güvenliği mevzuatını ihlal ettiğine dair bir sonuca ulaşılamadığından, davalı işveren ... Süt Ürünleri A.Ş.’ye atfı kabil kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, kazalı ...’ın olay tarihinde 36 yaşında aklıselim sahibi bir kişi olduğu, sandalyeye oturacağı sırada mümkünse masadan tutunarak ya da başka bir arkadaşından yardım alarak dengeli pozisyonda ve güvenlikli şekilde oturmaya çalışması gerektiği, bu olayın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, dava konusu olaydan önce %49 malul olan ve engelli kadrosu nedeniyle çalışmasına devam eden davacının dengesini kaybetmesinde (iş şartları etkili olmaksızın) bünyesel faktörlerinin %50 oranında etkili olduğu sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiş olup, bu tespitler ışığında davalı işverenin söz konusu olayda kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, kusur raporu dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun bulunduğu, davalı işveren ... Süt Ürünleri A.Ş.’nin kusurunun bulunmadığı, kazanın meydana gelişinde sorumluluğu gerektiren herhangi bir sorumsuz, objektif dahi, davacıya karşı kusuru ispat edilememekle, davacının, davalı aleyhindeki maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamının reddi gerektiği davacının fazla sürelerle çalışma yaptığına, yorgun çalıştırıldığına dair bir iddiasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın iş kazası olduğu, birbirini doğrulayan Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu uyarınca davacının kaza nedeni ile maluliyeti olmadığı, yapılan geçici iş görmezlik ödemeleri yönünden değerlendirme yapıldığında ise hükme esas alınan 22.08.2023 tarihli kusur heyet bilirkişi raporu ile hesap bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte olup denetime elverişli, yasal düzenleme, içtihat, dosya kapsamı ve oluşa uygun bulunduğu, davalı şirketin kaza nedeni ile kusurunun tespit edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacı yönünden engelli işçiler için özellikle alınması gereken iş güvenliği eğitimi ve tedbirlerin alınmadığı, bu nedenle kazaya sebebiyet verildiğinin gözden uzak tutulduğunu, ortopedik olarak engelli olan davacı yönünden gözetilmesi gereken kuralların işverence gözetilmediğini, davacıya gerekli eğitimlerin verilmediğini, davacıya atfedilecek kusur da olmadığını, kazanın tamamen davalının önlem almamasından kaynaklandığını, bilirkişilerin sağlık gözetimi ile olay arasında nedensellik bağı kurulmadığına dair beyanlarının yerinde olmadığını, işveren yönünden kusur izafesi gereken bir durum olduğu olgusu göz önünde bulundurulmayarak düzenlenen raporun kabul edilemeyeceğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.