TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR İBRAHİM ER VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/33281) Karar Tarihi: 26/1/2023 R.G. Tarih ve Say ı: 5/5/2023-32181 Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Basri BAĞCI İrfan FİDAN Kenan YA ŞAR Muh
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR İBRAHİM ER VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/33281) Karar Tarihi: 26/1/2023 R.G. Tarih ve Say ı: 5/5/2023-32181 Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Basri BAĞCI İrfan FİDAN Kenan YA ŞAR Muhterem İNCE Raportör : Ömer MENC İK Başvurucular : 1. İbrahim ER 2. İsmail ÖZCAN 3. Mehmet Sena ARAT 4. Nazif KAHRAMAN 5. Nihat KURTARAN Başvurucular Vekili : Av. Mustafa KOCAMANBA Ş I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, Anayasa Mahkemesinin kararlar ına dayan ılarak yap ılan yarg ılaman ın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvurular 1/10/2019 ve 19/11/2019 tarihinde yap ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 33. Başvurular, ba şvuru formlar ı ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurular ın kabul edilebilirlik incelemelerinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. 2019/37777 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2019/33281 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. 7. Birinci Bölüm ba şvurunun Genel Kurul taraf ından incelenmesine karar vermiştir. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formlar ında ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: A. Başvurucu Nazif Kahraman Yönünden 9. 1975 do ğumlu olan ba şvurucu, İstanbul'da ikamet etmektedir. 10. Adana Cumhuriyet Ba şsavc ılığının 26/8/2009 tarihli iddianamesiyle ba şvurucu hakk ında pek çok ülkede faaliyet gösteren Hizb-ut Tahrir isimli örgütün üyesi olma suçundan cezaland ırılmas ı talebiyle kamu davas ı aç ılm ıştır. 11. (Kapat ılan) Adana 6. A ğır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 24/8/2010 tarihli karar ıyla başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan 6 y ıl 3 ay hapis cezas ı ile cezaland ırılmas ına hükmedilmi ştir. Yarg ıtay 9. Ceza Dairesinin 11/6/2013 tarihli karar ı ile başvurucu hakk ındaki ceza hükmü onanm ıştır. 12. Adana 6. A ğır Ceza Mahkemesinin kapat ılmas ı sonras ında dosya Adana 7. A ğır Ceza Mahkemesine devredilmi ştir. Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin Yılmaz Çelik ([GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018) karar ını gerekçe göstererek 16/8/2019 tarihinde yarg ılaman ın yenilenmesi talebinde bulunmu ştur. 13. Başvurucunun talebi Adana 7. A ğır Ceza Mahkemesinin 29/8/2019 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. Başvurucu, an ılan karara kar şı itiraz talebinde bulunmuş; başvurucunun bu talebi Adana 8. A ğır Ceza Mahkemesince 11/9/2019 tarihinde reddedilmi ştir. 14. Başvurucu 20/9/2019 tarihinde karardan haberdar oldu ğunu belirtmi ş, 1/10/2019 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. 15. Bireysel ba şvuru sonras ında başvurucu 22/10/2019 tarihinde Adana 7. A ğır Ceza Mahkemesine yeniden yarg ılaman ın yenilenmesi talebinde bulunmu ştur. Bu kez Mahkeme ba şvurucunun yarg ılanman ın yenilenmesi talebinin kabulüne karar vermi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 416. Adana 7. A ğır Ceza Mahkemesi yeniden yarg ılama talebinin kabulü sonras ında yapt ığı yarg ılamada 25/2/2020 tarihli karar ı ile başvurucunun beraatine karar vermi ştir. Söz konusu karar temyize veya istinafa ba şvurulmaks ızın kesinleşmiştir. B. Diğer Başvurucular Yönünden 17. Başvurucular İsmail Özcan, Nihat Kurtaran, Mehmet Sena Arat ve İbrahim Er sıras ıyla 1967, 1965, 1976 ve 1971 do ğumlu olup Bursa'da ikamet etmektedir. 18.İstanbul Cumhuriyet Ba şsavc ılığının 7/7/2010 tarihli iddianamesi ile başvurucular hakk ında da Hizb-ut Tahrir isimli örgütün üyesi olma suçundan cezaland ırılmalar ı talebiyle kamu davas ı aç ılm ıştır. 19. (Kapat ılan) İstanbul 14. A ğır Ceza Mahkemesinin 6/12/2013 tarihli karar ıyla başvurucular ın terör örgütüne üye olma suçundan 6 y ıl 3 ay hapis cezas ı ile cezaland ırılmalar ına hükmedilmi ştir. Yarg ıtay 16. Ceza Dairesinin 14/11/2017 tarihli karar ı ile başvurucular hakk ındaki ceza hükmü onanm ıştır. 20.İstanbul 14. A ğır Ceza Mahkemesinin kapat ılmas ı sonras ında dosya Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine devredilmi ştir. Başvurucular, Anayasa Mahkemesinin Yılmaz Çeli k karar ını da gerekçe göstererek 10/10/2019 tarihinde yarg ılaman ın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. 