Başvuru, tutukluluğun hukuki olmaması ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutukluluk dolayısıyla siyasi faaliyetlerin yerine getirilememesi nedeniyle siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun hukuki olmaması ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutukluluk dolayısıyla siyasi faaliyetlerin yerine getirilememesi nedeniyle siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 17/2/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Ali Yüce tutuklandığı tarihte Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakır Bağlar ilçe başkanıdır. Başvurucu Heybet Yüce de tutuklandığı tarihte BDP üyesidir. Başvurucular, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga madde ile görevli) yürütülen KCK Kent yapılanması soruşturması kapsamında 22/11/2011 tarihinde gözaltına alınmışlardır. 25/11/2011 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucuları tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk etmiştir. Tutuklamaya sevk yazısınının ilgili bölümü şöyledir:"Kent meclislerinin, örgüt lideri Abdullah Öcalan'ın talimatları doğrultusunda kurulduğu, örgüt liderinin projesi olduğu, amacının ise Kürdistan devletini kurarak Abdullah Öcalan'ı özgürleştirme olduğu, Abdullah Öcalan'ı lider olarak benimsedikleri, Abdullah Öcalan'ın görüşme notlarını kendilerine yol haritası olarak gördükleri, bu notlar incelendiğinde Öcalan'ın gitmek istediği hedef ve çizdiği yol için örgüte müzahir kadrolara yol gösterdiği ve onları nasıl davranmaları hususunda yönlendirdiği, bu durumunda yapılan toplantının tamamen PKK/Kongra-Gel terör örgütünün hedefleri doğrultusunda yapıldığının açık bir göstergesi olduğu, örgüt elebaşısının talimatları doğrultusunda hareket ettikleri, yapılan kent meclisi toplantılarının içerikleri ile örgüt elebaşısının talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiği ve yasadışı sözleşmelere (KCK, DKM vb.) temelini dayandıran bir oluşum olduğu birlikte değerlendirildiğinde söz konusu kent meclisi toplantılarının yasadışı olduğu anlaşılmış olup; Şüphelinin de yapılan bu yasadışı toplantılara katılmak suretiyle terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, yukarıda açık kimlik bilgileri ile suçları yazılı bulunan şüphelilerin üzerine atılı suçtan dolayı sorgularının icrası ile üzerine atılısuçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve şüphelilere isnat edilen suçun 5271 sayılı CMK' nun 100/3-a maddesinde sayılı olan katalog suçlardan olması hususları dikkate alınark şüphelilerin 5271 sayılı CMK'nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca tutuklanmasına[karar verilmesi kamu adına talep olunur]". Başvurucular, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 25/11/2011 tarihli kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmışlardır. Tutuklama kararının gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:" ... terör örgütüne üye olma suçunu işlediklerine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren delillerin bulunması, yüklenen suçun niteliği, mevcut delil durumu, üzerlerine atılı suç için kanunda öngörülen cezanın miktarı, isnat edilen suçun CMK 100/3-a maddesinde sayılan suçlardan olması göz önüne alınarak CMK 100-101 maddeleri gereğince şüphelilerin tutuklanmalarına [karar verildi]". Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 5/4/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucuların terör örgütünün faaliyetlerini düzenlemek suretiyle örgütü yönetme, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. İddianamede, başvurucular ile birlikte toplam doksan beş sanığın cezalandırılması talep olunmuştur. İddianamede; başvurucu Ali Yüce'nin PKK terör örgütü adına Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde KCK Kent Meclisi yürütmesinde yer aldığı, bu kapsamda yapılan birçok yasa dışı toplantıya katıldığı ileri sürülmüştür. İddianamede gizli tanık beyanlarına da yer verilmiştir. Bu beyanlarda başvurucunun