3. Hukuk Dairesi 2012/8020 E. , 2012/11692 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalının davacıya evlenirken vaadlerde bulunduğunu, ...'dan ev alacağını söylediğini, bu evde davacın
**3. Hukuk Dairesi 2012/8020 E. , 2012/11692 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalının davacıya evlenirken vaadlerde bulunduğunu, ...'dan ev alacağını söylediğini, bu evde davacının kızlarının oturacağını, davacının da ...'ye gidip davalının yanına yerleşerek ona bakacağını, davalının evlendikten sonra vaadlerini yerine getirmediğini, davalının davacının evdeki para ve altınları aldığını iddia ettiğini, davacının dayanamayarak ...'ya döndüğünü, davacının gelirinin olmadığını, davalının ekonomik durumunun iyi olduğunu belirterek aylık 1500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, aylık 400 TL tedbir nafakası takdirine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.TMK 197/2.maddesine göre; "Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır."Somut olayda davacı ayrı yaşamakta haklılık olgusuna dayalı olarak tedbir nafakası isteminde bulunmuştur. Dosyada yeralan tüm bilgilerden; davacı kadının 01/01/1966, davalı erkeğin 01/07/1933 doğumlu oldukları, 24.02.2010 tarihinde evlendikleri, ortak çocuklarının bulunmadığı, önceki evliliklerinden çocuklarının bulunduğu anlaşılmıştır. Duruşmada dinlenilen davacının tanığı ve kızı ...'in beyanında; davacının annesi olduğunu, tarafların evlenmeden önce bazı konularda anlaştıklarını, davalının davacıya ev alacağını, geçimini temin edeceğini, evlilik birliğinin ...'de süreceğini, ancak kardeşinin okulu nedeni ile davacı annesinin ...'da yaşamak zorunda kaldığını, davacının hafta sonu eşinin yanına gittiğini, davalının vaadlerini yerine getirmediğini, annesi olan davacıya ev almadığını davalının davacıya o gittikten sonra evdeki altınların kaybolduğunu söylediğini, tarafların ayrı yaşadıklarını belirtmiştir. Dosyada yeralan tüm bilgilerden ve tanık beyanından davacının kendisine verdiği sözleri tutmadığına inandığı, davalının yanından ayrılıp ...'den ...'ya geldiği ve ...'da yaşamaya başladığı anlaşılmaktadır. Davacının ayrı yaşama konusunda haklı olduğu yeterli ve inandırıcı bir şekilde kanıtlanamamıştır.Davacının ayrı yaşamada haklılığı kanıtlanamadığından, tedbir naafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeler sonucu davacı eş yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.