11. Ceza Dairesi 2022/5290 E. , 2023/6179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/332 E. 2022/141 K. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu
**11. Ceza Dairesi 2022/5290 E. , 2023/6179 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/332 E. 2022/141 K. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, resmi belgede sahtecilik suçundan aynı fıkranın (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 2. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/620 Esas, 2018/5136 Karar sayılı kararı ile "...Sanık tarafından borçlusu katılan olan 1.200.000 TL bedelli senedin icraya verildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanı ve dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarına göre, suça konu senedin sanığın işlettiği oto kiralama firmasına ait sözleşme içerisinde yer alan senedin kesilip müstakil hale getirilmesi ile oluşturulduğu, sanığın ekonomik durumu itibariyle katılana bu miktar parayı verebilecek güce sahip olmadığı tespitleri dikkate alınarak; sanığın eyleminin uzlaşma kapsamındaki TCK'nın 209 maddesinde düzenlenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/427 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/427 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/5121 Esas, 2021/5239 Karar sayılı kararı ile "...1- Sanığın herhangi bir mal hareketi veya hizmet sunumu söz konusu olmadığı halde tamamen sahte olarak üretip düzenlediği 1.200.000 TL tutarlı senedin icra dairesi kanalı ile tahsile koyulduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, katılanın aşamalardaki beyanlarında suça konu senet üzerindeki imzayı reddetmediği anlaşılmakla; İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24/03/1989 tarih ve 1988/1-1989/2 sayılı ilamı ile Dairemizin istikrarlı kararlarında öngörüldüğü üzere, boş kağıdın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatı zorunlu olup, bu hususta sunulmuş bir yazılı delil mevcut bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek bir delil de sunulmadığı; katılanın soyut iddiası dışında, suç konusu belgenin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin yazılı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması yasaya aykırı, 2- Kabule göre de; Sanık hakkında “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçundan kurulan hükümden sonra, 16/03/2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14/01/2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2021/332 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararlarda atıf yapılan İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararı uyarınca ispat konusunda hukuk usulü kuralları uygulanacak olmasına göre bu olayda hem 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hem de Hukuk Genel Kurulu kararlarının dikkate alınması gerektiğine, bu nedenle anılan Kanunun cevaz verdiği hallerde yazılı delille ispat şartının uygulanamayacağına, eksik inceleme ve değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğuna, sanığın suça konu senedi araç kiralama ilişkisinden bağımsız bir senet gibi göstermeye çalıştığına, toplanan tüm delillere göre atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, senedin gerçek bir borç ilişkisini yansıtmadığına, delillerin takdirinde hata ve bilirkişi raporlarının göz ardı edildiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde katılanın aşamalardaki beyanlarından senet üzerindeki imzayı reddetmemesi karşısında, boş kağıdın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24/03/1989 tarih ve 1988/1-1989/2 sayılı ilamı ile de belirtildiği üzere, yazılı delil ile ispatının zorunlu olduğu, dosya kapsamında da katılanın soyut iddiası dışında yazılı delil bulunmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği ve şüphenin giderilemediği, bu durum karşısında "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi de nazara alınarak sanığın atılı açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan beraatine karar verilmiştir. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu bono belgesinin örneği, bilirkişi raporları, kurumların cevabi yazıları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup bono aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır. 4. Uzlaştırma işleminin uygulandığı ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere, sanık hakkında verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2021/332 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.