Bağlar Kent Meclisinin üyesiolduğu, Kent Meclisi toplantılarında alınan kararlarla ilgili yapılan çalışmaları koordine ettiği, molotof kokteyli kullanılan gösteri yürüyüşlerini, terörist cenazelerinin sahiplenilmesi eylemlerini organize ettiği ileri sürülmüştür. Ayrıca başvurucunun PKK'nın çağrısıyla yapılan, terör örgütünün propagandasına dönüşen, bazılarında şiddet eylemlerinin de olduğu gösteri yürüyüşlerini Kent Meclisinin yöneticisi olarak tertip ettiği, bunlara katıldığı belirtilmiştir. Başvurucunun telefon dinleme kayıtlarına da yer verilmiştir. Bu kayıtlarda başvurucunun operasyonlarda öldürülen teröristlerin cenazeleri ile ilgilenilmesine, cenazelere araç temin edilmesine yönelik konuşmalarının olduğu ifade edilmiştir. İddianamede, başvurucuyla ilgili hukuki değerlendirme bölümü şöyledir:"... Dosyada mevcut ortam tapeleri, olay tespit tutanakları ve fotoğraflar, tanık beyanları, dökümanlar, savunması birlikte değerlendirildiğinde, Şüphelinin, PKK terör örgütünün sözde sözleşmeleri örgüt liderinin ve terör örgütünün Irak ülkesinin kuzeyinde yerleşen yöneticilerinin talimatları doğrultusunda kurulan ,ayrıntısıylaiddianamenin giriş bölümünde yasadışı terör örgütüne bağlı biryapılanma olduğu açıklanan , başkanlık divanı, yürütmesi ve disiplin kurulundan oluşan organları bulunan, PKK/KCKterör örgütü yapılanmasının ana unsurlarından ve sözde demokratik özerkliği gerçekleştirmenin bir aracı olarak kabul ettikleri, kentte bulunan tüm kurumların bağlı olduğu, vatandaşların devletin idari ve adli kurumlarıyla irtibatını ortadan kaldırmayı amaç edinen, öldürülen teröristleri için saygı duruşunda bulunularak toplantılarına başlanılan, Abdullah Öcalan'ın avukatları aracılığıyla gönderdiği 'Görüşme notlarının' ve KCK yürütme konseyi başkanlığının görüş ve talimatlarının okunduğu, bu görüş ve talimatlar doğrultusunda değerlendirme ve alan çalışmasının yapıldığı, gündeme göre değişik tarihlerde PKK terör örgütünün propagandasının yapıldığı yasadışı gösterilerin düzenlenmesi kararlarının alındığı yasadışı kent Meclisinin toplantılarına bu özelliğini bilerek yürütme sıfatıyla katıldığı (Gerek toplantıdaki konuşmalarından, gerekse gizli tanık beyanlarından kent meclisi yürütmesinde ve divanında yer aldığı anlaşılmıştır.) şüphelinin örgütün yönetici kadrosunda olduğunun anlaşıldığı, Silahlı örgütü yönetmek; örgütün genel stratejisini belirlemek, örgüt faaliyet planlarını yapmak, iş bolumunu belırlemek, uyelerıne görev ve talimat vermek, koordinasyonu sağlamak gibi davranışlardır. Bu şekil davranışlarda bulunan örgütün hıyerarşık yapısı ıçınde gorevlendırılen, başkanlık eden, emir verıp komuta eden kişi veya bu faaliyetlerde bulunan yonetım grubu uyesı olan kışı, yoneten sıfatıyla 314/1 maddeye gore cezalandırılır hükmü,Yasadışı Kent Meclisi Sözleşmesinin 23/a maddesinde tanımı ve kapsamı anlatılan 'Kent Meclisi Yürütmesinin Kent Konseyi olarak tanımlandığı ve halkın demokratik işlerini yürüten en üst icra organdır. Alanın DTM'nin ve Demokratik Kent Meclisinin kararlarını yaşama geçirir. Demokratik Kent Meclisi toplantılarında faaliyetleri hakkında rapor sunar, çalışmalarım meclisin denetimine açar.' şeklindeki görevleri ,yine sözleşmenin maddesinde DKM Başkanlık Divanının 'Meclis çalışmalarını düzenleyip yürütmekten sorumludur. Genel Kurul toplantılarını ve ara dönem kurul toplantılarını organize eder ve yönetir. Komisyon çalışmalarını koordine eder, düzenler' şeklindeki hükmü göz önüne alındığında şüphelinin üzerine atılı terör örgütünün faaliyetlerini düzenlemek suretiyle terör örgütünü yönetme suçunu işlediğinin anlaşıldığı, Ayrıca şüphelinin 2011, 2011, 2011, 2011, 2011, 2011, 2011, 2011 ve 2011 tarihli eylemleri nedeniyle 9 (dokuz) KEZ 2911 Sayılı Kanunun 28/1 maddesinde yazılı suçu ile;Yine 2011 tarihinde şüphelinin başkanı olduğu Bağlar BDP ilçe binasında yapılan aramada ele geçirilen malzemelerinbulundukları yer ve sayısal olarak çoklukları gözönüne