Başvuru; gözaltı sürecinde kötü muamele yasağının, ceza yargılaması ile tutukluluk süreçleri nedeniyle de adil yargılanma, kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; gözaltı sürecinde kötü muamele yasağının, ceza yargılaması ile tutukluluk süreçleri nedeniyle de adil yargılanma, kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde subay olarak görev yapmaktayken 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi sonrasında gözaltına alınmıştır. 18/7/2016 tarihinde müdafi ile yalnız görüştürüldüğü anlaşılan başvurucu 19/7/2016 tarihinde tutuklanmış ve akabinde kamu görevinden ihraç edilmiştir. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme başta olmak üzere birçok suç isnadıyla tutuklu yargılanan başvurucu, Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 20/6/2019 tarihli hükmü uyarınca anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet, nitelikli öldürme suçundan 9 kez ağırlaştırılmış müebbet, nitelikli öldürmeye teşebbüs suçundan 19 kez 16 yıl hapis cezası ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Hükmün istinaf incelenmesinde olduğu ve başvurucunun hükümözlü olarak Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu anlaşılmıştır (15 Temmuz darbe girişimine ilişkin arka plan bilgisi için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). Farklı sağlık kurumları tarafından 16/7/2016-19/7/2016 tarihleri arasında başvurucu hakkında düzenlenen genel adli muayene raporlarında -birbiriyle örtüşecek şekilde- başvurucunun şikâyetinin olmadığı, çenesinde 2 cm laserasyon (sıyrık, yırtık), sağ kolunda 4-5 cm laserasyon tespit edildiği kayıt altına alınmıştır. Başvurucu 24/4/2018 tarihli dilekçesi ile gözaltı sürecinde kendisine kötü muamelede bulunulduğu, işkenceye, linç girişimine ve psikolojik şiddete maruz kaldığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ilgili kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Başsavcılık, ilgili emniyet birimlerinden görüntü kayıtları ile konuya ilişkin bilgi, belge, tutanak, rapor vb. evrak talep etmiştir. Konuya ilişkin evrak Başsavcılığa sunulmuş ancak darbe girişimi esnasında meydana gelen elektrik kesintisi nedeniyle kamera kayıtları temin edilememiştir. Başsavcılık soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Karar gerekçesinde, büyük yıkıma ve can kaybına neden olan darbe girişimine katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan ve genel adli muayenesinde hafif sıyrık dışında başka bir yarası olmadığı anlaşılan başvurucunun soyut iddiası dışında kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphenin bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucunun karara yönelik itirazı da reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 21/3/2019 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 15/4/2019tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon tarafından aralarında kişi yönünden irtibat bulunan 2018/20362 ile 2019/14455 numaralı başvuruların birleştirilmesine ve başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.