Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı ... San. AŞ'den ... Bankası AŞ Kasımpaşa Şubesi muhattaplı, keşidecisi ... AŞ, lehtarı davacı olan ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 12/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 19/09/2014 - 25.000,00 TL ve ... seri nolu, 26/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı 4 adet çek aldığını, ancak söz konusu çeklerin 10/04/2014 tarihinde rıza dışı elden çıktığını, daha sonra ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı ç
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ...DAVALI : ... - ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ : 11/03/2016KARAR TARİHİ : 26/02/2020YAZIM TARİHİ : 03/03/2020Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;11/12/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısının aşağıda sayılan nedenlerden dolayı hukuka aykırı olup iptalinin gerektiğini, hisse devrinin geçersiz olması ve bu hususa ilişkin açılan davanın da halen derdest olması sebebiyle ...'nın hissedar sıfatını haiz olmadığını, genel kurula katılıp oy kullanamayacağını, bu itirazı içeren ihtirazi kaydın toplantı tutanağı ile hazirun cetveline de şerh düşüldüğünü, ...'nın oy kullanmasının hukuka aykırı olduğunu, mali tabloları onaylanmamış bir yönetim kurulunun ibra görüşmelerinin yapılmasının TTK.'nun hükümlerine aykırı olduğunu,tüm ticari defter ve kayıtların incelenmesi için taraflarına yetki verilmesi,özel denetçi tayin edilmesi ve toplantının ertelenmesi taleplerinin usule aykırı olarak rededildiğini, 2014 yılında şirketin zarar ettiğini, ancak 2013 yılındaki karın 100.000,00 TL.'sının 25/02/2016 tarihine kadar dağıtılmasına karar verildiğini, ancak mali tablolara vaki itirazları sebebiyle karın dağıtım şekli ve dağıtılmasına karar verilen 2013 yılı kar tutarı hukuka ve muhasebe ilkelerine aykırı olduğunu, Yönetim Kurulu Başkanına 10.000,00 TL, yönetim kurulu başkan yardımcısına 2.000,00 TL.ve yönetim kurulu üyelerinin her birine 1.200,00 TL.ücret ödenmesine karar verildiğini, mali tablolara yapılan itirazlar doğrultusunda ödenmesine karar verilen bu ücretlerin afaki ve fahiş olduğunu, genel kurul toplantı tutanağının 1.sayfasında Divan Başkanlığına ..., Yazmanlığına ise ...'ün seçildiğini, ancak toplantı tutanağının 3.sayfası 1.paragrafında toplantının ertelenmesi yönündeki taleplerine ilişkin oylamanın ... tarafından yapıldığını, bu hususun TTK hükümlerine aykırı olduğunu ve genel kurul kararının iptalinin gerektiğini, 11/12/2015 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararların iptalini, mahkeme tarafından verilecek olan hükmün kesinleşmesine kadar alınan kararların icrasının geri bırakılmasını, bu hususta takdir edilecek teminatı yatırmaya hazır bulunduklarını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 3 aylık süre içerisinde dava açılmamış ise davanın reddine karar verilmesini, şirketin genel kurulları aleyhine dava açılmasının alışkanlık haline getirilmesi nedeniyle şirketin 3.şahıslar nezdinde itibarsızlaştırılmasına çalışıldığını, davacının şirketin muhtemel zararlara karşılık olmak üzere TTK.'nun 448.maddesi gereğince bir teminat yatırması gerektiğini, ...'nın genel kurula katılma yetkisinin bulunduğunu, davacı tarafından ...'ya karşı açılan iki davanın olduğunu, iki davanın da reddedildiğini, 21/01/2015 tarihinde Bursa Asliye Ticaret Mah.'nin 2015/90 esas sayılı dosyası ile açılan davada yerel mahkemenin "Kesin Hüküm ve Makul sürede açılmamış olması sebebiyle HMK.'nun 114/1-i ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, Bursa 1.Asliye Ticaret Mah.'nin 2015/90 esas 2015/410 karar sayılı ilamın gerekçesinde de belirtildiğini, davacının, ...'nın pay sahibi olmasına dair pay devir işlemine karşı daha önce Bursa 4.Asliye Tic.Mah.'nin 2012/314 esas 2013/7 karar sayılı dosyası ile dava açtığını, davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkemenin ret kararının Yargıtay 11.HD'nin 18/11/2013 tarih ve 2013/5128-2013-20701 karar sayılı ilamı ile onandığını ve Yargıtay 11.HD'nin 11/09/2014 tarih ve 2014/8324-2014/13582 karar sayılı ilamı ile onandığını ve Yargıtay 11.HD'nin 11/09/2014 tarih ve 2014/8324-2014/13582 karar sayılı karar düzeltme isteminin reddi kararı ile de yerel