10. Hukuk Dairesi 2024/1484 E. , 2024/3001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/753 E., 2023/1763 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/185 E., 2022/117 K. Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun e
**10. Hukuk Dairesi 2024/1484 E. , 2024/3001 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/753 E., 2023/1763 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/185 E., 2022/117 K. Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya Tokat SGK İl Müdürlüğü tarafından 24.03.2021 tarih, 22646012 - 22645897 - 22645803 - 22645691-22645618 - 22644573 - 22671752 - 22671245- 22671108-22670913-22671416 sayılı ve 2021/10236, 2021/10237, 2021/10238, 2021/10239, 2021/10240, 2021/10241, 2021/10242, 2021/10243, 2021/10244, 2021/10245, 2021/10246 takip numaralı dosyaları ile ödeme emirlerinin gönderildiğini, ödeme emirlerinin ... Gıda Tarım Hayvancılık ve Süt Ürünleri Limited Şirketi'nin borçları nedeniyle müvekkilin de şirket müdürü olduğu iddiası ile gönderildiğini, Müvekkilin 2011 yılının Ekim ayında ... Gıda Tarım Hayvancılık ve Süt Ürünleri Limited Şirketi Reşadiye Şubesi'nin ikinci müdürü olarak görevlendirilmiş olduğunu, daha sonra 2012 yılının Mayıs ayında müvekkilinin iş akdine son verilmiş olduğunu, müvekkilin şirket ile herhangi bir bağının kalmadığını, davacının asıl sorumlu müdür olmadığını yalnızca temsilci olduğunu, şirketin asıl müdürünün Ticaret Sicil Gazetesindeki ilanlara göre ... olduğunu, terkin işlemini ancak ortaklar kurulu kararı ile müdürlerin yapabildiğini, dolayısıyla müvekkilin bu hususta da bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilin yetkisi olmayan bir işi yapmasının kendisinden beklenemeyeceğini, davacı müvekkilin 2011 yılının ekim ayında ... Gıda Tarım Hayvancılık ve Süt Ürünleri Limited Şirketi Reşadiye Şubesi'nin ikinci müdürü olarak görevlendirildiğini, daha sonra 2012 yılının beşinci ayında müvekkilin iş akdine son verildiğini ve müdür sıfatının sona erdiğini, uyuşmazlık konusu idari para cezasının tahakkuk ettiği tarih olan 2018 yılında limited şirketin müdürü veya yetkilisi olmadığını belirterek, düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve yasaya aykırı olduğu ve reddinin gerektiği, 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin yedinci fıkrasında, “Idari para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zaman aşımı süresi fülin işlendiği tarihten başlar.” hükmünün yer aldığını, davacıya gönderilen dava konusu ödeme emirlerinin 2016 yılı ve sonraki dönemlere ilişkin idari para cezası olduğu ve on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığım, bu sebeple davacı tarafın zaman aşımı itirazı yersiz olduğunu, 14.10.2011 tarih ve 7921 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ... Reşadiye Şubesi'ne on yıl - süre ile şube müdürü olarak davacı taraf ...'ın görevlendirildiği, resmi dairelerde bankalarda ve üçüncü şahıslara karşı temsil ve ilzama bağlayıcı işlemler yapmaya yetkilendirildiğinin ilan edildiğini, Yargtlay 10. Hukuk Dairesi'nin 2016/5423 E. 2018/3169 K. 14.01.2019 tarihli kararında “..şube müdürünün kurumun borçlarından sorumlu tutulabilmesi için şubeyi hem mali hem idari konularda temsil ve ilzama yetkili kılınmış olması gerektiği” ilandan da anlaşılacağı üzere davacı taraf şubeyi temsil ve ilzama yetkili olarak görevlendirilmiş olup, şubeyle ilgili söz konusu davaya konu olan borçlardan sorumlu olacağını, davacı tarafin iş akdinin 2012 yılmda feshedildiğini, müdürlük görevinin devam etmediğini, müdür veya yetkili sıfatının olmadığını, dolayısıyla davaya konu idari para cezasından sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiğini, Yargılay 21. Hukuk Dairesi'nin 2018/1248 E. 2019/35 K. 14.01.2019 tarihli kararında “... İş akdinin feshinin şirketteki müdürlük görevinin sona ermesine ilişkin istifa veya Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanının mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini...” ifade ettiğini, davacı tarafin 14.10.2011 ilan tarihinden günümüze kadar müdürlük görevinde bulunmuş olduğunu, müdürlük görevinin sona erdiğine dair herhangi bir ilan yapılmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin yirminci fikrasıtın “Kurumun sigorta primleri ve diğer olacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanımi temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmü gereği öncelikle şirketin sorumluluğuna gidilmesi zorunlu olmayıp şirket yetkililerinin asli sorumtutuğunun bulunduğunu, Uyuşmazlığa konu idari para cezalarının usulüne uygun olarak uygulanıp uygulanmadığının idari yargının görev alanıma girdiğini, davacı adına Kurumlarınca düzenlenmiş olan ödeme emirlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin 4 üncü fıkrası “İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı %10 zamla tahsil edilir” düzenlemesi dikkate alınarak davanın reddi halinde itirazı reddolunan miktardaki amme alacağının %10 zamla tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ..."27.01.2022 tarihli davalı Kurum cevabında davacının adına düzenlenmiş bir idari para cezasının bulunmadığı, tahakkuk ettirilen idari para cezalarına herhangi bir itiraz ve açılan dava bulunmadığı bildirildiğinden ve idari para cezaları bakımından davacı için başlatılmış bir prosedür bulunmadığından, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu tüzel kişilik hakkında düzenlenen idari para cezasından davacının şahsen sorumlu olmayacağı gözetilerek davaya konu edilen ödeme emirleri olan 2021/10236, 2021/10237, 2021/10238, 2021/10239, 2021/10240, 2021/10241, 2021/10242, 2021/10243, 2021/10244, 2021/10245 ve 2021/10246 takip numaralı ödeme emirlerinden sorumlu olmayacağı ve iptal edilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yetkililerinin Kuruma karşı şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının 14.10.2011 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile şirketin şube müdürü olduğunu, mali ve idari konularda yetkili kılındığını, bu sebeple kendisine ödeme emri gönderildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddi gerektiğini beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf nedenleri ile aynı nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.