21. Başvurucular ın talebi Bursa 2. A ğır Ceza Mahkemesinin 17/10/2019 tarihli karar ıyla daha önce ayn ı talebin mahkemece incelendi ği gerekçesiyle reddedilmi ştir. Başvurucular an ılan karara kar şı itiraz talebinde bulunmu ş, bu talep ise Bursa 3. A ğır Ceza Mahkemesince 7/11/2019 tarihinde reddedilmi ştir. 22. Başvurucular 16/11/2019 tarihinde karardan haberdar oldu ğunu belirtmiş, 19/11/2019 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. C. Anayasa Mahkemesi Yılmaz Çelik Karar ı Sonras ında Yaşanan Geli şmeler 23. Anayasa Mahkemesinin Yılmaz Çelik karar ı sonras ında Hizb-ut Tahrire üye olduklar ı gerekçesiyle cezaland ırılan birçok ba şvurucu, farkl ı yerlerdeki ilk derece mahkemelerinden yarg ılanman ın yenilenmesi taleplerinde bulunmu ştur. 24. Baz ı ilk derece mahkemelerinin yap ılan bu ba şvurular sonras ında yeniden yarg ılama taleplerinin kabulüne karar verdi ği ve kişiler hakk ında yeniden bir de ğerlendirme yapt ığı anlaşılm ıştır. İstanbul 13. A ğır Ceza Mahkemesinin 2/2/2021 tarihli bir karar ı (2021/16 D. İş), Adana 7. A ğır Ceza Mahkemesinin 3/9/2020 ve 16/9/2021 tarihli iki ayr ı karar ı (E.2009/89, K.2010/79 say ılı iyi ayr ı ek karar), Erzurum 2. A ğır Ceza Mahkemesinin 21/2/2019 tarihli bir ek karar ı (E.2009/239, K.2012/300), Diyarbak ır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/3/2019 tarihli bir karar ı (2019/237 D. İş) bu kararlardan baz ılar ıdır. IV.İLGİLİ HUKUK 25.İlgili hukuk için bkz. Kadri Enis Berbero ğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, 43-53. Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 5V.İNCELEME VE GEREKÇE 26. Anayasa Mahkemesinin 26/1/2023 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı 27. Başvurucular; Hizb-ut Tahrire üye olduklar ı gerekçesiyle cezaland ırıldıklar ını, anılan oluşumun şiddet yanl ısı bir örgüt olmad ığı için terör örgütü say ılamayaca ğını, Anayasa Mahkemesinin Yılmaz Çelik karar ıyla söz konusu iddialar ının aç ığa ç ıktığı belirtmiştir. Bu aç ıklama sonras ında başvurucular, Anayasa Mahkemesinin bu nitelikteki ihlal kararlar ı sonras ında yarg ılaman ın yenilenmesi talebiyle derece mahkemelerine başvurduklar ını ancak taleplerinin gerekçesiz ve hukuka ayk ırı bir şekilde reddedildi ğini belirtmiş ve adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 1. Başvurucu Nazif Kahraman Yönünden 28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un "Bireysel ba şvuru hakk ına sahip olanlar" kenar ba şlıklı 46. maddesinde kimlerin bireysel ba şvuru yapabilece ği say ılm ıştır. An ılan maddenin (1) numaral ı fıkras ına göre bir ki şinin Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunabilmesi için üç temel ön şart ın birlikte bulunmas ı gerekmektedir. Bu ön şartlar başvurucunun kamu gücünün eylem veya i şleminden ya da ihmalinden dolay ı güncel bir hakk ının ihlal edildi ği iddias ında bulunmas ı, iddia edilen ihlalden ki şinin kişisel olarak ve do ğrudan etkilenmi ş olmas ı ve bunlar ın sonucunda ba şvurucunun mağdur olduğunu iddia etmesidir ( Fetih Ahme t Özer , B. No: 2013/6179, 20/3/2014, 24). 29. Bir ba şvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilebilmesi için ba şvurucunun mağdur olduğunu ileri sürmesi yeterli olmay ıp iddia edilen ihlalden do ğrudan etkilendi ğini, bir başka ifadeyle ma ğduriyetini kan ıtlamas ı gerekir. Bu itibarla ma ğdur olduğu zann ı veya şüphesi ma ğdurluk statüsünün kabulü için yeterli de ğildir ( Ayşe Hülya Potur , B. No: 2013/8479, 6/2/2014, 24). Öte yandan bir şüpheli hakk ında yürütülen ceza soru şturmas ının kovuşturmaya yer olmad ığına dair kararla sonuçlanmas ı veya aç ılan davan ın ertelenmesi, düşürülmesi ya da san ığın beraatine hükmedilmesi hâlinde -makul sürede yarg ılanma hakk ına ilişkin iddialara halel gelmemek şart ıyla- bu ki şilerin adil yarg ılanma hakk ının ihlali nedeniyle ma ğdur olduklar ının kabulü mümkün de ğildir. Ancak bu durum, soru şturma vey a kovuşturmalar ın yukar ıda belirtilen sonuçlar ının adil yarg ılanma hakk ı dışındaki haklara etkisinin incelenmesine engel te şkil etmez ( Mustafa Kamil Uzuner ve Mustafa Kadir Gül , B. No: 2013/3371, 9/3/2016, 52; Mehmet Hasan Altan (3) , B. No: 2018/2620, 9/1/2020, 33). 30. Başvuru konusu olayda, ba şvurucu hakk ında aç ılan kamu davas ı beraat karar ıyla sonuçland ığından başvurucunun adil yarg ılanma hakk ı bağlam ındaki iddialar ı yönünden ma ğdur s ıfat ı bulunmamaktad ır. 31. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının kişi bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 62. Diğer Başvurucular Yönünden 32. Somut olayda ba şvurucular ın temel şikâyeti yarg ılaman ın yenilenmesi talebinin derece mahkemelerince kabul edilmemesidir. Bu nedenle somut olayda as ıl yarg ılamaya yönelik bir şikâyetin söz konusu olmad ığı, başvurucular ın iddialar ının yarg ılaman ın yenilenmesi talebinin kabul edilmemesine ili şkin olduğu sonucuna var ılm ış ve bu kapsamda bir inceleme yap ılm ıştır. 33. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 34. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucular ın yarg ılaman ın yenilenmesi taleplerinin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ına rağmen kabul edilmemesine yönelen iddialar ının adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında ola n gerekçeli karar hakk ı çerçevesinde incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 35. Anayasa Mahkemesi H.Ç. (B. No: 2015/6867, 18/4/2018, 24-27) karar ında ve diğer birçok ba şvuruda yarg ılaman ın yenilenmesine karar verilmeden önceki a şamalara ilişkin yarg ısal süreçleri de Anayasa'n ın 36. maddesi kapsam ında görmü ş ve adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinin söz konusu süreçlere de uygulanaca ğını kabul etmi ştir. Ancak Anayasa Mahkemesi Nihat Akbulak ([GK] , B. No: 2015/10131, 7/6/2018) karar ıyla birlikte yarg ılaman ın yenilenmesi talepleriyle ilgili yarg ısal süreçlerin adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında olduğuna ilişkin içtihad ında değişikliğe gitmiştir. An ılan kararla yarg ılaman ın yenilenmesine karar verilmeden önceki a şamalarda ba şvurucular ın suç isnad ı alt ında olmad ığı, dolay ısıyla bu aşamalarda verilen kararlar ın adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında incelenemeyece ği sonucuna varm ıştır (Nihat Akbulak, 30-39). 36. Öte yandan an ılan kararda, Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin (A İHM) ihlal kararlar ının ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına dönük yeniden yarg ılama taleplerine ili şkin iddialar ın adil yarg ılanma hakk ının kapsam ında kald ığı açıkça vurgulanm ıştır (Nihat Akbulak, 39). 37. Başvurucular ın yeniden yarg ılama talepleri Anayasa Mahkemesinin bir ihlal karar ına dayanmaktad ır. Bu çerçevede yap ılan incelemede ise ba şvurucular ın Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ının ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına dönük yeniden yarg ılama taleplerinin ba şvurunun esas ına ilişkin bir de ğerlendirmeyi gerektirdi ği anlaşılm ıştır. Dolay ısıyla somut olay ın koşullar ı alt ında kabul edilebilirlik incelemesinin başvurunun esas ıyla birlikte de ğerlendirilmesi gerekti ği kanaatine var ılm ıştır. Hasan Tahsin GÖKCAN ve Muammer TOPAL bu görü şe kat ılmam ıştır. b. Esas Yönünden 38. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 6216 say ılı Kanun'un 45. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre herkes, Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi (Sözle şme) ve buna ek Türkiye'nin taraf oldu ğu protokoller kapsam ındaki herhangi birinin kamu gücü taraf ından ihlal edildi ği Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 7iddias ıyla Anayasa Mahkemesine ba şvurabilir. Anayasa'n ın 148. maddesinin birinci fıkras ında Anayasa Mahkemesine bu ba şvurular ı karara ba ğlama yetki ve görevi verilmi ştir (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019, 49). 39. An ılan yetki ve görev kapsam ında Anayasa Mahkemesi, Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alan ında bulunan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildi ği iddias ıyla yap ılan bireysel ba şvurular ı incelemek ve karara ba ğlamak durumundad ır. Anayasa Mahkemesi bireysel ba şvurulara ili şkin incelemelerinde 6216 say ılı Kanun'un 49. maddesinin (6) numaral ı fıkras ı uyar ınca "bir temel hakk ın ihlal edilip edilmedi ğine" ve "bu ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağına" karar vermektedir ( Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 50). 40. Anayasa'n ın 153. maddesinin alt ıncı f ıkras ında; Anayasa Mahkemesi kararlar ının yasama, yürütme ve yarg ı organlar ını, idare makamlar ını, gerçek ve tüzel ki şileri bağlayacağı hüküm alt ına al ınm ıştır. 6216 say ılı Kanun'un 66. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında da ayn ı hükme yer verilmi ştir. An ılan hükümlerde, Anayasa'n ın 138. maddesinden farkl ı olarak Anayasa Mahkemesi kararlar ının yarg ı organlar ı yönünden de ba ğlay ıcı olduğu ifade edilmi ştir. Dolay ısıyla bireysel ba şvuruya ili şkin olanlar da dâhil olmak üzere Anayasa Mahkemesi kararlar ının bağlay ıcılığına dair bir tereddüt bulunmamaktad ır (Şahin Alpay (2) [GK], B. No: 2018/3007, 15/3/2018, 63; Kadri Enis Berbero ğlu (3) 110). 41. Anayasa Mahkemesince bir temel hak ve özgürlü ğün ihlal edildi ğine kara r verildikten sonra bu karar ın gereğinin yerine getirilmesi Anayasa Mahkemesine bireysel başvurular ı karara ba ğlama yetki ve görevi verilmesinin zorunlu bir sonucudur. İlgili Anayasa de ğişikliğinin gerekçesi dikkate al ındığında Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuru yolunun aç ılmas ının amaçlar ından birinin de temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildi ği iddialar ı yönünden iç hukukta etkili bir ba şvuru yolu olu şturulmas ı ve böylelikle A İHM'e Türkiye aleyhine yap ılan başvurular ın azalt ılmas ı olduğu anlaşılm ıştır. Nihai ve ba ğlay ıcı karar verilemeyen bir ba şvuru yolunun etkili oldu ğu söylenemez. Nitekim A İHM, Hasan Uzun/Türkiye (B. No: 10755/13, 30/4/2013) karar ında Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun kendisine ba şvuru yap ılmadan önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu oldu ğu sonucuna var ırken Anayasa'n ın 153. maddesinin alt ıncı fıkras ına at ıfla Anayasa Mahkemesi kararlar ının bütün gerçek ve tüzel ki şiler ile devlet organlar ını bağlay ıcı olmas ını da dikkate alm ıştır (Şahin Alpay (2) , 67; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 51). 