3. Ceza Dairesi 2022/14614 E. , 2024/13921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1646 E., 2020/758 K. SUÇ : Terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve 5237 sayılı TCK'nın 314/3 ve 220/7-1 inci cümlesi delaletiyle 314/2 nci maddesi, 220/7-2.cümlesi, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 63/1 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonunda ve
**3. Ceza Dairesi 2022/14614 E. , 2024/13921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1646 E., 2020/758 K. SUÇ : Terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve 5237 sayılı TCK'nın 314/3 ve 220/7-1 inci cümlesi delaletiyle 314/2 nci maddesi, 220/7-2.cümlesi, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 63/1 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonunda verilen hüküm temyiz edilmekle, Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın aşamalardaki savunmalarının aksine, sadece bir defaya mahsus para yatırma ve 29.05.2015 tarihinde BDDK tarafından bankaya tamamen el koyularak TMSF'ye devrinden sonra da devam eden para yatırma eylemlerinin mutad bankacılık işlemleri kapsamında sayılması gerektiğinden, sanığın örgüt ele başının talimatıyla hareket ettiğine ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin delil elde edilemeyen müsnet suçtan beraati yerine olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304 üncü maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle karar verildi.