Başvuru, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/1/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş bildirilmesine gerek olmadığını beyan etmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Başvuru formundaki beyana göre başvurucu, çatışmaların yoğunlaşması üzerine 1995 yılında köyünü terk etmek zorunda kalmıştır. Hakkâri'ye bağlı Sikin köyü Hebabil mevkiinde bulunan ve 16/12/1943 tarihli ve 40 sayılı tapu kaydına göre başvurucunun hisse sahibi olduğu taşınmazda kadastro çalışmaları yapılmıştır. Kadastro çalışmaları sonrasında Hakkâri'nin Çaltıkoru köyünde bulunan, başvuru konusu 112 ada 9 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar başvurucu adına tespit edilmiştir. Kadastro çalışmalarından önce başvurucu ve diğer müşterek malikler 30/6/2003 tarihinde Hakkâri Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) Millî Savunma Bakanlığı aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmıştır. Mahkemece 16/12/2011 tarihinde dava konusu taşınmazın üzerinde yer alan birliğin Millî Savunma Bakanlığına bağlı bir askerî birlik olmayıp İçişleri Bakanlığına bağlı bir karakol olduğu gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.B. Başvuru Konusu Yargılama Süreci Başvurucu 11/9/2012 tarihinde aynı mahkemede bu kez İçişleri Bakanlığı ve İl Özel İdaresi aleyhine aynı taşınmazlarla ilgili olarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davası açmıştır. Başvurucu taşınmazlarına kamulaştırma yapılmaksızın el konulduğunu ve uzun zamandan beri jandarma karakolu tarafından kullanıldığını, karakol binası, eklentileri, gözetleme kuleleri ve diğer karakol eklentileri yapıldığını, etrafının çitlendiğini, tellerle çevrildiğini iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca taşınmazlarına girişinin engellendiğini ve davalı İl Özel İdaresi tarafından hem köye hem de karakola ulaşım sağlamak için yol geçirildiğini, taşınmazlarının tahrip edilerek kullanılamaz hâle getirildiğini ve kullanımının uzun zamandan beri engellendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece 14/5/2013 tarihinde başvurucu ve vekilinin yokluğunda bilirkişiler marifetiyle taşınmazlarda keşif yapılmıştır. Keşif Tutanağı'nda; taşınmazların arasından yol geçtiği, kısmen tel içinde yer aldığı, yoldan geçişe engel bir barikatın bulunmadığı, eski barikatların yerinde mevcut olduğu fakat girişi engellemediği belirtilmiştir. Kadastro bilirkişi raporunda 112 ada 9 parsel sayılı taşınmazda el atılan alanın 766,30 m², 112 ada 11 parsel sayılı taşınmazda el atılan alanın 974,54 m² olduğu belirtilmiştir. Raporda el atmanın ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin açıklamada bulunulmamıştır. Mülk bilirkişisi ile ziraat bilirkişileri tarafından hazırlanan 27/6/2013 tarihli bilirkişi raporunda; taşınmazlar üzerinde herhangi bir ürünün ekili olmayıp sulama arkı bulunmadığı ve taşınmaz üzerindeki mahsulün kuru çayır olduğu belirtilerek taşınmazın değeri ve ecrimisil hesabı yapılmıştır. Raporda el atmanın ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin açıklamada bulunulmamıştır. Mahkemece 21/11/2013 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvuru konusu taşınmazların eski karakol binasının yakınında yer aldığı, karakolun keşif anında kullanılmadığı, terk edilmiş olduğu, çevresinde kısmen tellerin olduğu ancak giriş çıkışı engeller durumda olmadığının gözlemlendiği açıklanarak kamulaştırmasız el atma olgusunun keşif günü itibarı ile gerçekleşmediği belirtilmiştir. Ecrimisil talebi yönünden ise taşınmazlara el koymanın ne zaman gerçekleştiği, el koymaya ne zaman son verildiği hususlarıyla ilgili delil sunulmadığı açıklanarak ecrimisil talebinin ispatlanamadığı ifade edilmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesince (Daire) 20/10/2014 tarihinde onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi de aynı Daire tarafından 4/4/2016 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar 7/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/1/2017 tarihinde başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun Kardeşinin Açtığı Benzer Dava Süreci Mahkemece 14/5/2013 tarihinde başvurucu ve vekilinin yokluğunda bilirkişiler marifetiyle taşınmazlarda keşif yapılmıştır. Keşif Tutanağı'nda; taşınmazların arasından yol geçtiği, kısmen tel içinde yer aldığı, yoldan geçişe engel bir barikatın bulunmadığı, eski barikatların yerinde mevcut olduğu fakat girişi engellemediği belirtilmiştir. Başvurucunun kardeşinin 112 ada 10, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle mahkemede açtığı tazminat ve ecrimisil davası da benzer gerekçelerle reddedilmiştir. Başvurucunun kardeşi tarafından temyiz edilen karar, Dairece 20/10/2014 tarihinde bozulmuştur. Kararın gerekçesinde yeniden keşif yapılıp Jandarma Genel Komutanlığından gelen yazı cevabı da dikkate alınarak gerekirse tanık da dinlemek suretiyle dava konusu taşınmazlara el atılıp atılmadığı, bu durum söz konusu ise hangi tarihte el atıldığı, taşınmazın fiilen kullanmasına engel bir durumun olup olmadığı, giriş çıkışın serbest olup olmadığı hususlarının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bozma kararına uyan Mahkemece 6/7/2015 tarihinde İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, Hakkâri İl Özel İdaresi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Kararda, kamulaştırmasız el atma nedeniyle başvuru konusu 112 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlarda fiilî el atmanın sürdüğü ancak 10 parsel sayılı taşınmazda el atmanın söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Kararın gerekçesinde dava konusu 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların 10/10/2013 tarihli Jandarma Genel Komutanlığının cevap yazısına göre derece askerî güvenlik bölgesinde olduğu ve giriş çıkışın serbest olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca yapılan keşifte anılan parsellerin jandarma karakolunun hemen yanında olup üzerinde karakol güvenliği için muhtelif ve düzenli şekilde geçişi engellemek için dikenli tellerin bulunduğu, böylece fiilî el atmanın kalıcı bir şekilde taşınmazların tamamı üzerinde sürdürüldüğü ifade edilmiştir. Buna karşın söz konusu tutanakta da belirtildiği gibi 10 parsel sayılı taşınmaza giriş çıkışın serbest olduğu, bu durumun keşifte dinlenen mahallî bilirkişi beyanı ve yapılan gözlemle de doğrulandığı açıklanmıştır. Davalılar tarafından temyiz edilmeyip başvurucunun kardeşi tarafından temyiz edilen karar 30/5/2019 tarihinde onanmıştır. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olup dosya derdesttir.