1. Ceza Dairesi 2022/13193 E. , 2023/8537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca hüküm türü değiştirildiğinden, kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafı
**1. Ceza Dairesi 2022/13193 E. , 2023/8537 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca hüküm türü değiştirildiğinden, kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/143 Esas 2019/513 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2019/5188 Esas 2022/858 Karar sayılı kararı ile ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/143 Esas 2019/513 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında meşru savunma koşullarının uygulanması gerektiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilk haksız hareketin müştekiden geldiğinin sabit olduğuna, haksız tahrik indiriminin en yüksek hadden uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Müşteki ve sanık arasında alacak borç ilişkisi olduğu, sanığın olay günü saat: 00.20 sıralarında müştekinin çalıştığı işyerine gittiği, işyerinde yaklaşık 6-7 dakika kalarak müştekiden alacağını istediği, müştekinin parası olmadığını söylemesi üzerine sanık ile müşteki arasında tartışma çıktığı ve birbirleri ile boğuşmaya başladıkları, müştekinin işyeri arkadaşının sanık ile müştekiyi ayırmaya çalıştığı, müşteki ile birlikte sanığı işyerinin dışına çıkardıkları, sanık iş yerinin dışarısında beklerken müştekinin işyerinin içerisine girip elindeki döner bıçağı ile hızlıca dışarı çıkıp sanığa saldırdığı, sanığında üzerinde bulundurduğu bıçağı çıkardığı, müşteki ile sanık arasında arbede yaşandığı, müştekinin ayağının takılması sonucu yere düştüğü, sanığın da müşteki ile birlikte yere düştüğü, sanığın yerde müştekinin sol göğsüne ve sağ koluna bıçakla vurmak suretiyle ... tehlike geçirecek, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde müştekiyi yaraladığı, olayda; müştekinin sanığa döner bıçağı ile saldırması nedeniyle, ortada sanığın bedensel bütünlüğüne yönelik haksız bir saldırı olduğu, sanığın saldırı gerçekleştiğinde aynı anda kendini savunmasıyla meşru müdafaanın hemzamanlık unsurunun gerçekleşmiş olduğu görüşüne varılmıştır. Sanık ile müşteki boğuşurken müştekinin elinde halen döner bıçağının bulunması ve sanığa saldırısının devam ediyor olması dikkate alındığında, savunmada zorunluluk bulunduğunun kabulü gerekmiş, meşru müdafaada saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunup bulunmadığı hususu irdelendiğinde ise; müştekinin sanığa döner bıçağı ile gerçekleştirdiği ilk haksız saldırı karşısında, sanığın bıçakla karşılık vermesi, müşteki niteliği itibariyle ... tehlike geçirecek şekilde yaralanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, saldırı ile savunma arasında bir orantısızlık mevcut olduğu, ancak olayın oluş şekli itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki koşulları taşıdığı kanaatine varılmıştır. Somut olayda sanığın eylemi yönünden, meşru müdafaanın diğer tüm şartları gerçekleşmiş olup, sınırın, müştekinin saldırısı nedeniyle meydana gelen sanığın psikolojik durumu itibariyle korkmasından ve heyecana, telaşa kapılmasından ileri geldiği ve mevcut orantısızlığın bu durumdan kaynaklanmış olduğu kabul edilerek, sanığın müştekiyi kasten yaraladığı sabit ise de; 5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca sanığın meşru savunma sırasında heyecan, korku ve telaştan dolayı sınırın aşılması suretiyle eylemi gerçekleştirdiğinden hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, anlaşılmıştır. 2. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakultesi Adlî Tıp Anabilim Dalının 31.01.2019 tarihli raporunda; ''...şahsın yapılan muayenesinde; nefes darlığı, solunum sıkıntısı ve soğuk terlemesi olduğu, sol göğüs duvarında kanama olduğu, sağ dirsekte kanama olduğu, toraks BT'de solda hemotoraks olduğu, göğüs ve KVC bölümleri olduğu için Balcalı Hastanesine sevk edildiği, Balcalı Hastanesinde sol taraftan tüp torakastomi uygulandığı,1000 cc üzerinde hemorajik vasıfta sıvı gelmesi üzerine operasyona alındığı, sol torakotomi ile hematom boşaltıldığı, akciğer parankimi onarıldığı, 15.01.2019 tarihinde tüp torakostomi sonlandırılan hastanın önerilerle taburcu edildiği bildirildiğine göre, SONUÇ: Meydana gelen lezyonların; 1-Şahsın yaşamını tehlikeye uğrattığını, 2-Basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunu bildirir tıbbî kanaat raporudur.'' şeklinde bildirildiği görülmüştür. 3. Sanığın savunmaları, müşteki beyanı, tanıkların beyanları, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakultesi Adlî Tıp Anabilim Dalının 31.01.2019 tarihli raporu, 29.03.2019 tarihli olay anınına ilişkin güvenlik kamera kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporu, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kayıtları dosya içerisinde bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ile müştekinin bacanak oldukları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı, suç tarihinden önce sanığın müştekiye borç para verdiği, mağdurun borcunu zamanında ödeyemediği, olay günü saat 00.20 sıralarında sanığın müştekinin çalıştığı iş yerine giderek alacağını istediği, bu nedenle taraflar arasında tartışma ve itişmelerin yaşandığı, sanığın bıçak çekmesi üzerine müştekinin sallama ile sanığı kovaladığı, sanığın kaçarak olay yerinden uzaklaştığı, devamında sanığın bir anda geri olay yerine gelip bıçakla müştekiye vurduğu, ciddi bir engel neden yokken olay yerinden ayrılıp gittiği, müştekinin sol 4-5 kotlar arasında aldığı bıçak darbesi nedeniyle hemotoraks olduğu, bu nedenle ... tehlike geçirdiği anlaşılan olayda; müştekinin sallama tabir edilen bıçakla sanığı kovalaması, izlenen kamera görüntülerine göre; kaçarak saldırıdan kurtulduktan ve müştekinin kovalamayı bırakmasından sonra sanığın bir anda geri gelip bıçakla müştekiye vurduğunun sabit olması karşısında, devam eden veya tekrarı muhakkak olan bir saldırı bulunmadığından saldırının defedilmesinden çok öfkesini yatıştırmaya yönelik olarak müştekiyi yaralayan sanığın eyleminde meşru savunmanın ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Olay öncesinde sanık ile müşteki arasında itişmelerin yaşanması, sanığın bıçak çekmesi, müştekinin bıçakla sanığı kovalaması ve ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanığın cezasından haksız tahrik nedeniyle asgari oranda indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olay ve olgular bölümünün (B) paragrafında detayları açıklandığı üzere olayda meşru savunma koşullarının bulunmadığı, müştekiden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2019/5188 Esas 2022/858 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.