8. Ceza Dairesi 2023/1383 E. , 2023/6356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/75 E., 2015/173 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin 20.10.2014 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, Denizli 1. Aile Mahkemesi'nin 2008/324 Esas, 2009/130 Karar sayılı kararıyla da velayet hakkının mağdurenin babası olan ...'a verildiği ancak dosya kapsamında mağdureni
**8. Ceza Dairesi 2023/1383 E. , 2023/6356 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/75 E., 2015/173 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin 20.10.2014 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, Denizli 1. Aile Mahkemesi'nin 2008/324 Esas, 2009/130 Karar sayılı kararıyla da velayet hakkının mağdurenin babası olan ...'a verildiği ancak dosya kapsamında mağdurenin babasının açılan davadan haberdar edildiğine ve yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmaması üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.03.2023 tarihli ilamı üzerine gerekçeli kararın usulüne uygun olarak mağdurenin babasına da tebliğ edildiği ancak kararın mağdure ya da velisi tarafından temyiz edilmemekle birlikte mağdurenin, kendisine Baro tarafından atanan vekilin temyizine 31.10.2022 tarihinde muvafakat ettiği anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz üzerine inceleme yapılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2014 tarihli iddianamesiyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli kararıyla, sanık hakkında üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hapisten çevrili 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mağdur vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 100 üncü maddeleri uyarınca indirim yapılamayacağına, eyleminin aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğuna, adli para cezasının taksitlendirilmemesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin hukuken geçerli olmayan kendi istek ve rızası ile ailesine haber vermeden sanığın aracına binerek bir eve gittikleri, mağdurenin annesinin durumu polise ihbar etmesi üzerine, mağdurenin sanığın yanından ayrılarak annesi ile buluştuğu ve sanığın yakalandığı böylece üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A.Tebliğname yönünden; Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin 20.10.2014 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, Denizli 1.Aile Mahkemesi'nin 2008/324 Esas, 2009/130 Karar sayılı kararıyla da velayet hakkının mağdurenin babası olan ...'a verildiği ancak dosya kapsamında mağdurenin babasının açılan davadan haberdar edildiğine ve yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmaması üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.03.2023 tarihli ilamı üzerine gerekçeli kararın usulüne uygun olarak mağdurenin babasına da tebliğ edildiği ancak kararın mağdurenin babası tarafından temyiz edilmediği böylece katılma iradesinin bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Mağdur vekili yönünden; 1. Olay tarihinde, mağdurenin sanık ile hiç bir tehdit, cebir ya da hile olmaksızın buluşarak bir eve gittikleri tespit olunmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, on beş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından ve gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından suçun unsurlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Ancak; 2. 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zararı dokunmaksızın güvenli bir yerde serbest bırakılması gerektiği, somut olayda, mağdurenin eve dönmemesi üzerine annesi Gülsüm ... tarafından mağdurenin bulunduğu 22.00 saatinden önce 20.00 civarı Polis Merkezine müracaat edilmesi üzerine soruşturmanın başladığının anlaşılması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı gözetilmeden eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.