(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25704 E. , 2012/25708 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı …
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25704 E. , 2012/25708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı hastanede, 24.06.2010 tarihinden bu yana halkla ilişkiler bölümünde hostes olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 31.03.2011 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2 maddesine dayanılarak tek taraflı bildirimle feshedildiğini, feshe gerekçe tutulan olay ile fesih tarihi arasında altı günlük hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davacının çalıştırılmadığı süreler için doğacak dört aylık brüt ücretin iş sözleşmesinin feshi tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte ödenmesine, davacının işe başlatılmaması halinde sekiz aya kadar giydirilmiş brüt ücret tutarındaki tazminatın dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının başka bir hastane çalışanı olan doktora pire, kokarca sözleriyle hakaret ettiğinin ihtilafsız olduğu, bu nitelikteki hakaretlerin 4857 sayılı Kanun'un 25/2. maddesi kapsamında haklı fesih sebebi olacağının kabul edilmesi gerektiği, davacının bu sözleri sarf ettiği için 19.03.2011 tarihinde tutanakla savunmasının istenildiği, davacının iş sözleşmesinin ise 31.03.2011 tarihinde feshedildiği 4857 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca fesih yetkisinin altı iş günü içinde kullanılmasının zorunlu olduğu, davacının iş sözleşmesinin altı günlük hak düşürücü süre içinde feshedilmemesi sebebiyle haklı bir feshin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; mahkemece davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 26. maddesine göre fesih sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de anılan yasanın sözü edilen hükmünde yer alan ve hak düşürücü niteliğinde olan süre, haklı fesih sebebini oluşturan olayın feshe yetkili makam tarafından öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda davalı işyerinde feshe yetkili makam ve fesih sebebi yapılan olayın feshe yetkili makam tarafından hangi tarihte öğrenildiği ve öğrenme tarihinden itibaren altı iş günlük sürenin geçip geçmediği tespit edilmeden sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.