42. Genel olarak yarg ı kararlar ının, özel olarak da Anayasa Mahkemesi kararlar ının ilgili kamu makamlar ınca yerine getirilmemesi veya icras ının geciktirilmesi bireyin ya şam ı ve devletin i şleyişi üzerinde gözard ı edilemez derin etkiler b ırak ır. İlk olarak yarg ı kararlar ının yerine getirilmemesi hâlinde bireylerin yarg ı karar ıyla kendilerine sa ğlanan hak ve özgürlükleri kullanabilmeleri mümkün olmaz ( Şahin Alpay (2) , 61). Hukukun üstünlüğünün geçerli oldu ğu bir devlette, bireylerin hukuk sistemine olan güven ve sayg ılar ını koruma ad ına vazgeçilemez bir görev ifa eden yarg ı kararlar ının zaman ında yerine getirilmeyerek sonuçsuz b ırak ılmas ı kabul edilemez ( Ferda Ye şiltepe [GK], B. No: 2014/7621, 25/7/2017, 36; Kadri Enis Berbero ğlu (3) , 103). 43. Mahkeme kararlar ının yerine getirilmemesinin ikinci sonucu hukukun üstünlü ğü ilkesinin zedelenmesi nedeniyle ortaya ç ıkmaktad ır. Hukukun üstünlü ğü sadece hukuka ayk ırılıklar ın tespit edilmesiyle de ğil bunlar ın tüm sonuçlar ıyla ortadan kald ırılmas ı ve mahkeme kararlar ının gecikmeksizin uygulanmas ıyla sağlanabilir (AYM, E.2014/149, K.2014/151, 2/10/2014). Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuru kapsam ında temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildi ğine ilişkin kararlar ının yerine getirilmemesi ise mahkemeye eri şim Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 8hakk ı bağlam ında, hukukun üstünlü ğü ilkesine ayk ırılığı daha da vahim hâle getirecektir. Zira bireysel ba şvuru, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildi ğini iddia eden bireylerin ola ğan hukuk yollar ını kullanarak sonuç alamad ıklar ı bir durumda son çare olarak ba şvurduklar ı bir hak arama yoludur. Bu nitelikteki bir hak arama yolunda verilen kararlar ın yerine getirilmemesi, bireylerin ve toplumun hukuk devletine olan inanc ını zedeler (Şahin Alpay (2) , 62) ve temel anayasal düzene zarar verir ( Kadri Enis Berbero ğlu (3) , 104). 44. Son olarak bir mahkemenin verdi ği bağlay ıcı nitelikteki bir kesin karar ın daha sonra diğer mahkemeler veya kamu gücünü kullanan di ğer bir devlet organ ı taraf ından işlevsiz hâle getirilmesi, adil yarg ılanma hakk ının sağlad ığı güvenceleri de ortadan kald ırır. Bu bağlamda hiç ku şkusuz Anayasa Mahkemesi taraf ından verilen kararlar ın icra edilmemesi adil yarg ılanma hakk ının aç ık ve ağır bir şekilde ihlali anlam ına gelmektedir ( Kadri Enis Berberoğlu (3) , 102). 45. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuru kapsam ında verdi ği kararlar ın objektif ve subjektif olmak üzere iki temel i şlevi bulunmaktad ır. Anayasa Mahkemesinin kararlar ının objektif i şlevi, genel olarak Anayasa n ın temel hak ve özgürlükleri düzenleyen hükümlerini yorumlamak ve bunlar ın uygulanmas ını gözetmektir. Subjektif yönü ise bireysel ba şvuru yoluyla önüne gelen somut olayda an ılan hükümlerin ihlal edilip edilmedi ğini incelemek, gerekti ğinde başvurucu lehine giderime hükmetmektir (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. K.V. [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, 52; F.N.G., B. No: 2014/11928, 21/6/2017, 37). 46. Anayasa Mahkemesi kararlar ının genel olarak Anayasa y ı yorumlama ve uygulama şeklinde ortaya ç ıkan objektif i şlevinin subjektif i şlevine göre ön planda oldu ğu kabul edilmelidir. Zira bireysel ba şvuru yolunun temel ilkelerinden ikincillik ilkesi ile bunun yans ımas ı olarak Anayasa n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ında yer verilen bireysel başvuruda bulunmadan önce ba şvuru yollar ının tüketilmesi ko şulu dikkate al ındığında teme l hak ve özgürlüklerin korunmas ında öncelikle kamu makamlar ı ve derece mahkemelerinin, sonras ında ise Anayasa Mahkemesinin rolü bulunmaktad ır. Dolay ısıyla temel hak ve özgürlüklerin ilk elden kamu makamlar ı ve derece mahkemeleri taraf ından korunmas ı gerekir (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. K.V., 53; F.N.G., 38). 