T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1173 - 2025/929 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2024/1173 KARAR NO : 2025/929 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2024 NUMARASI : 2017/872 Esas - 2024/286…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1173 - 2025/929 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2024/1173 KARAR NO : 2025/929 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2024 NUMARASI : 2017/872 Esas - 2024/286 Karar ASIL DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali BİR. DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak BİR. DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 23/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl dava eser sözleşmesine dayalı alacak, birleşen davalar eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/233 Esas sayılı dosyaları ile açılan davaların kısmen kabulüne, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/278 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında 09/11/2015 tarihli "Kazan Soda Külü Üretim Tesisi" işine ilişkin sözleşme imzalandığını, davalının sözleşmenin müteahhidi, müvekkilinin ise taşeronu olduğunu, sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı ve haksız olarak fesih edildiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ve bunun Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesiin 2016/79 D. iş sayılı dosyasında tespitinin yaptırıldığını, bu kapsamda bakiye alacak ve diğer alacak ile zararlarının tazmini amacıyla Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2016/22070 sayılı dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra takibine geçtiklerini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'den az olmayacak şekilde icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; taraflar arasındaki 09.11.2015 tarihli sözleşmede müvekkili şirketin işveren sıfatı ile hangi hallerde fesih yetkisini kullanabileceğinin sözleşmede açık olduğunu, davacıya 3500 ve 3600 üniteleri ile ilgili her türlü projenin teslim edildiğini, ancak bu binalara ait iş programının davacı tarafından müvekkiline sunulmadığını, kule vinci kurulması yönünde müvekkilinin davacıyı sürekli uyardığını, kule vinç yerleşim yeri belirlenmesi, temel projesi, montaj metodu sunumunun davacı tarafından geciktirildiğini, sözleşme kapsamındaki işler için gerekli olan kalıp ve iskele malzemesinin yetersiz ve demonte olduğunu, döşemede kullanılacak kalite ve evsafta kalıp malzemesinin şantiyeye hiç getirilmediğini, davacının sözleşme kaynaklı yükümlülüğü olmasına rağmen işin teknik yapım yönteminin müvekkili şirkete verilmediğini, davacının teknik emniyet ve İSG kurallarına uyulması yönünde yapılan ikazlara rağmen bu uyarılara aldırış edilmediğini, davacı şirketin, yeterli sayıda, vasıfta ve işin ehli personeli sahada hiçbir zaman bulundurmadığını, davacının, uyarılmasına rağmen detaylı iş programı hazırlayıp müvekkiline sunmadığını, müvekkili tarafından 12.03.2016 tarihli yazı ile, üniteler bazında ayrı ayrı 05.07.2016 tarihine kadar davacı şirkete ek süre verildiğini, müvekkili şirket tarafından işin yürütülmesi ile alakalı bütün aksaklıkların giderilmesi için davacı şirkete 7 günlük süre verildiğini, bu süre sonunda yapılan görüşmelerde, müvekkilinin bahsetmiş olduğu aksaklıkların giderilmediğini, bunun üzerine şirket yetkilisi ... tarafından 18.04.2016 tarihinde e-mail ile neticede Ankara 6. Noterliği 19.04.2016 tarih ve 07523 yevmiye nolu ihtarnamesiyle sözleşmenin 7'nci maddesi kapsamında haklı gerekçelerle feshedildiğini, davacının malzemelerden bazılarının davacıya ait olmadığı halde davacıya ait olduğu yönünde tespit yapıldığını, malzemelere ilişkin olarak davacının belirttiği rakamları kabulün mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği 113.64 ton demir miktarının kabul edilmediğini, inşaat sektöründe kullanılan demirde ortalama değer olarak % 3 fire kabul edildiğini, bu fire oranının hesaplamada dikkate alınmadığını, kaba bir hesap ile 773,72 Ton demirde X 4,3 = 23,21 ton demir ettiğini, davacı şirketin, müvekkili nezdindeki cari hesap bakiyesine göre, tüm teminat kesintileri mahsup edildikten sonra müvekkili şirkete 752.988,55 TL borcu bulunduğunu savunarak, davanın