T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/536 KARAR NO : 2025/1728 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.12.2024 NUMARASI : 2016/485 Esas 2024/1180 Karar BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/497 E. SAYILI DOSYADA ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 04.12.20…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/536 KARAR NO : 2025/1728 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.12.2024 NUMARASI : 2016/485 Esas 2024/1180 Karar BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/497 E. SAYILI DOSYADA ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 04.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.12.2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.12.2024 tarih 2016/485 Esas 2024/1180 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalı ... (...) vekili ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA:Davacı vekili, sürücü ... idaresinde bulunan ve ... adına kayıtlı, davalı .... sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan .... plakalı araç ile 07.05.2015 günü karşı şeritten gelen ... idaresindeki .... plakalı araca çarpıp çarpmanın etkisiyle .... plakalı aracın da arkasından gelen .... plakalı araca çarpmasıyla meydana gelen kazada, davalı sürücü ...'in 0.58 promil alkollü ve asli tam kusurlu olduğunu, ....plakalı araç sürücüsü .... vefat ettiğini, İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/461E sayılı ceza yargılaması dosyasının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderildiğinden neticesi beklenmekte olduğunu, babasının ölümüyle .... destekten yoksun kaldığını, davalı ... Sigorta şirketi tarafından 31.494,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 100.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ASIL DAVADA CEVAP : Davalılar ... ve ... vekili, dava dilekçesinde kazanın meydana gelişi gerçekte olduğundan farklı şekilde anlatıldığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru olmadığını, kaza sırasında müvekkilinin sadece 0.52 promil alkollü olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin alkollü olmasının hiçbir etkisi olmadığını, nitekim 12.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda da bunun belirtildiğini, davacı tarafça talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın müvekkilleri yönünden reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde trafik poliçesiyle sigortalı olduğunu, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini sigortalı araç sürücüsünün kazada kusur oranında ve zarar nispetinde sorumlu olduğunu müvekkilinin asli ve tam kusurlu olarak davacı tarafından tayin edilmesi doğru olmadığını ayrıca maddi tazminat adı altında karşı tarafın banka hesabına 31.494,00- TL ödeme yapıldığını, bu nedenle müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davacının SGK dan rücu'ya tabi bir tazminat ve yardım alıp almadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA : Davacı ...'un babası ...'un, 07/05/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'in kendisine göre sağ taraftaki şerit üzerinde bulunan otobüs durağından sola manevra yaparak yola çıkan plakası tespit edilemeyen otobüse çarpmamak için aracını sola manevra yapmasıyla orta refüjü aşıp karşı yön şeridine geçerek burada seyir halinde olan sürücüsü ... olan.... plakalı araca çarpması ve çarpmanın etkisiyle ticari taksinin geriye savrulmasıyla arkasından gelmekte olan .... plakalı motosikletin çarpması sonucu meydana geldiğini, ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesini keşide eden ... Sigorta A.Ş.'ye aleyhine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/485 E sayılı dava dosyasında tanzim edilen 21/07/2018 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi Bilirkişi Heyet Raporunun sonuç kısmında, kontrolsüz olarak sol şeride geçmek isteyen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen belediye otobüsünün %10 oranında kusurlu olduğu yönünde tespiti yapılmış olduğundan, davalı....nın sorumlu olduğunu, davalı ... tarafından 16/08/2018 tarihinde 14.620,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini belirterek, HMK. madde 107/2 gereği tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP:Birleşen davada davalı ... vekili talebinin zaman aşımına uğradığını, davacının başvurucu kurum tarafından kendisine gönderilen ve başvurusuna ilişkin eksikliklere ilişkin belgeleri kuruma sunmadığını, müvekkili kuruma başvuru sürecinin sonuçlatılmasını beklemeksizin Arabuluculuk süresini başlatan davacıların davasının müvekkili kuruma başvuru şartı tamamlanmaksızın açıldığını, davanın ve faiz talebinin reddinin gerektiğini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 07/05/2015 tarihli trafik kazasında ..... plakalı ticari taksinin şoförü olan davacı küçüğün desteğinin vefat ettiği kazada davalı sürücü ...'in %90, plakası tespit edilemeyen otobüs şoförünün ise %10 oranında kusurlu bulunduğu ancak, zarar gören, zararının tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebileceğinden kusur oranları iç ilişkiyi ilgilendirdiğinden zarar gören davacı yönünden hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirim yapılmasına gerek görülmeyerek davalı sigorta şirketinin ödemesi de yeterli olmadığından bedel arttırım dilekçesi ile açıkça sigorta şirketi ve ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olacak şekilde hüküm tesisi talep edildiğinden iş bu davalılar yönünden sorumluluk sınırlandırılarak asıl ve birleşen davada tazminat taleplerinin kabulü ile davalı sigorta şirketi ve ... başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten, asıl dava davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilme karar verilmesi gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kusur durumu, desteğin davacının babası olması, kaza tarihindeki davacının yaşı ve paranın alım gücü nazara alındığında davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalı ... (...) vekili, birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Dava dosyasına müteveffanın işvereni ..... tarafından 24/06/2019 tarihli beyan dilekçesiyle müteveffanın hafta içi çalışmasının karşılığı olarak asgari ücret düzeyinde, hafta sonu çalışması karşılığında da aylık ortalama 1.000,00 TL ek kazancı olduğunun beyan edilmesi nedeniyle mahkemece bu beyanın hesaplamaya esas alınmış ise de, dosyada bulunan TÜİK 13/12/2018 tarihli kazanç bilgisi sorgulama raporunda Sürücüler ve Hareketli Makine ve Teçhizat Operatörlerin alt ana grubu kodunda çalışanların 2014 Kasım ayı aylık ortalama brüt ücretinin 1.651,00 TL olduğun belirtildiğini, mahkemece müteveffanın taksi şoförlüğünden hafta içi kazancının asgari ücret düzeyinde olduğu, ayrıca müteveffanın hafta sonu çalışmaları sebebi ile haftalık 250,00 TL ve aylık 1.000,00 TL gelir elde ettiği, bu meyanda müteveffa ...'un ticari taksideki çalışmalarından kaynaklı 2014 yılı kasım ayında asgari ücretin en az 2 katı dolaylarında bir kazanca sahip olduğunu, müteveffa desteğe ....ve ... Şirketleri tarafından yapılan düzenli ödemelerin olduğu sabit olup, müteveffanın aylık kazancı belirlenirken .... ve ....Şirketleri tarafından yapılan ödemelerin de dikkate alınması gerektiğini, raporda desteğin evleneceği ve 1 çocuğu olacağı varsayımına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda müteveffanın anne ve babasına da destek payı ayrılmakta ise de kendilerine destek payı ayrılan müteveffanın annesi ve babasının desteğe ihtiyacı bulunmadığını, müteveffanın 25 yaşına kadar davacıya destek olup, bu dönemden sonra anne ve babasına destekte bulunmaya devam etmesinin toplum vicdanı ile bağdaşmadığını, ülkemizde 25 yaşındaki gençlerin üniversite eğitimini daha devam ettirmekte olduğu veya yeni mezun olmaları sebebiyle henüz sabit bir gelir getiren işte çalışamadıklarının dikkate alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketine adresi üzerinden 04/09/2015 tarihinde başvuru yapıldığının 27/09/2022 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulduğunu, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 04/09/2015 olarak dikkate alınması gerektiğini, davalı ... yönünden de kaza sebebiyle dava dışı ....'in 13/07/2018 tarihli başvurusuna istinaden 16/08/2018 tarihinde ödeme yapıldığını, ayrıca birleşen dosyanın davalısı ..., asıl davada da ihbar olunan olarak yer almakta olduğundan birleşen davada davalı ...'nın temerrüt tarihinin 13/07/2018 olarak dikkate alınması gerektiğini, birleşen davalı ....na başvuru şartı yerine getirildiğinden ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvuru gerekmediği halde davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğu gerekçesi ile arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Asıl davada davalı ... (...) vekili, kazanın meydana gelmesinde kusur yönünden verilen raporlardaki çelişkinin yerel mahkemece giderilmeden karar verildiğini, davalı ...’e atfedilen %90 kusuru kabul etmediklerini, kendisinin salt alkollü olmasının kazanın meydana gelmesindeki taraflara atfedilen kusur oranlarını doğrudan etkilemediğini, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun ... sürücüsüne ait olduğunu, kusura ilişkin karara dayanak alınan rapor eksik ve hatalı olup, 13/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'in %40 oranında kusurlu olduğu tespit edişmiş iken, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemdiğini, davacı murisinin hiçbir güvenlik önlemi almadan yasalara aykırı olarak seyahat ederken gerekli ve zorunlu ekipmanları kullanmamış olması nedeniyle zararın artmasına neden olduğunu, hesap bilirkişinin tanık beyanlarına dayanarak davacının kazancının belirlediğini, davacının 1 yıllık geriye dönük bordrolarının incelenmediğini, davacının kazancına ilişkin yeterli araştırma yapılmadan varsayıma bağlı olarak yapılan hesaplamanın denetlenebilir olmadığını, bilirkişinin poliçe düzenleme tarihini esas alarak hesaplama yöntemini belirlemesinin hatalı olup kaza tarihi itibariyle hesaplama yönteminin belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın evlenme olasılığından bahsedilmişse de buna ilişkin hangi oranda indirim yapıldığının tespit edilmediğini, müteveffanın destek süresinin 24 yaşına kadar olmasının da günümüz şartlarına uymadığını, mahsup edilen oran ve bedellerin tespitinin hangi ölçütlere göre yapıldığının belli olmadığını, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olacak nitelikte olmaması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının hayatın olağan akışına aykırı ve sebepsiz zenginleşme aracı niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Birleşen davalı ... vekili,davacının, müvekkili kuruma başvuru şartını gerçekleştirmeksizin işbu davayı açtığından temerrüt tarihinin bileşen dava tarihi 14.06.2023 olarak tespit edilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından hatalı tespitle 02.05.2023 tarihinden itibaren yasal faizi yürütülmesine karar verildiğini, sürücüsü tespit edilemediği iddia edilen belediye otobüsünün kusur oranının %10 olduğu tespit ediildiğinden 652.686,24 TL olarak hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 65.268,624-TL'lik kısmından bakiye poliçe limitiyle müvekkilinin sorumlu tutulması gerektiğini, aynı şekilde %10 kusur oranı ve bakiye poliçe bakiye limitiyle harç, vekalet ücreti ve diğer ferilerden sorumluluk bakımından oranlama yapılması gerekirken bütüne yönelik miktarlar üzerinden feriler hakkında da hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sürücüsü %10 kusurlu tespit edilen ama plakası tespit edilemeyen belediye aracı için İzmir il sınırları içerisinde ....'nün işleten olup, belediye otobüsünün işleteni belliyken bu husus hakkında yeterince araştırma yapılmaksızın müvekkili kuruma başvurulmasının hatalı olduğunu, mahkemece dava dışı hak sahiplerinin olup olmadığının araştırılmadığını, diğer hak sahiplerinin payı ayrılmadığı için ölen kişinin diğer hak sahiplerinin müvekkil kuruma başvurması halinde ihtilaf doğacağını, kazanın yaşanış şekli göze alındığında belediye otobüsün bir kusuru bulunmadığını, müteveffanın asli yaralanmasının kafa bölgesinden olması ve takılması zorunlu olan emniyet kemerinin vefat durumunu engelleyebileceği ya da yaralanmayı hafifletebileceği göz önüne alındığında hesaplanan tazminat miktarlarından TBK'nun 52. Maddesi uyarınca müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE : Asıl dava trafik kazası kazası nedeniyle ZMMS poliçesi kapsamında destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi ve manevi tazminat; birleşen dava ise söz konusu trafik kazasında plakası tespit edilemeyen otobüs nedeniyle davalı .....ndan maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan maddi zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulmuştur. ...'nın sorumluluğu maddi tazminat ile sınırlıdır. ...'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Hak sahipleri karşısında, trafik kazası sonucunda meydana gelen zararlardan, ... ile diğer zarar sorumluları (işleten, teşebbüs sahibi, sürücü ve diğer yardımcı kimseler vs.) müştereken ve müteselsilen sorumludur (BK m.51). Yani ....nın sorumluluğunun doğmasıyla diğer zarar sorumlularının sorumlulukları ortadan kalkmaz. Hesapla birlikte devam eder. (Yargıtay 17. HD'nın 1909/2019 tarih ve 2016/17270 E. - 2019/8281 K.)Bu itibarla, ZMMS poliçesi bulunmayan karşı aracın neden olduğu maddi zarardan, davalı ... ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde ceza dosyasında aldırılan kusura ilişkin ATK raporuyla uyumlu olarak tarafların kusur oranının tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. ) Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, mahkemece, yargılama konusu kazanın meydana gelmesinde İTÜ'den alınan kusur raporunun kesinleşen ceza dosyasındaki ATK kusur raporuyla örtüşmesi nedeniyle mahkemece İTÜ den alınan kusur raporunun hükm, a isabetsizlik bulunmamasına, müteveffanın kızı olan davacının destekden yoksun kalma tazminatına hak kazanmasına, destekten yoksun kalma zararın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, mütevefanın gelirinin sosyal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, pay dağılımına ilişkin ilkelere uygun düşecek şekilde davacının hak kazandığı tazminatın müteselsil sorumluluk esası dikkate alınarak tespit edilmesine, sigortacının davadan önce ödediği miktar ile ödemesi gereken miktar arasında açık yetersizlik bulunduğundan ödenen bedelin güncelleştirilerek tazminattan mahsup edilmesine, müteselsil sorumluluk ilkeleri gereği kusur oranına bağlı olmaksızın zararın tüm sorumlulardan talep edilebileceğinin dikkate alınarak hüküm kurulmuş olma, kaza tespit tutanağında kazaya karışan sürücülerin emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilememiş olması ve müteveffanın kaza anında emniyet kemeri takmadığının kanıtlanamadığı dikkate alınarak tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasına, tazminatın tamamına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, dava tarihinden önce davalı ....na başvuru yapıldığından ayrıca arabuluculuğa başvuru gerekmediğinden başvuruya ilişkin arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmış olmasına, hükmolunan manevi tazminat miktarının somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak TMK'nun 4. Maddesi ve manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilke ve esaslar çerçevesinde takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalı ... (...) vekili ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen davada davacı yönünden istinaf karar harcı olan (615,40x2) 1.230,80-TL'den peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Asıl davada davalı ... (...) yönünden istinaf karar harcı olan 51.416,00-TL'den peşin alınan 12.854,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 38.562,00-TL'nin davalı ... (...)'tan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Birleşen davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 18.811,20-TL'den peşin alınan 4.702,80-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 14.108,40-TL'nin davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle başvuranlar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.