47. Belli bir meselede bu merciler taraf ından Anayasa ya uygun koruman ın sağlanmad ığının ileri sürülmesi hâlinde bireysel ba şvuru yap ılabilir. Bu durumda Anayasa Mahkemesi, o meseleye ili şkin olarak Anayasa y ı yorumlar ve bir karar verir. Bundan sonra kamu makamlar ı ve derece mahkemelerinin ayn ı meseleye ili şkin incelemelerinde, Anayasa Mahkemesinin anayasan ın uygulanmas ı ve yorumlanmas ı, temel haklar ın kapsam ının ve sınırlar ının belirlenmesi ve insan haklar ının gerekli k ıldığı hâllere ili şkin olarak verdi ği kararlar ı dikkate almas ı ve Anayasa hükümlerinin yorumuyla var ılan sonuçlar ı değerlendirilmesi gerekir. Aksi durum, ayn ı meseleye ili şkin tüm uyu şmazl ıklar ın Anayasa Mahkemesi önüne ta şınmas ı sonucunu do ğurur. Bu şekilde işleyen bir bireysel ba şvuru yolunun sürdürülebilmesi ise imkâns ızdır. Söz konusu yolun i şlerliğini devam ettirmesinde Anayasa Mahkemesinin Anayasa y ı yorumlamas ının kritik önemi vard ır. Bu işlevini en iyi şekilde yerine getirebilmesi ise -her bir ba şvuruda adaleti sa ğlamaktan ziyade- Anayasa Mahkemesinin daha önce Anayasa y ı yorumlamad ığı meselelere odaklanmas ına bağlıdır (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. K.V., 53; F.N.G., 38). 48. Bu kapsamda son olarak belirtilmelidir ki Anayasa Mahkemesi taraf ından verilen bir ihlal karar ının gereklerinin yerine getirilmemesi daha önce verilen ihlalin deva m ettiği anlam ına gelir. Bu bak ımdan Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ının gereklerinin yerine Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 9getirilmedi ğine ilişkin iddialar ı incelemek de bireysel ba şvurular ı incelemeye yetkili olan Anayasa Mahkemesinin görev alan ına girer. Aksinin kabulü, Anayasa ve Sözle şme'nin ortak koruma alan ı içinde yer alan temel hak ve özgürlüklerin bireysel ba şvuru yolu ile etkili bir şekilde korunmas ını öngören Anayasa hükümleri ile ba ğdaşmaz. Ancak Anayasa Mahkemesince yap ılacak bu inceleme, olaylar ın baştan itibaren yeniden de ğerlendirilmesi şeklinde de ğil Anayasa Mahkemesi taraf ından verilen ihlal karar ının gereklerinin yerine getirilip getirilmedi ği ile ilgili s ınırlı bir inceleme olacakt ır (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 52). 49. Anayasa Mahkemesi Yılmaz Çelik (ayn ı kararda bkz. 45-62) karar ında, esas olarak derece mahkemelerinin kararlar ında Hizb-ut Tahririn bir terör örgütü olarak kabul edilmesine ili şkin olarak yeterli bir de ğerlendirme yap ılmad ığını ve derece mahkemelerinin baz ı şablon cümlelerin tekrar ı görünümünde olan kararlar ını hangi temele dayand ırdıklar ını yeterince aç ık olarak belirtmediklerini tespit etmi ştir. Anayasa Mahkemesi ilave olarak derece mahkemelerinin ve Yarg ıtay ın Hizb-ut Tahririn bir terör örgütü olup olmad ığına yönelik hiç de ğilse bir kere de ğerlendirmede bulunmas ı, gerekçelerini ba şvurucunun temel iddialar ı ile mahkemelerin resen tespit edecekleri ve yarg ılaman ın doğasının gerektirdi ği sorulara cevap verebilecek nitelikte haz ırlamas ı gerekirken bunu yapmad ıklar ı sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme bu gerekçeyle Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine karar vermi ştir (benzer yöndeki de ğerlendirmelerin yap ıldığı kararlar için bkz. Adnan İzgi, B. No: 2014/12920, 11/12/2018; Mahmut O ğuz, B. No: 2014/13516, 11/12/2018). 50. Gerekçeli karar hakk ı, kişilerin adil bir şekilde yarg ılanmalar ını sağlamay ı ve denetlemeyi amaçlamaktad ır. Bu hak, taraflar ın muhakeme s ıras ında ileri sürdükleri iddialar ının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmedi ğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlar ına verilen yarg ı kararlar ının sebeplerini toplumun ö ğrenmesinin sağlanmas ı için de gereklidir ( Sencer Ba şat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, 31, 34). Gerekçeli karar hakk ının amac ı, kurulan hükmün dayanaklar ını tatminkâr bir şekilde aç ıklamakt ır. Bu hak, taraflar ın hükmün sonucunu de ğiştirebilecek iddialar ının ayr ı ve aç ık bir biçimde kar şılanmas ını gerektirmektedir. Mesele ceza davas ı olduğunda san ığın beraat etmesi veya daha az ceza almas ı sonucunu ortaya ç ıkarabilecek iddialar ın cevaplanmas ı zaruri hâle gelmektedir ( Yılmaz Çelik, 42). 51. Somut olayda ba şvurucular, Yılmaz Çelik ve devam ında verilen ayn ı nitelikteki baz ı Anayasa Mahkemesi kararlar ına dayanarak Bursa 2. A ğır Ceza Mahkemesine yarg ılaman ın yenilenmesi talebinde bulunmu ştur. Bursa 2. A ğır Ceza Mahkemesi başvurucular ın ayn ı taleplerinin daha önce incelendi ği gerekçesi ile ba şvurucular ın taleplerini reddetmiştir. 52. Anayasa Mahkemesinin Yılmaz Çelik karar ında yapt ığı değerlendirmelerin benzer durumda olanlar yönünden etki do ğuracağı muhakkakt ır. Nitekim Yılmaz Çelik karar ı sonras ında birçok mahkemenin yarg ılaman ın yenilenmesi taleplerini kabul ederek ki şiler hakk ında yeniden bir de ğerlendirme yapt ığı ve beraat kararlar ı verdiği anlaşılm ıştır (bkz. 24). Oysa somut olayda ilk derece mahkemesi herhangi bir gerekçe ortaya koymaks ızın başvurucular ın taleplerini Anayasa Mahkemesinin kararlar ını da görmezden gelerek reddetmiştir. 