(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/14838 E. , 2013/14730 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulu tarafından verilen 27.06.2013 gün, 2013/468-33 Esas, 2013/1296 Karar sayılı kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı başvuru dilekçesinde, müvekkillerinin desteğinin davalıya zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı ar…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/14838 E. , 2013/14730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulu tarafından verilen 27.06.2013 gün, 2013/468-33 Esas, 2013/1296 Karar sayılı kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı başvuru dilekçesinde, müvekkillerinin desteğinin davalıya zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsü olarak aracı sevki sırasında meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak toplam 60.050,00.-TL destek tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla meydana gelen kaza sonucu davacıların tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, davacıların 3. kişi sayılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulu Kararınca, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; tek taraflı kazalarda 2918 sayılı KTK 109/II. fıkrasında belirtilen uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, 109/I. fıkrasında düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava trafik kazası nedeni ile Borçlar Kanunu'nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 53) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794).