mahkeme ilamının kesinleştiğini, pay sahibi olan ...'nın şirket genel kuruluna kendisi veya vekili vasıtasıyla katılmasında, oy kullanmasında ve yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesinde hukuka aykırı herhangi bir yön bulunmadığını, davacının bu talep ve isteminin reddine karar verilmesini, davalı şirketin "2013-2014 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısının 03/11/2015 tarihinde yapıldığını, davacı pay sahibinin talebi üzerine TTK.420.maddesi amir hükmü gereğince Genel kurulun'un 1 ay sonraya ertelendiğini, pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarının TTK.'nun 437.'de düzenlendiğini, davacı pay sahibinin "Finansal Tablolar, Konsolide Kar payı dağıtımı önerisi" hakkında bilgi alma hakkına sahip olduğunu, belgelerin davacıya verildiğini, ertelenen genel kurulun 11/12/2015 tarihinde yapıldığını, davacı azlık pay sahibine yasal olarak verilmesi gereken tüm bilgi ve belgelerin verildiğini, eksiksiz hakkının kullandırıldığını, davacının bu sebeple toplantının yeniden ertelenmesi gerektiğine dair isteminin hukuka aykırı olduğunu, TTK.'nun 437/5.maddesi gereğince "Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak ret edilen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin; reddi izleyen 10 gün içerisinde..."Asliye Ticaret Mahkemesine müracat etmesi gerektiğini, davacının TTK.'nun 437/5 maddesi gereğince 10 günlük süre içerisinde Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat etmemesi sebebiyle, davacının bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında dava açabilmesi ve talepte bulunmasının mümkün olmadığını, azlık pay sahibinin toplantının ikinci kez ertelenmesi talebinin; 11/12/2015 tarihli genel kurulda onaylanan mali tabloların onaylanmadığına ilişkin davacı istemi ve söyleminin; hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin 11/12/2015 tarihinde ibra oylamasının yapılmasının da hukuka aykırı olmadığını, karın dağıtımına ilişkin karara karşı davacı vekili tarafından ileri sürülen hususların hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyeleri için takdir ve tayin edilen ücretlerin hukuka, şirketin mali bilançolarına, ekonomik şartlara uygun olduğunu, 11/12/2015 tarihli genel kurul toplantısına yapılan oylamada herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, genel kurulda alınan kararların icrasının geri bırakılması isteminin reddi gerektiğini, genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde şirketin telafisi imkansız zararlara uğrayacağını, TTK.'nun 448.maddesi gereğince teminat miktarı tayin edilerek davacının işbu teminatı yatırmasına, teminatın yatırılmaması halinde davanın usulden reddine, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine, genelh kurul kararlarının icrasının geri bırakılmasına yönelik istemin reddine, açılan davanın usul ve esas yönünden davanın reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini, davalı şirket olarak arz ve talep etmişlerdir.KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :Dava hukuki niteliği itibarıyla 11/12/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali davasıdır.Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bursa BAM 5.HD'nin 25/10/2019 tarih ve 2018/302 - 2019/987 E/K sayılı kararı ile; ...Somut olayda, davacı vekilinin son celseye iştirak etmediği, 07/11/2017 tarihinde dilekçe ile mazeret talebinde bulunarak istifa bildiriminin müvekkili davacıya tebliğini talep ettiği, ancak talebin duruşmadan sonra görüldüğü ve asile tebliğ işlemi yapılamadığı anlaşılmaktadır. Vekilin çekilme dilekçesinin davacı asile tebliği ile davacının yargılamada kendisini başka bir vekil ile temsil ettirmesi ya da bizzat temsil etmesine imkan verilmesi gerekirken davacının savunma hakları kısıtlanarak yargılamaya devam edilmesi doğru değildir. Açıklanan gerekçeyle istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verilmiş, mahkememizce dosya yeniden esasa kaydı yapılarak incelemeye devam olunmuştur.Dosyaya davacı vekili olarak Av. ... tarafından vekaletname sunulduğundan, önceki vekilinin vekillikten çekilme dilekçesi davacı asile tebliğ edilmemiş, dosyaya yeni vekaletname sunan davacı vekili tarafından davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.