DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1200 E. , 2024/1005 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1200 Karar No : 2024/1005 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Gümrük Müşavirleri Derneği 2-...Derneği 3-... Derneği 4-...Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/10007, K:2022/4537 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1200 E. , 2024/1005 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1200 Karar No : 2024/1005 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Gümrük Müşavirleri Derneği 2-...Derneği 3-... Derneği 4-...Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/10007, K:2022/4537 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/03/2013 tarih ve 28583 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No:4)'nin 9. maddesinin, 29/06/2019 tarih ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ (Seri No:6) ile değişik 6. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/10007, K:2022/4537 sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, 5911 sayılı Kanunla değişik 225. maddesinin 1. fıkrası, 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararın “Posta İdaresi ya da Hızlı Kargo Taşımacılığı Yapan Şirketlerin Dolaylı Temsilci Olarak Yetkili Kılınmasına İlişkin Şartlar” başlıklı Onuncu Kısmında “Dolaylı temsil yetkisi verilmesine ilişkin koşullar”ın düzenlendiği 126. maddenin 1. fıkrası, 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulunun 01/08/2011 tarih ve 2011/2087 sayılı kararına ekli olarak yürürlüğe konulan 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar, 10/03/2013 tarih ve 28583 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No: 4)'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi, 9. maddesinin 6. fıkrası, 15/05/2019 tarih ve 30775 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/05/2019 tarih ve 1111 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 126. maddede yapılan değişiklik ile 29/06/2019 tarih ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No:4)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesi ve Ana Tebliğin 9. maddesinin 6. fıkrasına yer verilerek; Gümrük Kanunu'nun 225. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi sadece gümrük müşavirlerine verilmiş iken, 18/06/2009 tarihinde yapılan değişiklikle posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de sadece miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) belirlenecek eşyanın gümrük işlemleri konusunda dolaylı temsil yetkisi verilebileceğinin kurala bağlandığı, bu kapsamda, Bakanlar Kurulunun 2009/15481 sayılı kararının 126. maddesiyle posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile aynı miktar ve değeri geçmeyen serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile numunelik eşya ve modellerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Müsteşarlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılındığı, anılan bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketlerinin gümrük müşaviri istihdamının zorunlu kılındığı; Bakanlar Kurulunun 2011/2087 sayılı kararıyla yapılan değişiklikle maddeye "İhracat rejimine konu eşya için miktar veya değer limitlerini ayrı ayrı beş katına kadar artırmaya Bakanlık yetkilidir.” hükmünün eklendiği, Başka bir anlatımla, Kanun'un verdiği yetkiye istinaden 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 126. maddesi uyarınca, posta idaresine ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi tanındığı, 2011/2087 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ise miktar veya değer limitlerini beş katına kadar artırma konusunda Ticaret Bakanlığına yetki verildiği, Bakanlar Kurulu kararıyla Ticaret Bakanlığına verilen beş kata kadar artırma yetkisi Bakanlık tarafından çıkarılan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No: 4)'nin 9. maddesi ile kullanılarak, anılan maddenin 6. fıkrası ile posta idaresine ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere, brüt 150 kilogramı ve değeri 7500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi verildiği, 14/05/2019 tarih ve 1111 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Ticaret Bakanlığına verilen beş katına kadar olan artırma yetkisinin on katına kadar çıkarıldığı, bu kapsamda Bakanlık tarafından anılan Tebliğ'de yapılan dava konusu değişiklikle söz konusu yetki üst limitte kullanılmak suretiyle miktarı brüt 300 kilogramı ve değeri 15000 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşyanın beyanının bu Tebliğ hükümleri çerçevesinde operatör tarafından yapılacağının öngörüldüğü, Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı Bakanlığın, posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere ihracat rejimine konu eşya ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi verilecek eşyanın miktarı ve değerinin belirlenmesi hususunda hukuki düzenlemeler yapma yetkisini haiz olduğu; dava konusu düzenlemeyle belirlediği değer ve miktar limitlerinin de Cumhurbaşkanı kararıyla Bakanlığa tanınan sınır (30 kilogramın ve 1500 Avro'nun 10 katı) dahilinde kaldığı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 225. maddesinin 1. fıkrasında, 18/06/2009 tarihinde yapılan değişiklikle, gümrük müşavirleri yanında posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de sadece miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca