6. Hukuk Dairesi 2014/3745 E. , 2014/6156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/12/2013 NUMARASI : 2012/1348-2013/1067 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak Davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.C.. K... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı.
**6. Hukuk Dairesi 2014/3745 E. , 2014/6156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/12/2013 NUMARASI : 2012/1348-2013/1067 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak Davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.C.. K... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralayan tarafından kiracı aleyhine kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, davalı lehine icra tazminatına karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında 05.09.2011 tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre kira bedelinin yıllık ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının parasının bankada vadeli hesabında olduğunu ve vadesinin bozulmaması için birkaç gün geç olmak kaydıyla ödeme yapacağını belirterek kira ödemesini 3 taksitte gerçekleştirdiğini, davalının 20.000 TL kira parasını 14.09.2011 de 5.000 TL ve 19.09.2011 de 14.750 TL olmak üzere ve 2.750 TL sinin taraflar arasında belirlenen 1.000 EURO depozito bedeli olarak ödediğini, bu ödemeler dışında davacıya başka bir ödeme yapılmadığını, 05.09.2012 de başlayan yeni kira dönemi parasının ödenmediğini,bu nedenle davalıya gönderilen ihtara cevap verilmediğini,davacının yeni dönem kira parasının tahsili için Ankara 26.icra müdürlüğünün 2012/14144 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,davalının itirazının yerinde olmadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 İcra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,kira parasının davacının banka hesabına ve ayrıca elden makbuz karşılığı ödendiğini,banka hesabına yapılan ödemelerin toplam 22.500 TL olduğunu, elden yapılan ödemelerin ise ''kiralayana yapılan ödemeler'' başlıklı davacının da imzasını taşıyan makbuz karşılığı 05.09.2011 tarihinde 20.000 TL ve 1.000 EURO olarak ödendiğini, makbuz karşılığı yapılan ödemenin sözleşmenin imzalandığı tarihte ödendiğini, davacının talebi üzerine bir sonraki yıla ait kira bedelinin de banka hesabına havale yoluyla ödendiğini,toplam ödemenin 42.500 TL ve 1000 EURO olduğunu,davacının kötü niyetli olarak takip yaptığını belirterek davanın reddini ve davalı lehine %20 kötü niyet tazminatı verilmesini savunmuş, mahkemece, takip konusu kira bedellerinin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine %20 icra tazminatına karar verilmiştir. Taraflar arasında 05.09.2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede kiraların yıllık ödeneceği ve yıllık kiranın 20.000 TL olarak kararlaştırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili, davalı kiracının davacı hesabına 22.500 TL ödeme yaptığını,bu ödemenin 05.09.2011 dönemi (1.kira yılı) kira parasına ilişkin olduğunu, ancak davalının ödeme belgesi istemesi üzerine davalıya imzalı ödeme belgesi verildiğini, davalı kiracının 05.09.2012 döneminde başlayan yıllık kira parası olan 20.000 TL yi ödemediğini, davalının 05.09.2012 tarihi gelmeden 05.09.2011 tarihinde 2.yıl kirasını ödemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalının 2.yıl kirası olarak ödendiğini savunduğu makbuzların 1.yıl kirasının ödendiğine ilişkin olarak verildiğini iddia etmiştir. Davalı, davacının banka hesabına 14.09.2011 de 5.000 TL ve 19.09.2011 de 14.750 TL ve 07.10.2011 de 2.750 TL olmak üzere toplam 22.500 TL ödeme yapmış, ayrıca davalı 05.09.2011 tarihinde 20.000 TL ve 1.000 EURO ödendiğine ilişkin davacı imzasını taşıyan ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Davalı kiracı kiralama anında ödeme belgeleri ile 20.000 TL ve 1.000 EURO ödeme yapıldığını, 2.yıl kirası olan 20.000 TL'nin ise davacının banka hesabına ödendiğini savunmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi (yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı H.U.M.K’nun 288.’nci maddesi) gereğince davacı tarafından talep edilen 2012 yılı kira parası miktarı dikkate alındığında davalı ödemeyi ancak kesin delillerle kanıtlayabilir. Davalı kiracı takip konusu dönem kirasının ödendiğine ilişkin yazılı belge sunmuş, ancak davacı bu belgenin ilk yıl kira ödemesi nedeniyle verildiğini iddia etmiştir. Davalı kiracı ödemeye ilişkin yazılı belge sunduğuna göre bu belgenin aksini de davacı kiralayan ancak aynı kuvvette yazılı belge ya da kesin delillerle kanıtlayabilir. Davacı vekili, delil listelerinde açıkça yemin deliline dayanmamış ise de, “her türlü delil” ibaresi yazılmış olup, davacı tarafın yemin deliline dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece, davacı tarafa davalının sunduğu ödeme belgesinin takip konusu döneme ait olmayıp önceki döneme ait olduğu hususunda davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.