Başvuru, işe iade talepli davada temyiz dilekçeleri tebliğ edilmeyerek cevap verme hakkı tanınmaması, Yargıtay tarafından delillerin yanlış değerlendirilip hukuk kurallarının hatalı yorumlanarak davanın reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, işe iade talepli davada temyiz dilekçeleri tebliğ edilmeyerek cevap verme hakkı tanınmaması, Yargıtay tarafından delillerin yanlış değerlendirilip hukuk kurallarının hatalı yorumlanarak davanın reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 7/6/2016 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Aliağa Devlet Hastanesinde altı aydan fazla süredir veri kayıt elemanı olarak çalışan başvurucu, yapmakla ödevli bulunduğu görevleri hatırlatıldığı hâlde yapmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine Karşıyaka İş Mahkemesinde (Mahkeme) 17/8/2009 tarihinde feshin geçersizliği ve işe iade davası açmıştır. Mahkeme 5/7/2010 tarihli kararıyla iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiği sonucuna vararak davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının (başvurucunun) işe iadesine karar vermiştir. Davalı şirketin temyizi üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 17/1/2012 tarihli kararıyla davalı şirketin alt işveren olduğu ileri sürüldüğünden hizmet alım sözleşmesinin diğer tarafı olan Sağlık Bakanlığına (Bakanlık) davanın teşmili gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak Bakanlığın davaya katılımı ile taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 25/4/2012 tarihli kararı ile alt işveren yönünden davanın husumet yönünden reddine, davanın Bakanlık yönünden kabulüyle feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar verilmiştir. Bakanlığın temyizi üzerine karar Dairenin 26/6/2012 tarihli kararıyla davacının görevini gereği gibi yapmadığı hususunda düzenlenen tutanaklara karşı diyecekleri sorulup tespit edilmeden ve itiraz hâlinde tutanaklarda ismi geçen tüm tanıkların bilgisine başvurulmadan eksik incelemeyle karar verildiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 30/12/2013 tarihli kararı ile feshin geçersizliğiyle başvurucunun davalı alt işveren şirkette işe iadesine ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti alacağından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir. Söz konusu karar davalıların temyizi üzerine Dairenin 8/4/2014 tarihli kararıyla bozularak ortadan kaldırılıp davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şu şekildedir:"...Davalı iş yerinde, veri kayıt elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, son zamanlarda yapmakla ödevli olduğu görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi sebebiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının görevini gereği gibi yapmadığı, işe geç kaldığı, hasta yakınları ve personele iyi davranmadığı anlaşılmakla, sözkonusu eylemler fesih için haklı sebep ağırlığında olmamakla birlikte, geçerli sebep oluşturduğundan davanın reddi yerine kabulü hatalı görülmüştür." Nihai karar 31/7/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, 22/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.