9. Ceza Dairesi 2021/23584 E. , 2024/11447 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/56 E., 2014/10 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER: O yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düş
**9. Ceza Dairesi 2021/23584 E. , 2024/11447 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/56 E., 2014/10 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER: O yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ..., Hakan ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını, sanık ... hakkında ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'ın katılan mağdure ...'ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklardan ...'nın mağdure ...'a, ... ...'in ...'e, suça sürüklenen çocuk ...'ın ise ...'ya karşı çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk ...’ın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına, sanıklar ... ve ... ...’in atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediklerine dair delil bulunmadığına, sanık ... hakkında atılı suçlardan zincirleme suç hükümlerince cezalandırılmasına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulması talebine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun üst hadden cezalandırılmasına, katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti ödenmesine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulmasına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. D. Sanıklar ... ... ile ... Müdafiinin Temyiz İsteği Sanıkların mağdureler ile cinsel ilişkiye girdiklerine dair her türlü şüpheden uzak, somut bir delil bulunmadığına, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediklerine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulmasına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. E. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın, mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne, atılı eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğuna ve mağdurenin aşamalarda şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle düşme kararı verilmesine, gebelik süresinin tespitinde bilimsel olarak 14 günlük yanılgı oluşabileceğine, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulmasına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir. B. Sanıklar ... ve ... ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar ... ve ... ...'in cinsel istismar eylemini işledikleri sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurelerin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurelerin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, olay günü sanıklar ... ve ... ...'in mağdurelerden ...'in ayarladığı evde buluştukları ve cinsel istismar eylemi dışında mağdurelerin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketlerinin bulunmamaları nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek bu suçtan sanıklar ... ve ... ... hakkında beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık ...'ın mağdure ... ile farklı zamanlarda birden çok kez cinsel ilişkiye girdikleri dosya kapsamından anlaşılmakla, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. D. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-a ve 109/1, 109/3-f, 109/5. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d ve 66/2. maddeleri gereği 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.01.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Sanıklar ... ve ... ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Vezirköprü Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin kararında o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanıklar ... ve ... ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ile Sanık ... Hakkında Atılı Suçlardan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, sayın üye ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanıklar ... ve ... ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de; Mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, Havza 25 Mayıs İlköğretim Okulu'nda öğrenci olan mağdurlar ... (...) ve ... ile katılan ... ... (...)'in okul arkadaşı oldukları, katılan ... ve erkek arkadaşı olan sanık ... vasıtasıyla ...'in sanık ... ile, ...'un da ... ile tanışıp arkadaş oldukları, adı geçen sanıkların katılan ve mağdurların ilköğretim öğrencisi olduklarını bildikleri, katılan ve mağdurlar ile sanıklar ..., ... ve ...'ın normal görüşmelerinin haricinde suç tarihi olan 2010 yılı Mayıs ayında Havza Kız Meslek Lisesi'nin yakınlarında bulunan boş ve metruk bir evde buluştukları, bu evin salonunda toplu olarak oturdukları, bir kısmının burada alkol aldığı, bu buluşmadan 4-5 gün kadar sonra da Boyalıca Mahallesi'nde bulunan ve mağdur ...'in bir akrabasına ait olup ev sahibinin gurbette olması sebebi ile kimsenin olmadığı, eşyalı evde aynı tarafların buluştuğu, bir kısmının burada da alkol aldığı, önce salonda hep birlikte oturup kısa bir süre sohbet ettikten sonra ikişerli gruplar halinde (...'in ... ile, ...'un da ... ile, ...'nın ... ile) odalara geçtikleri, tarafların odalarda 15-45 dakika kadar kaldıkları, mahkemenin kabulüne göre sanıkların yaşları küçük olan katılan ve mağdurlara yönelik olarak basit şekilde cinsel istismar eyleminde bulundukları sabit olmuştur. Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf sanıklar ... ve ... ...'in mağdurlar ..., ... ve ... ile ilk olarak 2010 yılı Mayıs ayında Havza Kız Meslek Lisesi yakınındaki bir eve giderek burada alkol almaları, bundan 4-5 gün sonra ise mağdur ...'in bir akrabasına ait olup ev sahibinin gurbette olması sebebi ile kimsenin olmadığı, eşyalı evde aynı tarafların buluşup ...'in ... ile, ...'un da ... ile, ...'nın ... ile ayrı odalara geçerek cinsel istismarda bulunmaları olayında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşup oluşmadığına ilişkindir. Daire çoğunluğunca bozma ilamında mağdur ...'in ayarladığı evde buluştuklarında sanıklar ve SSÇ'nin cinsel istismar eylemi dışında mağdurların hürriyetlerini kısıtlayıcı başkaca bir eylemde bulunmadıkları gerekçesiyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, mağdurların tamamı eylem tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olup, bu yaş grubundaki çocukların hürriyetleri mutlak surette tasarrufta bulunabilecekleri bir hakka ilişkin olmadığından rızaları hukuken geçersizdir (Yargıtay CGK'nun 2014/14-465 E. 2015/235 K. ve 2014/14-307 E. 2015/8 K.). 15 yaşından küçük çocukların meşru bir amaç dışında bir yere götürülmeleri, bir yere gitmelerinin temin edilmesi veya bir yerde tutulmaları kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Suçun oluşumunda mağdurun fail ile birlikte bir yere gitmesi ya da failin yönlendirmesiyle mağdurun bir yere gidip orada buluşmalarının bir önemi yoktur. Çocuklara yönelik cinsel istismar eylemlerinde, eylem mağdurun zaten bulunmakta olduğu ev, apartman merdiven boşluğu, park, sokak, okul, yurt, dersane, market vs gibi yerlerde işlenmiş ise ve failin cinsel eylem dışında çocuğun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir eylemi yoksa, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle eylemle sınırlı süre boyunca mağdurun iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı kabul edilmektedir. Ancak fail cinsel istismar eylemini gerçekleştirmek için mağduru bir yere götürür veya bir yere gitmesini sağlayıp kendisi de oraya giderek eylemi gerçekleştirirse kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşacaktır. Dairemizin istikrar kazanmış uygulaması da bu yöndedir. Somut olayda ilk olarak sanıklar ve mağdurlar metruk bir evde buluşarak alkol almışlar, bundan 4-5 gün sonra ise mağdur ...'in akrabasına ait bir evde buluşmuşlar ve cinsel istismar eylemleri gerçekleşmiştir. Sanıkların mağdurlar ile meşru bir amaç dışında önceden sözleşerek bir evde buluşmaları suçun oluşumu için yeterlidir. Eve mağdurlarla birlikte ya da ayrı ayrı gelmelerinin önemi yoktur. Önemli olan mağdurların hukuken geçersiz olan rızaları dahilinde bir yere gitmelerinin sağlanmasıdır. Anlatılan nedenlerle sanıkların 15 yaşından küçük mağdurlar ile meşru bir amaç olmaksızın önceden randevulaşarak mağdurlar ile önce metruk bir evde buluşup alkol almaları ve daha sonra yine randevulaşarak mağdur ...'in akrabasının evinde buluşarak orada cinsel istismarda bulunmaları şeklinde gerçekleşen olayda, zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğu ve mahkumiyet hükümlerinin yerinde olup onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.