9. Ceza Dairesi 2021/3079 E. , 2023/8798 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/453 E., 2017/784 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, beraat, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME …
**9. Ceza Dairesi 2021/3079 E. , 2023/8798 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/453 E., 2017/784 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, beraat, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen asıl karar ile ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2016/69 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile sanığın; a.) Nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve beşinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c.) Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, d.) Şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, e.) Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, f.) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası ve son cümlesi ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.05.2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/784 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, mala zarar verme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, İstinaf Başvurularının Esastan Reddine, nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf itirazı yerinde görülmekle Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2017 tarihli ve 2016/69 Esas ve 2017/3 Karar sayılı hükmünün kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine, karar verilmiştir. 3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/784 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, mala zarar verme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesi uyarınca reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Dosyada mevcut deliller uyarınca suç sabit iken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğuna, sanığın nitelikli cinsel saldırı ve isnat olunan diğer suçlar yönünden en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine, sanık lehine indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Dosyada mevcut CD görüntülerinde cinsel saldırının rıza dışı meydana geldiğinin açıkça görülmesi ve mağdurenin aşamalarda değişmeyen samimi beyanlarının bulunması nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkeme, "...Sanık ... ...' nun olay öncesindeki tarihlerde Hatay İlinden Suriye uyruklu bir bayanı köye getirerek bir süre birlikte yaşadıktan sonra çıkan sorunlar nedeniyle geri gönderdiği, o bayanı gönderdikten kısa bir süre sonra yeğeni ... ... ile birlikte Hatay iline yeniden başka bir kadın almak amacıyla gittiği, burada aracılar vasıtasıyla müşteki ... ile tanıştırıldığı, bu tanışma dolayısıyla aracılara para verdiği, Hatay ilinde müştekiye küpe ve yüzük aldığı, burada Suriye uyruklu müşteki ile evlenmek hususunda anlaştığı ve Sungurlu ilçesine ulaşınca resmi nikah ve düğün yapacağını da belirttiği, sonrasında Hatay ilinden sanığın yaşamış olduğu Sungurlu'ya doğru hareket ettikleri, gece 02:30 civarı Sungurlu'ya ulaştıkları, sanığın yeğeni olan ...'ı Ankara iline gitmesi için Sungurlu'dan otobüse bindirdiği ve müşteki ile birlikte köye doğru hareket ettiği, köy yolunda tenha bir yerde aracı durdurduğu ve bu esnada müştekinin zorla üzerini soyduğu, müşteki ile rızası hilafına zor kullanarak ilişkiye girerek cinsel saldırıda bulunduğu, bu ilişki anını videoya çektiği, dosya içerisinde bulunan video görüntülerinden ve 12.09.2016 tarihli kolluk tarafından düzenlenen CD izleme tutanağından da anlaşılacağı üzere müştekinin bu ilişkiye rızasının olmadığı, sanığın müştekiyi videoya alırken ve fotosunu çekerken müştekinin yüzünü kapattığı ve çekilen fotolardan yüz ifadesinin ağlamaklı olması nazara alındığında ilişkiye rızasının olmadığının anlaşıldığı, sanığın cinsel ilişki esnasında müştekiye " sik... a... goyduğum böyle olmaz ki, a.... sokuyum" diyerek hakeret ettiği, müştekinin geri gitmesi durumunda çektiği görüntüleri sosyal medyada paylaşmakla müştekiyi tehdit etmek suretiyle şantajda bulunduğu, müştekinin aracın içerisinde bağırdığı ancak bulundukları yerin köyün dışında olması ve vaktin de gece olması sebebiyle kimseye sesini duyuramadığı, burada sanığın müşteki ile zorla bir defa cinsel ilişkiye girdiği, kıyafetlerini giyerken sanığın müştekiye ait telefonu gördüğü ve telefonu alarak içinde bulunan sim kartı kırarak müştekinin malına zarar verdiği, köye ulaştıklarında sanık ile müştekinin aynı yatakta uyuduğu, sabah uyanınca sanığın saat 12:00'de tekrar zorla müşteki ile cinsel ilişkiye girerek ikinci kez cinsel saldırıda bulunduğu ve evden ayrıldığı, akşam eve gelince müştekinin sanığa karnının ağrıdığını ve hastaneye gitmesi gerektiğini söylediği, sanık, sanığın kız kardeşi ve müştekinin hep birlikte hastaneye geldikleri, müşteki ve sanığın kız kardeşinin araçta beklediği ve sanığın hastaneye giderek doktorla konuştuğu, hastanede müştekiyi Suriye uyruklu olması ve kimliğinin olmaması sebebiyle doktorun muayene etmediği, ancak sanığın tarifi üzerine bir kağıda ilaç isimleri yazarak verdiği, bu ilaçları almak için hep birlikte ... Eczanesi'ne geldikleri, müştekinin burada tezgahta bulunan eczacı tanık ...'nun kolundan tutarak "ben ..., yardım edin polis"diye yalvarır tarzda yardım istediği ve bu olayın dosyada bulunan eczane güvenlik kamerası ve eczane çalışanı tanık ...'in ifadelerinden de sabit olduğu, bu esnada sanığın müştekiyi ittirerek zorla eczaneden çıkardığı ve araca bindirerek köye götürdüğü, sanığın ilk cinsel eyleminden kolluk görevlilerinin evine gelmesine kadar geçen zaman dilimi içerisinde müştekinin hürriyetini kısıtladığı, tanık olan eczacı ... tarafından olayın kolluğa bildirilmesi üzerine sanığın köydeki evine gidildiği ve müştekinin sanığın evinde bulunduğu, olayların bu şekilde açığa çıktığı ve sanığın bu suretle zincirleme şekilde cinsel saldırı, kişinin hürriyetini kısıtlama, hakaret, şantaj, mala zarar verme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını işlediği anlaşıldığından..." şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine karar vermiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi "...Sanık hakkında cinsel saldırı, şantaj, hürriyeti tahdit, mala zarar verme, hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış ve sanığın bu suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dairemizce de sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, mala zarar verme, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından verilen mahkumiyet kararlarında herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilemediğinden bu suçlar açısından istinaf taleplerinin esastan reddedilmesi gerektiği kabul olunmuştur. Fakat gerek dosyadaki ifadeler, gerek mesaj çözümleri, gerek olayın oluş şekli, gerekse de Dairemizce de izlenen olaya ilişkin kamera kaydı gözönüne alındığında, mağdur ...'in, sanık ile rızası ile cinsel ilişkiye girdiği kabul olunduğundan, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılması ve sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, mala zarar verme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik İstinaf Başvurularının Esastan Reddine, nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın beraatine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Hakaret, Şantaj, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükme İlişkin Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir V. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Hakaret, Şantaj, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükme İlişkin Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/784 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.05.2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/784 Karar sayılı kararına Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.