Başvuru, Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yapılan başvurunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün; aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yapılan başvurunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün; aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 8/5/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Bursa'nın İznik Gölü'nde Orhangazi-İznik arası tekne seferlerinin başlamasından sonra Orhangazi ilçesi yakınlarında su yüzeyinde yağ lekeleri görülmeye başladığından bahisle çevre kirliliğinin nedenine ilişkin olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında başvuruda bulunmuştur. Başvurucu dilekçesine cevap verilmediği gerekçesiyle 27/8/2015 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna (BEDK) itirazda bulunmuştur. BEDK 17/9/2015 tarihli kararla başvurucunun talebini reddetmiştir. Karar gerekçesinde 2012/1 sayılı ilke kararına göre Kurula posta yoluyla yapılan itirazlarda dilekçenin Kurula ulaştığı tarihin itiraz tarihi olarak kabul edildiği vurgulanmıştır. Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Bursa Su Kanalizasyon İdaresi (BUSKİ) tarafından 13/8/2015 tarihinde başvurucuya e-posta aracılığıyla cevap verildiği, on beş günlük itiraz süresinin 28/8/2015 tarihinde dolduğu ifade edilmiştir. Başvurucunun itiraz dilekçesinin 27/8/2015 tarihli olduğu ancak 31/8/2015 tarihinde BEDK'ya intikal ettiği, dolayısıyla süresi geçirildikten sonra yapılan başvurunun reddine karar verildiği belirtilmiştir. Ayrıca kararda başvurucunun Bursa Belediyesine başvurusuyla ilgili Orhangazi Belediyesince de cevap verildiği ancak başvurucunun cevaba ilişkin itirazda bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu, BEDK kararının iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi 27/10/2016 tarihli kararla davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde başvurucunun müracaatlarına e-posta yoluyla cevap verildiği, bu cevaba karşı on beş gün içinde 28/8/2015 tarihine kadar itiraz edilmesi gerekirken 31/8/2015 tarihinde Kurul kayıtlarına giren dilekçeyle itiraz edildiğinin görüldüğü belirtilmiştir. Başvurucunun e-posta adresine gönderildiğinin beşinci günü tebligat yapılmış sayılır iddialarına yönelik ise 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve 6/12/2018 tarihli ve 30617 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği uyarınca e-tebligat yapılabilmesinin kullanıcının kayıtlı elektronik posta (KEP) adresi edinmesine bağlı olduğu ve başvurucunun BİMER başvurusunda verdiği e-posta adresinin bir KEP adresi olmadığı anlaşıldığından bu iddianın kabulüne olanak bulunmadığı şeklinde karar gerekçesinde açıklama yapılmıştır. Başvurucunun itiraz talebi Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından 16/3/2017 tarihinde reddedilmiştir. Karar başvurucuya 21/4/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 8/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.