Başvuru, 19/1/1998 tarihinde açılan tazminat davasının makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla ilgilidir.
Başvuru, 19/1/1998 tarihinde açılan tazminat davasının makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla ilgilidir. Başvuru, 25/9/2013 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 16/4/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 29/4/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Kooperatif, 19/1/1998 tarihinde Söke Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında, yaptırılan tespit sonucu Kooperatife ait binaların sakat ve çürük olduğunun belirlendiğini bu kapsamda sorumlukları bulunduğunu ileri sürdüğü önceki Kooperatif yönetimi ve diğer bir takım kişiler aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Söke Asliye Hukuk Mahkemesi, 2/6/2005 tarihli ve E.2004/6, K.2005/298 sayılı kararı ile davalıların bir kısmı yönünden davanın kabulüne hükmetmiştir. Temyiz incelemesi sonucu Yargıtay Hukuk Dairesi, 30/1/2007 tarihli ve E.2005/10730, K.2007/1076 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş, karar düzeltme istemini de 28/9/2007 tarihli ve E.2007/8278, K.2007/12045 sayılı ilamla reddetmiştir. Başvurucu, 25/12/2007 tarihinde Söke Asliye Hukuk Mahkemesinde yeni bir tazminat davası açarak, Kooperatif binalarının inşaatlarında taşeron olarak çalışmış olan bir kısım davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Söke Asliye Hukuk Mahkemesi, iki davanın birleştirilmesine karar vererek yaptığı yargılama sonunda, 22/4/2010 tarihli ve E.2007/444, K.2010/198 sayılı kararı ile ilk açılan davanın kısmen kabulüne, diğer davanın kabulüne hükmetmiştir. Temyiz incelemesi sonucu, Yargıtay Hukuk Dairesi, 28/6/2012 tarihli ve E.2012/1034, K.2012/4443 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiş, karar düzeltme istemini de 19/2/2013 tarihli ve E.2012/5959, K.2013/914 sayılı ilamı ile reddetmiştir. Bozma üzerine dava, Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2013/114 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Başvurucu yargılama devam etmekte iken, 25/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Söke Asliye Hukuk Mahkemesi, 28/11/2013 tarihli ve E.2013/114, K.2013/630 sayılı kararı ile her iki davanın da kabulüne hükmetmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin, 16/4/2015 tarihli ve E.2014/5530, K.2015/2585 sayılı ilamı ile düzetilerek onanmıştır. Onama ilamına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmuş olup, karar düzeltme incelemesi halen sonuçlanmamıştır.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür."