12. Ceza Dairesi 2025/5155 E. , 2026/836 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2840 E. 2025/348 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi 25/02/2025 tarihli ve 2024/2840 Esas, 2025/348 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçun…
12. Ceza Dairesi 2025/5155 E. , 2026/836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2840 E. 2025/348 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi 25/02/2025 tarihli ve 2024/2840 Esas, 2025/348 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, o yer Cumhuriyet savcısının istinafı üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 17/09/20 24... /1790 esas, 2024/1630 karar sayılı kararı ile yerel mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının itirazı üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 25/02/2025 tarihli kararıyla, Yerel Mahkeme kararın kaldırılmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, yerel mahkemenin ve Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin verdiği ilk kararların lehine olduğunu belirterek hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1-Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 05/07/2021 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halindeyken görevli polis memurları tarafından durdurulduğu, yapılan kontrollerde sanığın uyuşturucu kullandığının alınan idrar örneği ile tespit edildiği, 21/06/2023 tarihinde Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile sanığın metamfetamin, amfetamin uyuşturucu madde kullandığının kesin olduğu ancak olay tarihinde kan alınarak kanında uyuşturcu veya uyarıcı madde mevcut olup olmadığı araştırılmayan kişinin olay anındaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat algı, denge, refleks psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomodasyon, görme ve oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı muayenelerine yönelik bulguların mevcut olmaması nedeniyle emniyetli bir şekilde araç ve sevk idare edip edemeyeceği hususunun mevcut bulgularla bilinemeyeceğine dair raporun verildiği, bu rapora istinaden yerel mahkemenin beraat kararı verilmiştir. 2- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın idrar tahliline ilişkin alınan raporda, bazı uyuşturucu maddelere ilişkin değerlerin pozitif çıktığı anlaşılmakla, uyuşturucu madde etkisinde olan sanığın güvenli araç kullanma yeteneğini kaybettiğinin kabulü gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılarak, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48. maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde almış olan sürücüklerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, uyuşturucu veya uyarıcı madde almış olan sürücükler hakkında 5237 sayılı TCK'nın hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği belirtilmiş olup, mevzuattaki düzenlemeler kapsamında, sürücülerin uyuşturucu veya uyarıcı madde alarak karayolunda emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyeceklerinin kabul edildiği, somut olayda sanığı uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, açıklanan nedenler ile sanığın uyuşturucu etkisi altında araç kullanması nedeniyle üzerine atılı olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği, bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte istinaf kararında gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02/02/2026 tarihinde karar verildi.