14. Hukuk Dairesi 2015/18541 E. , 2017/4591 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 11.04.2003 gününde verilen dilekçe ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.05.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…
**14. Hukuk Dairesi 2015/18541 E. , 2017/4591 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 11.04.2003 gününde verilen dilekçe ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.05.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Maliye Hazinesine izafeten Mal Müdürlüğü temsilcisi, dava konusu 459 ada 7 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı ... Belediyesi temsilcisi, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 459 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, mera vasfıyla sınırlandırılarak özel sicile tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın toprak tevzi komisyonunun 4875-4943-2822-5192 nolu mera parsellerinin kadastro tespiti sırasında 901 no'lu mera olarak tespit edildiği ve bu parselinde imar uygulaması ve parselasyon sonucu 459 ada 7 parselin oluştuğu anlaşılmaktadır....Asliye Hukuk Mahkemesi 2002/1997 Esas sayılı Hakem dosyasında yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişi raporunda 459 ada 7 no'lu parselin toprak tevzi komisyonunun 901 no'lu mera parseli içerisinde kaldığı belirtilmiştir. Görülüyor ki dava konusu taşınmaz 901 sayılı mera parselinden gelmektedir. İmar planı içindeki meraların planın onayıyla birlikte hukuki bakımdan mera niteliğini yitireceğinden, bu yerlerden genel hizmete ayrılanların (yol, park, yeşil saha gibi) belediye veya özel idareye bedelsiz terkini gerekir. İmar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meralar bu vasıflarını yitirmeleri halinde Hazine adına tescili gerekir. (Danıştay 1. Dairesinin 1988/328 E, 1989/19 K. sayılı mütalaası) Belediye adına tescili gerekmeyen yerler belediye veya gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş ise "Yolsuz Tescil" olacağından Hazine her zaman bu iddia ile dava açabilir. Ne var ki, başlangıçtaki tescil işlemi yolsuz tescil olsa da 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi hükmü koşulların oluşması halinde tescilin belediye veya gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına devam etmesi olanağı sağladığından, artık burada 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi şartları üzerinde durulması gerekir. Anılan madde uyarınca işlem yapabilmesi için;