T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/990 - 2025/1325 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/990 KARAR NO : 2025/1325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024 NUMARASI : 2022/841 Esas - 2024/486 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24/10/2025 Mahalli mahkemesince verile…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/990 - 2025/1325 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/990 KARAR NO : 2025/1325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024 NUMARASI : 2022/841 Esas - 2024/486 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile ... mirasçısı olan davalılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı aracın Ankara-Konya istikametine seyir halindeyken sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde araç sürücüsü ...'nun hayatını kaybettiğini, olay yerinde düzenlenen kaza tutanağında müteveffa ...'nun Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c ve 57/1-a hükümlerine uymaması neticesinde kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/6116 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müteveffa ...'nun asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın yolcu otobüsü olduğunu, bahse konu kazada aracının ön kesiminden ağır hasar gördüğünü, aracın kaza sonrası değerinin düştüğünü, reel piyasa şartlarında herhangi bir hasar kaydı olmayan araçların tercih edildiğini, kazanın aracın satılabilirliğini olumsuz etkilediğini, aracın tamirinin 40 günde tamamlanmış olması nedeniyle müvekkilinin bu sürede ticari aracından fayda sağlayamadığını belirterek, trafik kazası neticesinde asli kusurlu olan ... plaka sayılı araç sürücüsü müteveffa ...'nun eylemi neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı ve mahrum kaldığı karın belirlenerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ... mirasçısı olan davalılar vekili cevap dilekçesinde; ileri sürülen tüm hususların ve iddiaların haksız olduğunu, müteveffa ...'nun hiç bir kusurun olmadığını, 10/12/2019 tarihli kaza tespit tutanağında ... plakalı otobüse ait dijital takograf kaydında 85-90 km/h ile değil bu hız miktarının üzerinde olan 102 km/h hız ile yol aldığının tespit edildiğini, ayrıca hız sınırının aşılması nedeniyle para cezası kesildiğini, otobüsün aşırı hızlı olması nedeniyle müteveffa ...'nun çarpmanın etkisi ile araçtan fırlayarak yola savrulduğu ve vefat ettiğini, davacı tarafın araç sürücüsünün özensiz, dikkatsiz ve kural ihlalleriyle dolu davranışları ve bilinçli taksirle hareket etmesi nedeniyle %100 kusurlu olduğunu, bu yüzden araçta oluşan değer kaybından ve mahrum kalınan kardan müvekkillerinin sorumlu olmadığını bildirerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın herhangi bir kusuru bulunmadığını, 30/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirket nezdinde sigortalı araca atfedilen asli kusuru kabul etmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, dosyanın yetki yönünden reddi ile yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, bahsi geçen kazaya ilişkin olarak davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, dava şartı olan zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; meydana gelen kazada davalıların murisi sürücü ...'nun doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kuralını ihlal etmesi nedeniyle %75 oranında, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmayan ve aracın hızını yük, teknik özellikler ile yol ve trafik durumuna göre ayarlamayan davacıya ait araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, kusur durumları da dikkate alındığında davacı tarafın talep edebileceği değer kaybı tutarı 31.875,00TL, kazanç kaybının ise 13.275,00TL olarak hesaplandığı, sigorta şirketi tarafından tahkikat aşamasında ödeme yapılması nedeniyle teminat limitinin tükendiği gözetilerek sigorta şirketi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar bakımından davanın kabulü ile 31.875,00 TL araç değer kaybı ile 13.275,00 TL araç mahrumiyet zararının 10/12/2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ..., ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporda değer kaybı ve kazanç kaybının hatalı hesaplandığını, mahkemece alınan raporda ticari kazanç kaybı değil ikame araç bedeli hesaplandığını, kazaya karışan araç 18 gün tamirde kalmakla beraber aracın tekrar faaliyete geçmesinin çok daha uzun sürdüğünü, aracın tekrar yolcu taşıma işinde çalıştırılmasının 40 gün sürdüğünü, bilirkişi raporunda hesaplanan değer kaybı tutarının da çok düşük olduğunu, aracın kasko değerinin %12,42'si üzerinden hesaplanan değer kaybının denetime elverişli olmadığını, değer kaybına ilişkin alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, bilirkişi raporunda aracın daha önce hasar kaydı olduğunun belirtilmesine rağmen önceki hasarların çok hafif olduğunu, aracın bu haliyle çok zor alıcı bulacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. ... mirasçısı olan davalılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilleri tarafından davalı sigorta şirketine kaza sebebi ile borçlanma senedi adı altında 80.475 TL ödeme yapıldığını, mahkemece davalı sigorta şirketi tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi tazminat kalemi için yapıldığı hususu araştırılmadan karar verildiğini, kazaya davacıya ait araç sürücüsünün sebebiyet verdiğini, meydana gelen olayda müvekkillerinin murisinin kusuru bulunmadığını, araçtaki değer kaybı ve kazanç kaybı tutarlarının afaki olarak hesaplandığını, hükmedilen tutarların çok yüksek olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava trafik kazasından kaynaklanan araçtaki değer kaybı ve mahrum kalınan kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... Sigorta Şirketi hakkında açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhinde açılan davanın ise kabulü ile 31.875,00TL araç değer kaybı ile 13.275 TL araç mahrumiyet zararının davalılardan 10/12/2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... Sigorta Şirketi dışında kalan diğer davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 10.12.2019 günü saat 12.00 sularında sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki Ankara istikametinden gelen ... plaka sayılı otobüs ile Konya istikametinden gelen bir kısım davalılar murisi ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun E-90 Konya-Ankara karayolu Yenice kavşağında karıştıkları, ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazada bir kısım davalılar murisi olan ...’nun hayatını kaybettiği anlaşılmış olup, kazaya karışan ... plakalı aracın işleteni olan davalı ... tarafından kazaya karışan ... plakalı kamyonun sigortacısı ve sürücüsünün mirasçılarına karşı araçta meydana gelen değer kaybı ve mahrum kalınan karın ödetilmesi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, ...’nun idaresindeki kamyonu ile seyir halinde iken kavşağa kontrolsüz şekilde girdiği esnada aracının sağ ön yan kısımlarına sürücü ...'nın idaresindeki otobüsün ön kısımları ile çarpması ve bu etki ile kamyon sürücüsü ...'nun araçtan yola savrulması, ... plakalı kamyonun yol ortası ayıracı üzerinden ön tekerlekleri ile aşıp durması, otobüsün ise kavşak içerisindeki U dönüşü yapılamaz ve sağdan gidiniz yol uyarı levhalarına çarpıp yol ayıracı tretuvarının üzerinde durması sonucunda kaza meydana geldiğinin tanık anlatımları ve olay yerini gören güvenlik kamerası görüntülerinden anlaşıldığı, kazada sürücü ...'nun 2918 sayılı Kanun'un 47/1.c maddesi ve 57/1.a maddesi kuralını ihlal ettiği, sürücü ...'nın 2918 sayılı Kanun'un 52/1.a maddesi kuralını ihlal ettiği ayrıca otobüsün takograf kağıdı üzerinde yapılan incelemede hızının 102 km/h olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Dava konusu kazaya ilişkin Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/378 Esas, 2021/348 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 24.05.2021 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...'nun asli kusurlu, sürücü ...'nın tali kusurlu olduğunun belirtildiği, 19.10.2021 tarihli kararla bu rapor esas alınarak sürücü ...'nın taksirle bir kişinin ölümü ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dava konusu kaza nedeniyle bu dosyanın davalıları tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemli davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2021/202 Esas, 2022/992 Karar sayılı karar ile meydana gelen olayda ... plakalı araç sürücüsü ...’nun %70, ... plakalı araç sürücüsü ...’nın ise %30 kusurlu olduğu kabul edilerek verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2023/478 Esas, 2025/739 Karar sayılı ilamı ile; “…kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/378 Esas, 2021/348 Karar sayılı dosyası, kazaya ilişkin kamera görüntüleri, kaza ile ilgili düzenlenmiş tüm tutanak, rapor, kroki ve ifadeler getirtilerek tarafların beyan ve itirazları da değerlendirilmek suretiyle Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden emekli üç kişilik makine mühendisi sıfatına haiz bilirkişi heyetinden kazanın meydana geliş şekli ve kusur durumuna ilişkin gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle kararın kaldırıldığı anlaşılmış olup, mahkemece aynı kazaya ilişkin olarak Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesine açılıp 2021/202 Esas, 2022/992 Karar sayılı dosyada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin yukarıda bahsedilen kaldırma kararından sonra kusura ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle dava konusu olayda tarafların kusur durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekili ile davalılardan ... Sigorta Şirketi dışında kalan diğer davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre istinaf eden vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalılar ..., ... vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 09/07/2024 tarihli, 2022/841 Esas - 2024/486 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.