7. Ceza Dairesi 2004/16002 E., 2004/9362 K. 7. Ceza Dairesi 2004/16002 E., 2004/9362 K. - 2918 SAYILI KANUNA AYKIRILIK - CEZA KARARNAMESİ- 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 253 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 261 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 264 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 265 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 386 ] - 2253 S. ÇOCUK MAHKEMELERİN…
7. Ceza Dairesi 2004/16002 E., 2004/9362 K. **7. Ceza Dairesi 2004/16002 E., 2004/9362 K.** **- 2918 SAYILI KANUNA AYKIRILIK - CEZA KARARNAMESİ**- 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 253 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 261 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 264 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 265 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 386 ] - 2253 S. ÇOCUK MAHKEMELERİNİN KURULUŞU, GÖREV VE YARGILA... [ Madde 26 ] - 2918 S. KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU [ Madde 112 ] **"İçtihat Metni"** 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa aykırılık suçundan sanık Zeki'nin anılan Kanunun 36, TCK.nun 119, 55/3, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca 254.316.000 TL hafif para cezası ile cezalandırmasına dair, (İzmir Üçüncü Çocuk Mahkemesi)nin 16.12.2003 gün ve 613-10 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 1,4.2004 gün ve 15205 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.4.2004 gün ve Y.E. 2004/54524 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 2918 sayılı Kanuna muhalefet suçlarına ilişkin yargılamanın, anılan kanunun 112/2. maddesi uyarınca 3005 sayılı Kanun hükümlerine "tabi olduğu ve ceza kararnamesi ile sonuçlandırılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve CMUK.nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü: 2918 sayılı Kanunun 112/2. maddesinde bu kanunda yazılı suçlan isteyenler hakkındaki duruşmaların 3005 sayılı Yasanın 1. maddesinin (A) bendindeki yer ve aynı kanunun 4. maddesindeki zaman kayıtlarına bakılmaksızın sözü edilen kanun hükümlerine göre yapılacağı belirtilmiş ise de 7.8.2003 gün ve 25192 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4963 sayılı Yasanın 8. maddesiyle 2253 sayılı Yasanın 6. maddesinin 1 fıkrasında düzenlenen "15 yaşını bitirmeyen küçükler tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davalara çocuk mahkemelerinde bakılır" hükmünde yer alan 15 ibaresi 18 şeklinde değiştirilerek 20.11.1989 tarihinde imzalanan ve 27.1.1995 gün ve 22184 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yasa ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanarak iç hukuk kuralı haline gelen Birleşmiş Muteber Çocuk Hakten Sözleşmesinin "bu sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır" yönündeki 1. maddesi hükmüne paralel düzenleme yapıldığı ve hüküm tarihinden sonra 22.5.2004 gün ve 25469 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5170 sayılı Yasa ile Anayasanın 90. maddesine eklenen cümlede "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır" hükmü getirilmiş olup, 2253 sayılı Yasanın 41. maddesindeki "Bu kanundaki küçük deyimi suçun işlendiği tarihte henüz 15 yaşını bitirmemiş kimseleri kapsar" hükmünü geçersiz hale getirdiği cihetle, açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca 15-18 yaş grubuna dahil olan sanıklarında yargılanmasının 2253 sayılı Yasa hükümlerine tabi olduğu ve anılan Yasanın 26. maddesi gereğince küçükler tarafından işlenen suçların soruşturma ve kovuşturmasında 3005 sayılı kanun hükümleri uygulanamayacak ise de, CMUK.nun 386. maddesi uyarınca ceza kararnamesi düzenleme görevi sadece Sulh Hakimine ait olduğu gibi sanığa atılı suç nedeniyle duruşma açılıp yargılama yapıldığına göre davanın ceza kararnamesi ile sonuçlandırılması mümkün değildir. Diğer taraftan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.11.1986 tarih ve 280/506 sayılı kararında da işaret ettiği gibi CMUK.nun duruşma yapılmasına, bitirilip hüküm kurulmasına ilişkin 261, 264,265, 253. maddelerindeki usul ve kurallara uymamak kesin biçimde yasaya aykırılığı oluşturur. Bunun sonucu olarak da esas hakkında verilen karar yargılama yapılmak suretiyle verilmiş hukuken geçerli bir karar olmayıp yok hükmündedir. Esasa ilişkin hükümlerin yazılı emir yoluyla bozulması halinde yeniden yargılama yapılmaması yargılama yapılarak ittihaz olunmuş kararlar içindir. Bu itibarla esas çözümleyen karar yargılama yapılmaksızın verilmiş olduğundan yeniden yapılacak muhakeme tekriri muhakeme mahiyetinde olmayıp ilk defe yapılacak muhakeme niteliğindedir ve bunda da zorunluluk vardır. Bu itibarla yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yukarıda yazı-an gerekçelerle yerinde görüldüğünden, İzmir Üçüncü Çocuk Mahkemesinin 16.2.2003 gün ve 2003/613-10 sayılı kararın CMUK.nun 343. maddesi gereğince (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 14.7.2004 günü oybirliğiyle karar verildi.