53. Önemle belirtilmelidir ki Anayasa Mahkemesinin Yılmaz Çelik ve devam ında verdiği ayn ı nitelikteki kararlardan sonra bugüne kadar Türk yarg ı sistemi içerisinde Hizb-u t Tahririn neden bir terör örgütü olarak kabul edildi ğine ilişkin bir de ğerlendirmenin Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 10yap ılmad ığı, meselenin Anayasa Mahkemesince ortaya konan kriterler gözetilerek çözüme kavuşturulmad ığı anlaşılm ıştır. Anayasa Mahkemesi taraf ından verilen ihlal karar ının gereklerinin derece mahkemelerince yerine getirilmeyerek ba şvurucular ın cezalar ının infaz edilmeye devam edilmesi daha önce verilen ihlalin devam etti ği anlam ına gelmektedir. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesinin Yılmaz Çelik ve devam ında verdi ği ayn ı nitelikteki ihlal kararlar ının gereklerinin yerine getirilmedi ğine ilişkin iddialar ı incelemek de bireysel başvurular ı incelemeye yetkili olan Anayasa Mahkemesinin görev alan ına girer. 54. Somut olayda Bursa 2. A ğır Ceza Mahkemesi yeniden yarg ılama talebini başvurucular ın ald ıklar ı cezan ın sonucunu de ğiştirebilecek iddialar ına herhangi bir ceva p vermeden reddetmi ştir. Hizb-ut Tahririn bir terör örgütü olup olmad ığına yönelik değerlendirme içermeyen her karar ın adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında gerekçeli karar hakk ının ihlali sonucunu do ğuracağı aç ıktır. 55. Sonuç olarak somut olayda ba şvurucular taraf ından ileri sürülen ve yarg ılaman ın sonucunu de ğiştirme ihtimali bulunan iddialar ın dikkate al ınmamas ı ve gereği gibi değerlendirilmemesi nedeniyle Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Hasan Tahsin GÖKCAN ve Muammer TOPAL bu görü şe kat ılmam ıştır. c. Giderim Yönünden56. Başvurucular; ihlalin tespiti, yeniden yarg ılama yap ılmas ı ve her bir ba şvurucu yönünden ayr ı ayr ı 100.000 TL maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmi ştir. 57. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Bu kapsamda karar ın gönderildi ği yarg ı mercilerince yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında düzenlenen bireysel ba şvuruya özgü yeniden yarg ılama kurumunun özelliklerine ili şkin kapsaml ı aç ıklamalar için bkz. Mehmet Do ğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, 54-60; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) , 93-100). 58. Öte yandan ihlalin niteli ğine göre yeniden yap ılacak yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından başvurucular ın tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Ba şvurucu Nazif Kahraman yönünden gerekçeli karar hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kişi bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDUĞUNA OYB İRLİĞİYLE, 2. Başvurucular İbrahim Er, İsmail Özcan, Mehmet Sena Arat ve Nihat Kurtaran yönünden gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA Hasan Tahsin GÖKCAN ve Muammer TOPAL' ın karşıoylar ı ve OYÇOKLU Ğ UYLA, Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 11B. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki gerekçeli karar hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE Hasan Tahsin GÖKCAN ve Muammer TOPAL' ın karşıoylar ı ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Karar ın bir örne ğinin gerekçeli karar hakk ı ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Bursa 2. A ğır Ceza Mahkemesine (2019/618 D. İş) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucular ın tazminat talebinin REDD İNE, E. 1.458,40 TL harç ile 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 11.358,40 TL yarg ılama giderinin ba şvurucu Nazif Kahraman d ışındaki başvuruculara MÜ ŞTEREKE N ÖDENMES İNE, F. Ödemenin karar ın tebliğini takiben ba şvurucu Nazif Kahraman d ışındaki başvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 26/1/2023 tarihinde karar verildi. Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 12KARŞIOY GEREKÇES İ 1. Başvuranlar hakk ında örgüt üyeli ği suçundan verilen hükümler 2013 ve 2017 yıllar ında onanarak kesinle şmiş, fakat bireysel ba şvuru yoluna ba şvurmam ışlard ır. Daha sonra AYM nin Hizb-ut Tahrir konulu Y ılmaz Çelik karar ını gerekçe göstererek yeniden yarg ılama karar ı verilmesini talep etmi şler, daha önce ayn ı talebin mahkemece incelendi ği gerekçesiyle verilen karara kar şı yap ılan itirazlar ı da Bursa 3. A ğır Ceza Mahkemesinin 7.11.2019 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. Diğer başvurucunun talebi ise Adana 7. A ğır CM taraf ından reddedilmi ş, itiraz ı ise Adana 8. ACM taraf ından reddedilmi ştir. An ılan red kararlar ının öğrenilmesinden itibaren yarg ılaman ın yenilenmesi karar ına karşı süresinde başvuru yap ılm ıştır. 