TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AMBARLIK ELEKTR İK ÜRET İM DAĞ. PAZ. A. Ş. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/39987) Karar Tarihi: 18/6/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 22/7/2020-31193 Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNMuammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Ambarl ık Elektrik Üretim Da ğ. Paz. A.Ş. Vekili : Av. Uğur Alper GENÇ I. BAŞVUR
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AMBARLIK ELEKTR İK ÜRET İM DAĞ. PAZ. A. Ş. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/39987) Karar Tarihi: 18/6/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 22/7/2020-31193 Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNMuammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Ambarl ık Elektrik Üretim Da ğ. Paz. A.Ş. Vekili : Av. Uğur Alper GENÇ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tam yarg ı davas ının süre aşımı gerekçesine dayan ılarak reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 25/12/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: A. Bireysel Ba şvuru Öncesi Dava Süreci 8. Başvurucu Şirket ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlü ğü aras ında Rize'de yap ılmas ı planlanan Ambarl ık I, II Regülatörü ve HES Su Kullan ım Hakk ı Anlaşmas ı imzalanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 39. Projenin gerçekle ştirilmesine yönelik olarak Rize Valili ği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü taraf ından 15/10/2009 tarihinde "Çevresel Etki De ğerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir." karar ı al ınm ıştır. Üçüncü ki şiler taraf ından "ÇED gerekli de ğildir." karar ının iptali talebiyle Rize İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava aç ılm ıştır. Başvurucu Şirket davaya daval ı Çevre ve Şehircilik Bakanl ığı (İdare) yan ında müdahil olarak kat ılm ıştır. Mahkeme 22/6/2011 tarihli karar ıyla işlemin iptaline karar vermi ştir. Temyiz isteminin Dan ıştay taraf ından reddedilmesi üzerine kesinle şen karar 17/2/2012 tarihinde ba şvurucu Şirkete tebli ğ edilmiştir. 10. An ılan projeye ili şkin " ÇED gerekli de ğildir." karar ının iptali talebiyle aç ılan davan ın yarg ılamas ı devam ederken ba şvurucu Şirketin müracaat ı sonucunda İdare taraf ından 22/3/2011 tarihinde " ÇED olumlu" karar ı al ınm ıştır. "ÇED olumlu" karar ının üçüncü kişilerce iptali talebiyle aç ılan davada ba şvurucu Şirket daval ı idare yan ında davaya müdahil olarak kat ılm ıştır. Mahkeme 17/1/2013 tarihli karar ıyla işlemin iptaline karar vermi ştir. Temyiz ve karar düzeltme incelemesi sonucunda kesinle şen karar 24/8/2015 tarihinde başvurucu Şirkete tebli ğ edilmiştir. 11. " ÇED olumlu" karar ının da iptal edilmesi üzerine ba şvurucu Şirket taraf ından yeniden ÇED süreci ba şlatılm ış, İdare taraf ından 2/6/2015 tahinde yeniden " ÇED olumlu " karar ı al ınm ıştır. Söz konusu karar ın iptali talebiyle üçüncü ki şiler taraf ından aç ılan dav a Mahkemenin 10/6/2016 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. Mahkeme karar ı başvurucuy a 1/7/2016 tarihinde tebli ğ edilmiştir. B. Bireysel Ba şvuruya Konu Dava Süreci 12. Başvurucu Şirket; İdarenin işlem ve kararlar ı doğrultusunda ba şlatılan ancak idari yarg ı kararlar ınca durdurulan in şaat ve yat ırım sürecinde projenin %50'sini n tamamlanabildi ği, başlang ıçta belirlenen projenin temel karakteristik de ğerleri ile projenin devam edilebildi ği aşamadaki de ğerleri aras ında şirket aleyhine öngörülemez farkl ılıklar ın oluştuğu, projenin in şaat işlerini gerçekle ştirmek için yeniden ba şka bir şirketle sözle şme imzalamak ve finansal kaynak temini için kredi kullanmak zorunda kald ığı, uzun dava süreci sonunda projeye yeniden devam edebilmesi için öngörülemeyen masraflar ının olduğu gerekçesiyle zararlar ının tazmini talebiyle 31/8/2016 tarihinde İdareye ba şvurmuştur. Başvurunun İdare taraf ından reddedilmesi üzerine ba şvurucu Şirket tam yarg ı davas ı açm ıştır. 13. Mahkeme tam yarg ı davas ının süre aşımı sebebiyle reddine karar vermi ştir. Mahkeme gerekçesinde; dava konusunun idari i şlemin uygulanmas ı mahiyetinde olan idari eylemden kaynaklanmad ığı, ÇED kararlar ına ilişkin işlemlerin mahkeme kararlar ıyla iptal edilmesi sebebiyle u ğran ılan zararlar ın tazmini oldu ğu belirtilmi ştir. İdari işlemlerden kaynakl ı tazminat davalar ında 1/6/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usul ü Kanunu'nun 12. maddesinin uygulanmas ı gerektiğine değinmiştir. Mahkeme " ÇED gerekli değildir." karar ının iptali talebiyle aç ılan ve temyiz incelemesi sonucunda kesinle şen karar ın başvurucuya 17/2/2012 tarihinde tebli ğ edildiğini, "ÇED olumlu" karar ının iptali talebiyle açılan ikinci davaya ili şkin kesin karar ın başvurucu Şirkete 24/8/2015 tarihinde tebli ğ edildiğini tespit etmi ştir. An ılan Kanun'un 12. maddesi gere ği iptal kararlar ının başvurucu Şirkete tebli ğ edildiği 17/2/2012 veya 24/8/2015 tarihinden itibaren altm ış gün içinde davan ın açılmam ış ya da söz konusu Kanun'un 11. maddesi kapsam ında İdareye ba şvurulmam ış olmas ı sebebiyle 30/12/2016 tarihinde aç ılan tam yarg ı davas ının süresinde olmad ığına hükmetmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 4 14. Başvurucu Şirketin davan ın süre aşımı nedeniyle reddine ili şkin karara kar şı yapm ış olduğu istinaf ba şvurusunun Samsun Bölge İdare Mahkemesi taraf ından reddine karar verilmi ştir. Nihai karar ba şvurucuya 23/11/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 15. Başvurucu 25/12/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 16. 2577 say ılı Kanun'un " Dava açma süresi " kenar ba şlıklı 7. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Dava açma süresi, özel kanunlar ında ayr ı süre gösterilmeyen hallerde Dan ıştayda ve idare mahkemelerinde altm ış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. " 17. 2577 say ılı Kanun'un " İptal ve tam yarg ı davalar ı" kenar ba şlıklı 12. maddesi şöyledir: "İlgililer haklar ını ihlal eden bir idari i şlem dolay ısıyla Dan ıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine do ğrudan do ğruya tam yarg ı davas ı veya iptal ve tam yarg ı davalar ını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davas ı açarak bu davan ın karara ba ğlanmas ı üzerine, bu husustaki karar ın veya kanun yollar ına başvurulmas ı halinde verilecek karar ın tebliği veya bir i şlemin icras ı sebebiyle do ğan zararlardan dolay ı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yarg ı davas ı açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 inci madde uyar ınca idareye ba şvurma haklar ı sakl ıdır." 18. 2577 say ılı Kanun'un " Doğrudan do ğruya tam yarg ı davas ı aç ılmas ı" kena r başlıklı 13. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "İdari eylemlerden haklar ı ihlal edilmi ş olanlar ın idari dava açmadan önce, bu eylemleri yaz ılı bildirim üzerine veya ba şka süretle ö ğrendikleri tarihten itibaren bir y ıl ve her halde eylem tarihinden itibaren be ş yıl içinde ilgili idareye ba şvurarak haklar ının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin k ısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki i şlemin tebli ğini izleyen günden itibaren veya istek hakk ında altm ış gün içinde cevap verilmedi ği takdirde bu sürenin bitti ği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir. " V.İNCELEME VE GEREKÇE 19. Mahkemenin 18/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 20. Başvurucu Şirket ayn ı projeye ili şkin defalarca ÇED karar ı al ındığını, art arda iptal davalar ı aç ıldığını, üçüncü iptal davas ının reddi üzerine projeye devam etmek için yeniden imzalamak zorunda kald ığı anlaşmalar ve yap ılan masraflar sebebiyle meydana gelen zararlar ın tazmini talebiyle tam yarg ı davas ı açt ığını belirtmiştir. Başvurucu, tazminat davas ı aç ılabilmesinin ko şulu olan zarar ın üçüncü aç ılan iptal davas ının reddedilmesi sonucunda ortaya ç ıktığı gerekçesiyle adil yarg ılanma ve mülkiyet haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 5B. Değerlendirme 21. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetlerinin özünün söz konusu davan ın süre a şımından reddedilmesi nedeniyle uyu şmazl ığın esas ının incelenememesi olduğu anlaşılmaktad ır. Bu itibarla ba şvurucunun ihlal iddialar ı adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olan mahkemeye eri şim hakk ı kapsam ında incelenmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 22. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Hakk ın Kapsam ı ve Müdahalenin Varl ığı 23. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddiada bulunma ve savunma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ştir. Dolay ısıyla mahkemeye eri şim hakk ı, Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğünün bir unsurudur. Di ğer yandan Anayasa'n ın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının madde metnine dâhil edildiği vurgulanm ıştır. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ni (Sözle şme) yorumlayan Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi, Sözle şme'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının mahkemeye erişim hakk ını içerdiğini belirtmektedir ( Özbak ım Özel Sa ğlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34). 24. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğü, bir temel hak olman ın yan ında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlan ılmay ı ve bunlar ın korunmas ını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bak ımdan davan ın bir mahkeme taraf ından görülebilmesi ve ki şinin adil yarg ılanma hakk ı kapsam ına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak ki şiye iddialar ını ortaya koyma imkân ının tan ınmas ı gerekir. Di ğer bir ifadeyle dava yoksa adil yarg ılanma hakk ının sağlad ığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz ( Mohammed Aynosah, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, 33). 25. Anayasa Mahkemesi bireysel ba şvuru kapsam ında yapt ığı değerlendirmelerde mahkemeye eri şim hakk ının bir uyu şmazl ığı mahkeme önüne ta şıyabilmek ve uyu şmazl ığın etkili bir şekilde karara ba ğlanmas ını isteyebilmek anlam ına geldiğini ifade etmi ştir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). 26. Somut olayda tam yarg ı davas ının süre a şımından reddedilerek esas ının incelenmemesi nedeniyle ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ına yönelik bir müdahalenin bulunduğu görülmektedir. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 27. Anayasa n ın 13. maddesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 6"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. " 28. Yukar ıda an ılan müdahale, Anayasa n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullara uygun olmad ığı takdirde Anayasa n ın 36. maddesinin ihlalini te şkil edecektir. Bu sebeple müdahalenin Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut ba şvuruya uygun dü şen, kanun taraf ından öngörülme, hakl ı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine ayk ırı olmama koşullar ına uygun olup olmad ığının belirlenmesi gerekir. i. Kanunilik 29. Somut olayda Mahkeme; dava konusu zarar ın İdare taraf ından tesis edilen ÇED kararlar ına ilişkin işlemlerden kaynakland ığını, bu sebeple dava açma süresinin 2577 say ılı Kanun'un 12. maddesi kapsam ında belirlenmesi gerekti ğini belirtmi ştir. 30. 2577 say ılı Kanun'un 12. maddesinde ilgililer taraf ından, haklar ını ihlal eden idari işlem sebebiyle do ğrudan doğruya tam yarg ı davas ı veya iptal ve tam yarg ı davalar ını birlikte açabilecekleri veya ilk önce iptal davas ı açarak bu davan ın karara ba ğlanmas ı üzerine bu husustaki karar ın veya kanun yollar ına başvurulmas ı hâlinde verilecek karar ın tebliği veya bir işlemin icras ı sebebiyle do ğan zararlardan dolay ı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yarg ı davas ı açabilecekleri düzenlenmi ştir. Söz konusu hüküm ki şiler aleyhine tesis edilen hukuka ayk ırı idari işlemlerden do ğan zarar nedeniyle aç ılan davalar ı kapsamaktad ır. 31. Somut olayda ba şvurucu Şirket aleyhine tesis edilen i şlem değil aksine başvurucu Şirketin talebi do ğrultusunda tesis edilen i şlemler bulunmaktad ır. Başvurucu Şirketin talebi do ğrultusunda tesis edilen i şlemler nedeniyle tazminat davas ı açmas ı düşünülemez. Bu durumda tesis edilen i şlemlerin iptali hakk ında dava aç ılmas ı yönünde menfaati bulunmayan ba şvurucunun daval ı İdare yan ında müdahil olarak davaya kat ıldığı da gözönünde bulunduruldu ğunda başvurucunun açt ığı tam yarg ı davas ına 2577 say ılı Kanun'un 12. maddesinin uygulanmas ı gerektiği hususunda ciddi ku şkular olu şmaktad ır. Bununla birlikte somut olaya uygulanacak hukuk kurallar ının yorumu görevinin öncelikle derece mahkemelerine ait oldu ğu da gözetilerek kanunilik unsuru yönünden daha öte bir tart ışma yap ılmas ına gerek görülmemi ş ve bu hususun a şağıda ölçülülük unsuru yönünden tart ışılmas ının uygun olaca ğı değerlendirilmi ştir. ii. Meşru Amaç 32. Dava açman ın bir süreye ba ğlanmas ının meşru amac ının ne oldu ğu hususu benzer nitelikteki ba şvurularda Anayasa Mahkemesi taraf ından müteaddit defa incelenmi ştir. Anayasa Mahkemesi bu incelemelerinde idari i şlem ya da eylemlere kar şı aç ılacak davalarda süre koşulu öngörülmesinin en genel ifadesiyle Anayasa'n ın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin bir gere ği olan idari istikrar ın sağlanmas ı şeklinde bir me şru amac ı bulunduğuna işaret etmiştir (daha ayr ıntılı değerlendirme için bkz. Ayşe Y ıldırım, B. No: 2014/5, 25/10/2017, 54, 55; Fatma Altuner, B. No: 2014/17714, 26/10/2017, 48, 49; Çölbeyi Lojistik Nakliyat Gümrükleme Denizcilik İnşaat Turizm Sanayii ve Ticaret Limitet Şirketi , B. No: 2014/12354, 9/11/2017, 52). Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 7iii. Ölçülülük (1) Genel İlkeler 33. Anayasa Mahkemesi, bireysel ba şvuru kapsam ında yapt ığı değerlendirmelerde kişinin mahkemeye ba şvurmas ını engelleyen veya mahkeme karar ını anlams ız hâle getiren, bir başka anlat ımla mahkeme karar ını önemli ölçüde etkisizle ştiren s ınırlamalar ın mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilece ğini ifade etmi ştir (Özkan Şen, 52). 34. Bu nedenle mahkemelerin usul kurallar ını uygularken yarg ılaman ın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde kat ı şekilcilikten kaç ınmalar ı gerektiği gibi kanunla öngörülmü ş usul şartlar ının ortadan kalkmas ına neden olacak ölçüde a şırı esneklikten de kaç ınmalar ı gerekir ( Kamil Koç , B. No: 2012/660, 7/11/2013, 65). Bu kapsamda mevzuatta öngörülen dava açma süresine ili şkin kurallar ın hukuka aç ıkça ayk ırı olarak yanl ış uygulanmas ı veya bu sürelerin hatal ı hesaplanmas ı nedenleriyle ki şilerin dava açma ya da kanun yollar ına başvuru haklar ını kullanmas ına engel olunmas ı mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilir ( Özbak ım Özel Sa ğlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., 38). 35. Bu ba ğlamda dava açma süresinin i şlemeye ba şlad ığı an da mahkemeye eri şim hakk ına yap ılan müdahalenin ölçülülü ğü bağlam ında büyük önem ta şımaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 66). Dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağını belirlemek ve mevzuat ı bu yönüyle yorumlamak görevi esasen derece mahkemelerine aittir. Bireysel ba şvurunun ikincillik ilkesi gere ği, dava açma süresinin ba şlatılacağı tarihin belirlenmesi noktas ında Anayasa Mahkemesinin bir görevi bulunmamaktad ır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstlenece ği rol, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlatılmas ı gerektiğiyle ilgili olarak derece mahkemelerinin yorumlar ının mahkemeye erişim hakk ına etkisini somut olay ın koşullar ı ışığında incelemektir ( Ahmet Y ıldırım, B. No: 2014/18135, 20/9/2017, 46). Bu kapsamda dava açma süresinin henüz dava hakk ının doğmad ığı ya da hak sahibinin dava hakk ının doğduğundan haberdar olmad ığı ve somut koşullar çerçevesinde haberdar oldu ğunun kabulünü hakl ı kılan nedenlerin bulunmad ığı bir dönemde i şlemeye ba şlamas ı dava hakk ının varl ığını anlams ız k ılabileceğinden ölçülülük ilkesini zedeleyebilir (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Yaşar Çoban, 66). (2) İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 36. Bireysel ba şvuruya konu davada derece mahkemesi öncelikle davan ın sebebini veya uyuşmazl ık konusu olgunun ne oldu ğunu irdelemi ş, bu olguyu İdarenin ÇED raporlar ını düzenlerken a ğır hizmet kusurunun bulunmas ı sebebiyle verilen iptal kararlar ı sonucunda uğran ıldığı iddia edilen zararlar ın tazmini istemi oldu ğunu tespit etmi ştir. Diğer bir deyi şle derece mahkemesi, zarar ın idari işlemler ( ÇED gerekli de ğildir ve ÇED olumlu raporu ) sonucu olarak ortaya ç ıktığı -temelinde bir idari i şlem olduğu- değerlendirmesiyle davay ı, idari işlemden do ğan zarar ın tazmini istemiyle aç ılan bir tam yarg ı davas ı olarak niteledi ği ve olayda uygulanacak dava açma sürelerine ili şkin kurallar ı da buna göre belirlediği görülmüştür. Bu sebeple derece mahkemesi ba şvurucunun iptal kararlar ıyla oluşan zarar ını iptal kararlar ının kendisine tebli ğ edilmesi ile ö ğrendiğini ancak söz konusu davan ın an ılan iptal kararlar ının tebliğinden çok sonra aç ıldığı gerekçesiyle davan ın süresinde aç ılmad ığını belirtmiştir. 37. Dosya kapsam ında başvurucunun zararlar ının tazminine yönelik idareye yapt ığı başvurusunda ve dava dilekçesinde, ba şvuruya konu projeye ili şkin al ınan ÇED kararlar ına Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 8yönelik iptal davalar ı süreci özetlendikten sonra aç ılan üçüncü iptal davas ı neticesinde davan ın reddedilmesi ile projeye devam edebildi ğini ifade etmi ştir. Başvurucu projeye devam edebilmek için ba şlang ıçta belirlenen proje maliyetinin art arda aç ılan davalar sebebiyle aradan geçen zaman sonras ında uygulanabilir olmad ığını, projenin uygulanabilmesi için yeniden imzalamak zorunda kal ınan anla şmalar ve yap ılan masraflara İdarenin kusurlu eylemlerinin neden oldu ğunu ileri sürmektedir. Ba şka bir deyi şle başvurucu aç ılan üçüncü iptal davas ının reddedilmesi sonucunda yeniden projeye devam etmek istedi ğinde projenin kalan %50'sinin mali bak ımdan uygulanabilir olmamas ı sebebiyle zarar ının doğduğunu ileri sürmektedir. 38. Anayasa Mahkemesinin dava açma süresinin belirlenmesi noktas ında bir görevinin olmad ığı, dava açma süresinin belirlenmesinde derece mahkemesinin yorumunun mahkemeye eri şim hakk ına etkisini somut olay ın koşullar ı ışığında incelemek oldu ğu belirtilmelidir. Ba şvurucu Şirket taraf ından aç ılan tam yarg ı davas ı idarenin kendisi aleyhine tesis ettiği herhangi bir idari i şlemin hukuka ayk ırı olmas ı, diğer bir ifadeyle idarenin kendisi aleyhine hukuka ayk ırı işlem tesis etmi ş olmas ı sebebine dayanmamaktad ır. Aç ılan dava, başvurucu Şirketin yararlan ıcısı bulunduğu birtak ım işlemlerin iptali nedeniyle ortaya ç ıkan yeni durumun birtak ım zararlar do ğurmas ı sebebine dayanmaktad ır. Diğer bir ifadeyle başvurucu Şirket, yararlan ıcısı bulunduğu idari işlemlerin hukuka ayk ırı olduğunu düşündüğü için değil bu işlemlerin ba şkalar ının açt ığı davalar sonucu iptal edilmesi sebebiyle ortaya çıkan mali külfetin kar şılanmas ını istemektedir. Ba şvurucu Şirket iptal davalar ı ile geçen sürecin sonucunda proje maliyetlerinin artt ığını ve bunun kar şılanmas ı gerektiğini düşünmektedir. Ba şvurucu Şirket üçüncü iptal davas ının reddedilmesi sonucunda yeniden projeyi uygulamak istedi ğinde projenin ilk hâlinin maliyet bak ımından uygulanamaz olduğunu fark etti ğini, zarar ını da bu aşamadan itibaren ö ğrendiğini iddia etmektedir. Derece mahkemesi taraf ından dava açma süresinin aç ılan birinci ve ikinci iptal davas ında verilen iptal kararlar ının başvurucu Şirkete tebli ğinden itibaren ba şlatılmas ı gerektiğinin belirtildiği fakat davaya konu zarar olgusunun sebebi olarak ba şvurucu Şirket taraf ından ileri sürülen iddian ın hukuken savunulabilir bir zemininin bulunup bulunmad ığının tart ışılmad ığı ve bu tart ışman ın sonucuna ba ğlı olarak dava açma süresinin hangi tarihten itibaren i şlemesi gerektiği yönünde bir de ğerlendirme yap ılmaks ızın davan ın reddedildi ği görülmü ştür. İdare mahkemesinin bunu idari i şlemden do ğan bir zarar gibi de ğerlendirmesi ba şvurucu Şirketin dava açmas ını imkâns ız k ılmakta veya zorla ştırmaktad ır. 39. Sonuç olarak ba şvurucu Şirketin davaya konu tazminat talebinin gerekçeleri karşısında Mahkemenin dava açma süresinin ba şlang ıcının tespitinde 2577 say ılı Kanun'un dava açma sürelerine ili şkin hükümlerinin ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ını engelleyecek şekilde önemli ölçüde dar yorumlad ığı değerlendirilmi ştir. 40. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 36. maddesinde güvenceye ba ğlanan mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine karar vermek gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 9(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 42. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve tazminat talebinde bulunmu ştur. 43. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018). karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir, Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 44. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 45.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ula şan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 46.İncelenen ba şvuruda mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ulaşılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 47. Bu durumda mahkemeye eri şim hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere Başvuru Numaras ı: 2017/39987 Karar Tarihi : 18/6/2020 10uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Rize İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 48.İhlal tespitinin ve yeniden yarg ılama yap ılmas ının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ulaşılm ıştır. 49. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL bireysel ba şvuru harc ı ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin başvurucuy a ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan mahkemeye eri şim hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mahkemeye eri şim hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Rize İdare Mahkemesine (E.2017/216 K.2017/212) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDD İNE, E. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 18/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