23. Ceza Dairesi 2016/10652 E. , 2016/9804 K. "" Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık ...’nın, Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 158/1-f, 62 (iki defa) ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 2 yıl 6 ay hapis ve 56.666,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/06/2014 tarihli ve 2013/114 esas, 2014/214 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/04/2016 gün ve 105-63-198…
**23. Ceza Dairesi 2016/10652 E. , 2016/9804 K.** **"İçtihat Metni"** Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık ...’nın, Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 158/1-f, 62 (iki defa) ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 2 yıl 6 ay hapis ve 56.666,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/06/2014 tarihli ve 2013/114 esas, 2014/214 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/04/2016 gün ve 105-63-1987-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2016 gün ve 197438 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteminde; Dosya kapsamına göre, adli para cezası hesaplanırken, öncelikle 5237 sayılı Kanun’un 52/1. maddesi uyarınca tam gün sayısının belirlenmesi ve aynı Kanun’un 61/8. maddesi gereğince artırım ve indirimlerin belirlenen gün üzerinden yapılmasını müteakip, 52. maddenin 2. fıkrası uyarınca belirlenen miktar ile gün sayısının çarpılması suretiyle para cezasının tespit edilmesi gerekirken, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f maddesi uyarınca tayin olunan 1360 gün adli para cezasının aynı Kanun’un 52.maddesi uyarınca tam gün karşılığı 50 Türk lirası üzerinden hesap edilerek belirlenen 68.000 Türk lirası adli para cezasından 62. madde uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle ve sonuç ceza olarak 56.650 adli para cezasına hükmedilmesi yerine yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 5237 sayılı Kanun'da 765 sayılı Kanun'dan farklı olarak "gün para cezası sistemi" kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir. İlgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 sayılı TCK’nın sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir. Ancak, 5237 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra 29/06/2005 gün ve 5377 sayılı TCK'nın 19.maddesi ile değişik TCK'nın 158/1.fıkrasına eklenen "...ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." cümlesi ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, 158. maddenin 1. fıkrasına eklenen son cümledeki "...adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir.