4. Hukuk Dairesi 2025/12366 E. , 2025/16964 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/374 D. İş, 2024/385 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2025/14042 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/175096 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik …
4. Hukuk Dairesi 2025/12366 E. , 2025/16964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/374 D. İş, 2024/385 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2025/14042 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/175096 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 18.01.2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ve tedavi gideri olarak şimdilik 8.000,00 TL talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından aynı konuya ilişkin olarak daha önce yapılan Tahkim başvurususunun reddine karar verildiğinden kesin hüküm bulunduğunu, teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı şekilde sorumlu olunabileceğini, davanın usulden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tarafı olduğu önceki davada verilen hükme itiraz etme hakkı bulunduğu halde Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 18.06.2023 tarih ve K-2023/187031 sayılı karara karşı itiraz edilmediği ve kararın 18.06.2023 tarihinde kesinleştiği, usulden red kararlarının esastan red kararlarından farklılık gösterdiği, 6100 sayılı HMK'ya göre usulden red kararı halinde söz konusu usulü eksiklik giderilerek tekrar dava açılabildiği, davacı tarafın ilk başvurusuna eklediği aynı evrakla ilk davada belirtilen usulü eksiklik tamamlanmadan yeniden dava açtığı, oysa usulden ret kararlarının da aynen esastan ret kararları gibi söz konusu usulü eksiklik bakımından kesinlik oluşturduğu, huzurdaki başvuru ile ilgili, başvuran vekilince 18.06.2023 tarih ve K-2023/187031 sayılı karar sayılı karardaki eksiklikler giderilmeden tekrar huzurdaki başvurunun yapıldığı gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakemi tarafından davacı başvuranın daha önce usulden ret kararı verilen rapor ile başvurduğu gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle ret kararı verdiği, İtiraz Hakem Heyetince dosya incelediğinde, davacı başvuranın itirazının doğru olduğu, önceki Uyuşmazlık Hakem Kararının 30.06.2022 tarihli olmasına karşın dosyaya sunulan sağlık kurul raporunun 24.10.2022 tarihli olduğunun görüldüğünü, dosyada yapılan incelemede davacının bu sefer sunduğu raporun da uzman heyet bakımından yetersiz olduğu, davacının yüzünde skar olduğunu belirtmesine rağmen heyete dermatolog veya plastik cerrah olmaması, skarın %1'lik asgari şartı taşımaması sebebiyle raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince, K-2023/187031 sayılı karardaki eksiklikler giderilmeden tekrar huzurdaki başvurunun yapıldığı gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine şeklinde haksız ve hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, K-2022/164378 sayılı usulden ret kararına istinaden, müvekkilinin maluliyet oranının belirlenebilmesi adına 24.10.2022 tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından yönetmeliklere uygun bir şekilde rapor düzenlendiğini, akabinde 06.07.2023 tarihli yine ... Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi tarafından durum bildirir raporu alındığını ve bu rapor ile 16.08.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvuru yapıldığını, Yargıtay geri çevirme ilamı sonrasında İtiraz Hakem Heyeti tarafından davanın usulden reddedildiğini, İtiraz Hakem Heyeti kararının özensiz ve aceleyle verilen bir karar olduğunu, müvekkilinin maluliyet raporunun yönetmeliklere uygun bir şekilde düzenlendiğini ve muayene ile illliyet bağının değerlendirildiğini, aksi kabul anlamına gelmemekle birlikle; dosya kapsamında sunulan raporun usule uygun olmadığı ihtimalinde bunun tamamlanabilir dava şartı olduğunu, kusur bakımından ise; İtiraz Hakem Heyeti kararında kaza tutanağı ve savcılık kusur raporuna göre çift taraflı kazada arkadan çarpma nedeniyle sigortalı aracın %0 kusurlu olduğunun anlaşıldığına dair ibare bulunduğu, müvekkiline ait ceza dava dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunda davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur oranları arasında çelişki olduğu görülmüş ise de hakem tarafından teknik bilgiyi gerektiren kusur tespiti konusunda kendi kendine karar verildiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının maddi tazminat talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, kaza tarihi 18.01.2018 olup, davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24.10.2022 tarihli rapor ile davacıda toplam %9,1 sürekli maluliyet oranı tespit edilmiş, bu oranın %5'lik kısmının hipertrofik skar ve keloid arazına ilişkin olduğu, davacıda yüzde frontal bölgede, burunda ve kolda operasyon yerinde skarlar olduğu belirtilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde; davacının son olarak sunduğu raporun da uzman heyet bakımından yetersiz olduğu, davacının yüzünde skar olduğunu belirtmesine rağmen heyete dermatolog veya plastik cerrah olmadığı, skarın %1'lik asgari şartı taşımadığı gerekçeleri ile davanın usulden reddine karar verilmiş ise de bu konuda uzman hekimlerden oluşan heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacıya süre verilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yeni bir rapor alınarak sunulması için süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. 2. Davacı vekilinin kusura yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeple davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.