Başvuru, işçilik alacağının tahsili davasında istinaf mahkemesinin işçinin emeklilik durumunu tespit etmesine rağmen istifa etmiş gibi değerlendirerek davayı reddetmesinin bariz takdir hatası oluşturması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işçilik alacağının tahsili davasında istinaf mahkemesinin işçinin emeklilik durumunu tespit etmesine rağmen istifa etmiş gibi değerlendirerek davayı reddetmesinin bariz takdir hatası oluşturması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu; davalı işveren bankada şube müdürü olarak görev yaparken 28/9/2016 tarihinde emekli olduğunu, bankada yönetici grubundaki kişilere jestiyon çeki ödemesi yapıldığını ancak yönetici olmasına rağmen kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek 16/5/2016 tarihinde Ankara İş Mahkemesinde (Mahkeme) alacak davası açmıştır. Mahkeme 15/6/2017 tarihinde davanın kabulüne karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Yapılan inceleme, celp edilen kayıtlar, taraf açıklamaları, tanık beyanları, denetime elverişli hükme esas alınan 2017 tarihli bilirkişi raporundaki ayrıntılı tespit, değerlendirme ve hesaplamalar neticesinde, davacının, davalı bankadan yaş dışındaki emeklilik koşullarını doldurması sebebi ile ayrılması sonucunda son dönem için bankaca aynı konumda çalışanlara ödendiği anlaşılan jestiyon ödemesine hak kazandığı, buna göre bilirkişi raporunda belirlenen miktar tutarında davanın kabulü gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." Davalı taraf, istinaf talebinde bulunmuş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (İstinaf Mahkemesi) 16/11/2018 tarihinde davalının istinaf talebini kabul ederek mahkeme kararını kaldırmış ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunduğu, davacının talep etmiş olduğu jestiyon alacağının davacının bireysel iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinin eki belgelerinde yer almadığı, davalının İcra Kurulunu bilanço sonrası yılda bir almış olduğu kararla yönetici düzeyindeki çalışanlara olumlu ya da olumsuz jestiyon ödemesi kararı aldığı, bu kararı alırken objektif kriterler getirerek istifa, ikale ve iş akdinin haklı feshi durumunda jestiyon ödemesi yapılmamasına ilişkin karar alındığı, işyeri uygulamanın da bu şekilde oluştuğu, dolayısıyla istifa eden çalışanlara jestiyon ödemesi yapılacağına ilişkin davacı lehine oluşmuş bir iş yeri uygulaması bulunmadığı, istifa edenlere jestiyon ödemesinin yapılmadığının davalı tarafından ispatlandığı, davacının 1475 Sayılı Kanun maddesi gereğince emeklilik gerekçesi ile işten ayrıldığının dosya içerisindeki 21/09/2015 tarihli dilekçesi ile belirli olduğu, 06/10/2015 tarihli yazı ile davacının 28/09/2015 tarihinde istifa etmesi nedeniyle 1475 sayılı İş Kanununun maddesi uyarınca hizmet süresi göz önünde tutularak brüt 424,38 TL kıdem tazminatı ödemesinin uygun görüldüğü, ayrılışının 14 kod ile bildirildiği, istifa sözkonusu olmakla alacağın mahiyeti gereği haklılığın sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olduğundan davalının istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılarak davacının davasının reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir...." Nihai karar başvurucuya 26/12/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 25/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.