belirlenecek eşyanın gümrük işlemleri konusunda dolaylı temsil yetkisi tanınması konusunda Cumhurbaşkanına (Bakanlar Kuruluna) yetki verildiğinin anlaşıldığı, anılan değişiklikle ilgili maddenin taslak gerekçesinde," posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da giden bir kısım eşyanın gümrük işlemleri için posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilmesi imkanı getirilerek bu işlemlerin kolayca yürütülebilmesi ve maliyetlerinin azaltılması amaçlanmıştır." ifadelerine yer verildiği, Dünyada hızla büyüyen ve genişleyen uluslararası ticaretin kolaylaştırılması ve artırılması için birtakım düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunun bilinen bir gerçek olduğu, bu kapsamda, uluslararası ticarette önemli pay sahibi olan, büyüyen ve genişleyen bir ticaret ağına sahip olan ülkemizin ihracat işlemlerine katkı sunulabilmesi amacıyla ihracatçılar açısından ticareti daha kolay ve ulaşılabilir kılmak, uluslararası rekabet gücünü artırılabilmek için birtakım tedbirlerin alınması gerektiği, küçük veya orta ölçekli ihracatçıların ülkemiz ekonomisindeki payı da dikkate alındığında, bu kişilerin ihracat işlemleri sırasında gümrük ve hantal işleyen kontrol işlemlerinden kaynaklanan gecikmelerinin ortadan kaldırılmasının veya en aza indirilmesinin ihracata ve dolayısıyla ülkemiz ekonomisine katkı sunacağının kuşkusuz olduğu, aynı şekilde posta yoluyla ya da hızlı kargo taşımacılığı kapsamında ihraç edilen eşyaların, ülke ekonomisine katkıları ile ticaretin gelişmesindeki önemi dikkate alındığında gümrük işlemlerinin kolaylaştırılmasının büyük önem arz ettiği, bu kapsamda, gümrük işlemlerinin posta yoluyla ya da hızlı kargo taşımacılığı vasıtasıyla yaptırılması, gümrük işlemlerinden kaynaklanan bürokratik işlemlerin daha az ve kolay olması bakımından emek ve zaman kaybının engellenmesi, dolayısıyla maliyetlerin düşmesi sonucunu doğurduğu, dava konusu düzenleyici işlemin bu yönüyle kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun olduğu, Öte yandan, davalı idarenin savunma dilekçesinde, E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planının (2018-2020) 5. Bölümünde, "Türkiye’nin dünya geneline hizmet sunan bir e-ticaret merkezi olmasının hedeflendiği" ifadesinin yer aldığı, ihracatçılarımız için e-ihracatı daha kolay ve ulaşılabilir kılmanın ve ihracatçılarımızın uluslararası rekabet gücünü artırmanın bir unsurunun da gümrük işlemleri ve formalitelerinin basitleştirilmesi ve hızlandırılması ile maliyetinin azaltılması olduğu, bu çerçevede ülkemiz üreticilerinin, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihracat potansiyellerini artırmak, gümrük işlem ve formalitelerini basitleştirerek ve hızlandırarak ülkemiz ihracatçısının rekabet gücünü artırmak amacıyla dava konusu Tebliğ değişikliğinin yapıldığı, ithalata konu eşya ile ilgili olarak muaf eşya beyan kapsamı sınırlandırılmışken ihracata konu eşya ile ilgili olarak böyle bir sınırlamaya gidilmediği, ihracatın daha kolay, daha az maliyetli ve daha hızlı olmasının amaçlandığı, posta ve hızlı kargo firmalarının faaliyet alanlarının genişletilmesinin amaçlanarak düzenleme yapılmadığının savunulduğu, Ülkemizin E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planında (2018-2020) ülkemizdeki ihracatçı firmaların sınır ötesi e-ticaret araçları ile daha etkin kanallar üzerinden buluşabilmesi, hem pazar çeşitlendirmesi hem de sürdürülebilir ihracat modelinin yakalanabilmesi açısından taşıdığı önem dikkate alınarak, vizyon, “e-ihracatı ihracatçılarımız için daha kolay ve ulaşılabilir kılarak, ülkemizin uluslararası ticaretteki payını arttırmak ve ülkemizi bölgesel bir e-ticaret merkezi haline getirmek” olarak belirlendiği; vizyonu gerçekleştirmek üzere belirlenen stratejik hedeflerinden birisinin ise “gümrük işlemleri sınır ötesi e-ticaret ihtiyaçları çerçevesinde geliştirilecektir” şeklinde ortaya konulduğu, Stratejik hedefe ulaşmak amacıyla Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi kullanılmak suretiyle geleneksel yollarla yapılan ihracatta ürünün gönderiminden önce beyanname hazırlanması yönteminden farklı olarak, belirli ağırlık ve değeri geçmeyen ürünlerin bu standart işlemlerden muaf tutulması yolunun seçildiği ve yukarıda içeriğine yer verilen düzenlemelerin yapıldığı görülmekte olup, basitleştirilip hızlandırılan gümrük işlemlerine ilişkin muafiyet sınırının uyuşmazlık konusu Tebliğle yükseltilmesi suretiyle e-ihracatın geliştirilmesi, e-ihracatçı firmaların sayısının arttırılması, e-ihracatçı firmaların uluslararası rekabetçiliğinin güçlendirilmesi suretiyle genel olarak ihracat, özel olarak e-ihracat potansiyelinin arttırılmasına katkı sağlamayı hedeflediğinden bu yönüyle de dava konusu düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, yapılan düzenlemenin ihracatın artırılması değil ihracatta hızlı kargo şirketlerinin taşıma-lojistik payının arttırılmasına hizmet ettiği, posta ve hızlı kargo kavramlarına ilişkin kanuni düzenlemelerin tebliğ yoluyla bertaraf edilmeye çalışıldığı, küçük ve orta boy işletmelerin ihraç edecekleri malların büyüklüğü dikkate alındığında zaten mevcut sınırların amaca hizmet eder halde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 18/10/2022 tarih ve E:2019/10007, K:2022/4537 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.