2.Kabul edilebilirlik yönünden ; Anayasa Mahkemesi daha önce Anayasa ve Sözleşme ortak koruma alan ında olmayan hak ihlali iddialar ının bireysel ba şvuru karar ına konu olamayaca ğını (AYM Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26.3.2013, par. 18), bu bağlamda yarg ılaman ın yenilenmesi talebinden önceki a şamada ki şinin suç isnad ı alt ında olmad ığını, dolay ısıyla yarg ılaman ın yenilenmesi talebinin reddine ili şkin kararlara kar şı bireysel ba şvuruda bulunulamayaca ğına karar vermi ştir (AYM Nihat Akbulak, B. No: 2015/10131, 7.6.2018, par. 30-39). Mahkememizin uygulamas ı an ılan tarihten itibaren bu yönde olmu ştur. İncelenen ba şvuru yönünden de bu konudaki de ğerlendirmeden farkl ı bir sonuca ula şılmas ını gerektiren bir neden görülememektedir. Buna kar şın çoğunluk gerekçesinin 35 ila 37. paragraflar ında, Nihat Akbulak karar ında mağduriyetin giderilmesine yönelik olarak ihlal kararlar ı gereği AİHM ve AYM nin yeniden yarg ılama kararlar ının suç isnad ı ve adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında görüldü ğüne at ıf yap ılarak kabul edilebilirlik sonucuna ula şılm ıştır. Bununla birlikte bu dosyada incelenen konu ile an ılan kararda suç isnad ı kapsam ında görülen konular farkl ıdır. An ılan kararda kabul edilebilir bulunan husus bir hak ihlali karar ıyla birlikte 6216 say ılı Kanunun 50. maddesi uyar ınca yeniden yarg ılama karar ı verilmesine kar şın ilgili derece mahkemesinin bu karar ın gereğini yerine getirmemesiyle ilgilidir. Halbuki inceledi ğimiz başvuruda ba şvuranlar hakk ında verilmi ş bir ihlal ve yeniden yarg ılama karar ı bulunmamaktad ır. Bu dosyada incelenen konu CMK m. 311 vd. maddelerinde düzenlenen yarg ılaman ın yenilenmesi (iadesi) kurumuyla ilgilidir. 3.Başvurunun esas ı yönünden ise mahkemelerin hukuken kesinle şen kararlar ının otoritesinin tan ınmas ı hukuk devletinin ve hukuk güvenli ği ilkesinin bir gere ğidir. Başka deyişle kesin hükmün otoritesi-dokunulmazl ığı ilkesi hukuk devleti kapsam ında anayasal güvence alt ındad ır. AYM söz konusu ilkeyi kesin hükme sayg ı ilkesi olarak nitelemekte ve bu ilkenin uluslararas ı hukuk düzenine özgü ve hukukun genel ilkelerinden biri olarak kabu l gördüğünü ifade etmektedir. Mahkeme ayr ıca Anayasan ın 138. maddesinde yer alan mahkeme kararlar ının geciktirilmeksizin uygulanmas ı yükümlülü ğünün de kesin hükme sayg ı ilkesinin bir gere ği olduğunu kabul etmektedir (bkz. Arman Mazman, B. No: 2013/1752, 26.6.2014, par. 65; Alaaddin Bayram, B. No: 2109/25857, 31.3.2022, p. 45). Ceza mahkemelerinin mahkumiyet kararlar ıyla ilgili olarak kesin hükmün otoritesi yeniden yarg ılama yasa ğı boyutuyla da uluslararas ı sözleşmelerle de güvenceye ba ğlanm ıştır. 4. 4/6/2003 tarihli ve 4868 say ılı Kanun ile onaylanmas ı uygun bulunan 1966 tarihli Birle şmiş Milletler Medenî ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararas ı Sözleşme'nin adil yarg ılanma hakk ını düzenleyen 14. maddesinin 7. f ıkras ında; Hiç kimse, bir ülkenin Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 13yasalar ına ve ceza usulüne göre daha önce kesin olarak mahkum olmu ş ya da beraat etmi şse, ayn ı fiil için yeniden yarg ılanamaz ve cezaland ırılamaz. " ifadesiyle kesin hükme sayg ı ilkesini güvence alt ına alm ıştır. 6684 say ılı Kanun ile onaylanmas ı uygun bulunan (ve Türkiye Aç ısından 1.8.2016 tarihinde yürürlü ğe giren) Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi ne ek 7 No.lu Protokol'ün Ayn ı suçtan iki kez yarg ılanmama ve cezaland ırılmama hakk ı başlıklı 4. maddesinin (1) ve (2) numaral ı fıkralar ında ise ayn ı ilke ve istisnalar ına yer verilmiştir. Söz konusu istisnalar ise yarg ılamada yap ılan ve sonucu etkileyebilecek esasl ı kusurlar ın varl ığının iç hukukta yarg ılaman ın tekrarlanmas ını gerektirdi ğinin kabul edilmesidir. Nitekim 5271 say ılı CMK madde 311 de san ık lehine yarg ılaman ın yenilenmesi (iade) nedenleri düzenlenmi ştir. Bu maddede ba şvuranlar ın dayand ığı ve konuyla ilgili hüküm (e) bendinde yer alan yeni delil veya olaylar ın ortaya konulmas ı durumudur. Yeni delil veya olay, daha önce mahkemeye bildirilmemi ş, mahkemece tart ışılmam ış olan delil ve olaylar ı ifade etmektedir. Delil , suç isnad ına konu vakan ın maddi alemde gerçekle ştiğine ve faille ba ğlant ısını gösteren, yans ıtan, kan ıtlamaya yarayan her türlü şeydir. İçtihat değişikliğinin veya AYM karar ının yeni bir delil olmad ığı aç ıktır. Bu durumda AYM karar ının yeni olay kapsam ında değerlendirilmesinin mümkün olup olmad ığının tart ışılmas ı gerekir. 5.Olay , yarg ılaman ın sonucunu etkileme potansiyeli olan vaka ve olgulard ır. Suç isnad ına konu maddi vaka birden fazla vakalar serisinin bir parças ını oluşturabilir ya da suça konu vakan ın oluşum şeklini, sebebini aç ıklayan di ğer bir olgu bulunabilir. Yarg ılamada öğrenilemeyen ve sonucu etkileyebilecek yeni bir vakan ın sonradan ortaya ç ıkmas ı yeni ola y olarak kabul edilir. Nitekim olay kavram ı doktrinde; yarg ılama sonucunu etkileyebilecek olgular (Centel, Nur/Zafer, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, 19. B. 2020, s. 967, dpn. 71), gerçe ğin bir parças ı olan vaka (Kunter/Yenisey/Nuho ğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, 11. B. 2006, s. 1422, dpn. 23); olay, yeni delil ortaya ç ıkars ın veya ç ıkarmas ın gerçekle şen şey dir (Kunter, Nurullah, İçtihat De ğişmesi Nedeniyle Ceza Muhakemesinin Yenilenebilmesi Sorunu, Yarg ıtay Dergisi, Y ıl 14, S. 54, Ankara 1988, s. 49, nakleden Özbek/Do ğan/Bacaks ız, Ceza Muhakemesi Hukuku, 13. B. Ankara 2020, s. 820) biçiminde açıklanm ıştır. 6. Bununla birlikte önümüze gelen ba şvuruda yerel mahkeme Y ılmaz Çelik karar ından hareketle yeniden yarg ılama talebinin kabul edilmesi istemini reddetmi ştir. Yerel mahkemenin an ılan karar ı yeniden yarg ılama sebebi saymas ı için bu husus ilgili kanund a açıkça düzenlenmi ş olmal ıdır. Bu konudaki temel kanun olan CMK madde 311 de böyle bir düzenleme bulunmamaktad ır. Diğer taraftan 6216 say ılı Kanunun 50. maddesi uyar ınca hak ihlali karar ı verildiğinde ihlalin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için AYM nin gerekenlere hükmetme yetkisi bulunmaktad ır. Nitekim AYM Y ılmaz Çelik karar ında bu yönde karar vermiş ve yeniden yarg ılama yap ılmas ına hükmetmi ştir. Anayasan ın 153. maddesi uyar ınca ilgili mahkemelerin söz konusu davada yeniden yarg ılama yaparak ihlal nedenini ortadan kald ırmalar ı zorunludur. Yine hak ihlali kararlar ının objektif etkisi gere ği mahkemelerde görülmekte olan davalarda ihlal nedenlerinin dikkate al ınmas ı gerekir. Bununla birlikte kesin hükmün otoritesinden yararlanan ve bireysel ba şvuruya konu edilmemi ş dava dosyalar ı bak ımından emsal hak ihlali karar ının yarg ılaman ın iadesi-yenilenmesi nedeni te şkil etmesi hukuk sistemimiz bak ımından mümkün de ğildir. Bunun yolu CMK m. 311 veya 6216 say ılı Kanunun 50. maddesinde bu konuda aç ık bir düzenleme yap ılmas ıdır. 7.İncelenen ba şvuruda AYM nin Y ılmaz Çelik karar ı yeni olay (olgu) olarak mahkemeye sunulup yarg ılaman ın yenilenmesi talep edilmi ş, ilgili mahkemeler ise bu karar ın CMK madde 311/e de belirtilen yeni olaylar ibaresi içerisine girmeyece ğine karar vermi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/33281 Karar Tarihi : 26/1/2023 14Anayasal bir yol olan bireysel ba şvurunun ikincilli ği ilkesi uyar ınca kanunlar ın yorumlanmas ı adli ve idari yarg ı silsilesi içerisindeki mahkemelerin görevi içerisindedir. Bu temel ilkenin istisnas ını ise aç ık ve bariz takdir hatas ına veya bariz keyfili ğe dayal ı yorumlar oluşturmaktad ır. Buna kar şın mahkeme kararlar ında içtihat de ğişikliğinin veya AYM hak ihlali kararlar ının CMK madde 311 ba ğlam ında yeni olay olarak kabul edilmesi gerekti ğine ilişkin bir de ğerlendirme bulunmamaktad ır. Bariz hata veya keyfilikten söz edilebilmesi için kanun hükmünün aç ık anlam ına ayk ırı bir yorumun ortaya konulmas ı veya kanunun istikrarl ı yorum şekline ayk ırı bir uygulaman ın yap ılm ış olmas ı gerekir. Öncelikle Kanunda bu yorumu gerektiren düzenleme bulunmamaktad ır. İkinci olarak ba şvuranlar dosyaya AYM hak ihlali karar ının yarg ılaman ın yenilenmesi nedeni te şkil ettiğine ilişkin kanun yolu incelemesinden geçmi ş istikrarl ı örnek yarg ı kararlar ı koyabilmi ş değildir. Ço ğunluk gerekçesinde bu konuda birkaç derece mahkemesince karar verildi ği söz ediliyor olsa da bu durum dahi konuyla ilgili farkl ı yorumlar ın olduğunu gösterir. Bu durumda bariz hata veya keyfilikten söz edilemez. 8. Mahkememiz ço ğunluğunun ihlal gerekçesinin dayana ğı, hak ihlali kararlar ının objektif etkisi ba ğlam ında ihlal kararlar ının yerine getirilmedi ğine ilişkin iddialar ın incelenmesinin AYM nin görev alan ına girdiği görüşüdür (bkz. par. 48). Soyut bir ifade olarak bu cümle ve yakla şım doğrudur. Fakat incelenen ba şvuruda ba şvurucular hakk ında AYM taraf ından verilip yerine getirilmeyen bir hak ihlali karar ı bulunmamaktad ır. Çoğunluk gerekçesinde ayr ıca baz ı derece mahkemelerinin yarg ılaman ın yenilenmesi talebini kabul etmesine kar şın başvuranlar hakk ındaki ret kararlar ının gerekçesiz oldu ğundan söz edilmektedir (bkz. par. 52-55). Bu yakla şım da hukuki aç ıdan sorunludur. Çünkü CMK hükümlerinde AYM nin hak ihlali kararlar ının emsal al ınarak yarg ılaman ın yenilenmesi (iadesi) sebebi te şkil edece ği gibi bir kural yer almamaktad ır. 6216 say ılı Kanunun 50. maddesinde de mahkemelere böyle bir yetki verilmemi ştir. Bu durumda yasal şartlar ı oluşmayan taleple ilgili olarak mahkemelerin AYM nin emsal hak ihlali kararlar ının nede n yarg ılaman ın yenilenmesi sebebi olu şturmad ığını aç ıklamalar ı ve bu yönde ayr ıntılı gerekçe göstermeleri beklenebilir bir husus de ğildir. Derece mahkemeleri yaln ızca kendilerinden talep edilen CMK 311 vd. maddeleriyle ilgili yarg ılaman ın yenilenmesi taleplerinin yasal koşullar ının oluşup oluşmad ığını değerlendirmekle yükümlüdür. Dolay ısıyla yarg ılamay ı yenileme imkan ı bulunmayan bir konuda yerel mahkemelerin söz konusu yap ılanman ın suç örgütü olup olmad ığına ilişkin gerekçeleri de ğerlendirmesi de beklenemez. Aç ıklanan nedenlerle gerekçeli karar hakk ının ihlal edilmedi ği görüşündeyiz. Başkanvekili Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL