19. Ceza Dairesi 2016/13106 E. , 2017/3389 K. "" 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet etme suçundan sanıklar ... ve ...’ın, aynı Kanun’un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 maddeleri uygulanmak suretiyle (her iki sanık hakkında ayrı ayrı neticeten) 833,00'er Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2015 tarihli ve 2014/925 esas, 2015/529 karar sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nı…
**19. Ceza Dairesi 2016/13106 E. , 2017/3389 K.** **"İçtihat Metni"** 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet etme suçundan sanıklar ... ve ...’ın, aynı Kanun’un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 maddeleri uygulanmak suretiyle (her iki sanık hakkında ayrı ayrı neticeten) 833,00'er Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2015 tarihli ve 2014/925 esas, 2015/529 karar sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 02/08/2016 gün ve 5359 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2016 gün ve KYB. 2016-340233 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; sanıkların 5809 sayılı Kanuna muhalefet olarak kabul edilen eylemleri sebebiyle, anılan Kanunu’nun 63/10. maddesi uyarınca yapılan uygulamada, doğrudan para cezası üzerinden hesaplama yapılmış ise de, temel cezanın öncelikle hapis olarak belirlenmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61/5. maddesine göre artırım ve indirimlerin hapis cezası üzerinden yapılarak, belirlenecek hapis cezasının şartları varsa aynı Kanun’un 52. maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi gerekeceği gözetilmeden, temel cezanın doğrudan para cezası üzerinden hesaplanıp, indirimin de bu para cezası üzerinden yapılmasında isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğinde, "... temel cezanın öncelikle hapis olarak belirlenmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61/5. maddesine göre artırım ve indirimlerin hapis cezası üzerinden yapılarak, belirlenecek hapis cezasının şartları varsa aynı Kanun’un 52. maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi..." gerektiği yazılmışsa da, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi göndermesiyle uygulanan aynı Kanun'un 63/10 maddesinde temel ceza olarak gün adli para cezasının öngörülmesi karşısında, Kanun yararına bozma isteminin gerekçesinin, sanıklar hakkında takdir edilecek cezanın önce "gün adli para cezası" olarak belirlenip daha sonra sanıkların ekonomik sosyal durumuna göre belirlenecek bir günlük para cezası miktarı ile çarpılması sonucu bulunacak adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, doğrudan para cezası verilmesinin yasada gözetilen usulü sıraya aykırı olması ve infaz aşamasında sanıkların aleyhine bazı sonuçlar doğurduğu, bu nedenle kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu değerlendirilmiştir.