alındığında terör örgütünün propgandası amacıyla bulundurulup sergilendiği anlaşıldığından şüphelinin terör örgütünün propagandasına yapma suçunu işlediğinin anlaşıldığı..." İddianamede, başvurucu Heybet Yüce'nin Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde Kent Meclisi bünyesinde örgütsel faaliyetler yürüttüğü, bu kapsamda yapılan birçok yasa dışı toplantıya katıldığı ileri sürülmüş; başvurucunun ikametinde yapılan aramada yaşadığı bir sorundan dolayı örgütsel hiyerarşi gereği Bağlar ilçe yürütmesine öz eleştiri verdiğine dair bir belgenin ele geçirildiği belirtilmiştir. İddianamede gizli tanık beyanlarına da yer verilmiştir. Bu beyanlarda; başvurucunun gençler üzerinde etkili bir durumunun olduğu, özellikle mahalle içinde örgütlenen gençlerin molotof kokteyli hazırlamasına yardımcı olduğu, mahalle içinde meydana gelen her türlü örgütsel eylem ve faaliyetlerin başvurucunun bilgisi doğrultusunda yapıldığı ileri sürülmüştür. Ayrıca başvurucunun terör örgütünün çağrısıyla yapılan, terör örgütünün propagandasına dönüşen ve bazılarında şiddet eylemlerinin de olduğu toplantılara katıldığı ileri sürülmüş; başvurucunun telefon dinleme kayıtlarına da yer verilmiştir. Bu kayıtlarda başvurucunun operasyonlarda öldürülen teröristlerin cenazelerine katılımın sağlanmasına, bu cenazelerde yapılacak gösterilerin koordine edilmesine ilişkinkonuşmalarının olduğu ifade edilmiştir. İddianamede, başvurucuyla ilgili hukuki değerlendirme bölümü şöyledir:" ... Dosyada mevcut ortam tapeleri, olay tespit tutanakları ve fotoğraflar, tanık beyanları, dökümanlar, savunması birlikte değerlendirildiğinde, Şüphelinin, PKK terör örgütünün sözde sözleşmeleri örgüt liderinin ve terör örgütünün Irak ülkesinin kuzeyinde yerleşen yöneticilerinin talimatları doğrultusunda kurulan ,ayrıntısıylaiddianamenin giriş bölümünde yasadışı terör örgütüne bağlı biryapılanma olduğu açıklanan , başkanlık divanı, yürütmesi ve disiplin kurulundan oluşan organları bulunan, PKK/KCKterör örgütü yapılanmasının ana unsurlarından ve sözde demokratik özerkliği gerçekleştirmenin bir aracı olarak kabul ettikleri, kentte bulunan tüm kurumların bağlı olduğu, vatandaşların devletin idari ve adli kurumlarıyla irtibatını ortadan kaldırmayı amaç edinen, öldürülen teröristleri için saygı duruşunda bulunularak toplantılarına başlanılan, Abdullah Öcalan'ın avukatları aracılığıyla gönderdiği 'Görüşme notlarının' ve KCK yürütme konseyi başkanlığının görüş ve talimatlarının okunduğu, bu görüş ve talimatlar doğrultusunda değerlendirme ve alan çalışmasının yapıldığı, gündeme göre değişik tarihlerde PKK terör örgütünün propagandasının yapıldığı yasadışı gösterilerin düzenlenmesi kararlarının alındığı yasadışı kent Meclisinin toplantılarına bu özelliğini bilerek, 5 nisan mahalle meclisi temsilcisi olarak katıldığı, bu şekilde üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin anlaşıldığı..." Dava, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) E.2012/198 sayılı dosyası üzerinden başvurucular yönünden tutuklu olarak görülmüştür. Mahkeme 21/1/2014 tarihinde başvurucuların da aralarında olduğu tutuklu sanıkların tutukluluk durumunu resen incelemiş ve başvurucuların tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucular karara itiraz etmiş, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin31/1/2014 tarihli kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Başvurucular, anılan kararı 17/2/2014 tarihinde öğrendiklerini bildirmişlerdir. Başvurucular 17/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) mülga madde ile görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 10/3/2014 tarihli kararı ile dosya, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine (E.2014/191) devredilmiştir. Anılan Mahkemece 4/4/2014 tarihinde yapılan tensip incelemesinde başvurucuların tahliyesine karar verilmiş, başvurucular aynı gün serbest bırakılmıştır. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, §§ 64-