reddine, davacı tarafın takip miktarının % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN ANK. 12. ATM'NİN 2021/233 E. SAYILI DOSYASINDA; İDDİA : Davacı vekili; müvekkili firmanın yapımını üstlenmiş olduğu Kazan Soda Külü Üretim Tesisi Projesinin “ B &E” Bölümlerinin (ünite:3000-3500-3600-4200-4600) Kaba İnşaat İşlerinin Yapılması için davalı firma ile 09.11.2015 tarihli taşeron sözleşmesinin imzaladığını, yüklenici davalının sözleşme kapsamınca yükümlülüklerini yerine getirmediğinden müvekkili tarafından davalıya Ankara 6. Noterliğinden gönderilen 19.04.2016 tarih ve 07523 yevmiye nolu ihtarnameyle “sözleşmenin 7.1, 7.3, 7,4, 7.5, 7.6, 7.7,7.8 ve 7.10 maddelerinde sıralanan hususlarda açık ihlalinin bulunduğu ve belirtilen uygunsuzlukların giderilmesi için herhangi bir tedbir alınmadığı yada yeterli olmadığından sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi sonucunda, müvekkili firmanın, davalıdan sözleşmeye istinaden verdiği vede davalı adına yaptığı ödemeler nedeniyle bakiye cari hesap alacağının doğduğunu, bunun ticari defterlerinde kayıtlı olduğu üzere 867.776,80-TL olduğu, bu bedelden davalının 1- 4 nolu hakkediş ödemelerinde yapılan 114.788,25 TL teminat kesintileri mahsup edildiğinde, davalıdan kalan cari hesap alacağının 752.988,55-TL olduğu, taraflar arasında aynı sözleşmeden kaynaklanan davalının, davacısı olduğu ve halen derdest olan, Ankara 12. Asliye Tİcaret Mahkemesinin 2017/872 E. Sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının 5.Hakkediş tutarı alacağı olarak (taraflarından kabul edilmemiş ve kabul anlamına gelmemek kaydı ile) 568.629,49TL'sı belirlendiği, davalının bilirkişi raporuna göre 5.Hakkediş alacağının müvekkili firmanın cari hesap alacağı bakiyesinden mahsup edildiğinde 752.988,55 TL- 568.629,49 TL= 184.359,06 TL'si müvekkili firmanın net cari hesap alacağı olduğunu ileri sürerek, alacağın sözleşmenin fesih tarihi olan 19/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, taraflar arasında aynı sözleşmeden kaynaklanan Ankara 12. Asliye Tİcaret Mahkemesinin 2017/872 E. Sayılı dava dosyası ile bu dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından Ankara 47. Noterliği'nin 24/04/2015 tarih ve 13099 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde genel vekaletname ile ...'nu vekil tayin ettiğini, ...'nun işin her safhasında sahada ve işin başında olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen yazıları bile ... şirketi adına yetkilisi ...'nun dikkatine şeklinde gönderdiğini, davacının işte ve diğer safhalarda müvekkiline ait yetkili bulunmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının işin zamanında yerine getirilmediği iddiasının, işin sürenin bitirilememesinde davacı şirketin yükümlülüğündeki işlerin süresinde yapılmamasından kaynaklandığını, müvekkilinin kusuru olmadığını, aralarında imzalanan sözleşmeye aykırı olarak davacının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/79 D.İş sayılı dosyasında yapılan keşif incelemesinde de görüldüğü üzere davacının işi gecikmesinde tam kusurlu olduğunu, davacının müvekkiline gönderdiği ihtarnamede fesih hakkedişinde gecikme cezası kesintisinin bulunmadığını, dava konusu işte müvekkilinin işin tamamını üstlenmediğini, işin hazır edilmesi için İnşaat ruhsatının alınması, onaylı projelerin temini, detay projelerin temini, temel kazılarının yapılması, temel dolgularının yapılması, ulaşım yollarının yapılması, saha elektriğinin temini, saha suyunun temini, saha suyunun temini, temel drenaj sisteminin yapılması, ankraj montajlarının yapılması işlerinin davacının sorumluluğunda olduğunu ve kendisine düşen işleri eksik veya geç yerine getirdiğini, müvekkiline yapım işine ait projelerin onaylı örneklerinin verilmediğini, hatta sözleşme konusu 4200 ve 4600 ünitelerinin projelerinin hiç verilmediğini, bilahare dava sırasında 4600 ünitesinin inşaat ruhsatını kapsamında olmadığının ve işbu bölümün kaçak olarak yapıldığının öğrenildiğini, davacının müvekkilinin olan 3000, 3500 ve 3600 ünitelerinin temel kazıları işin süresine uygun ve tam olarak yapılmadığını, 4200 ve 4600 ünitelerinin temel kazılarının ise hiç yapılmadığını, yer teslimleri dahi yapılmadığını, davacının temel içi dolgularını tam olarak yapmadığını, yapılan dolgu imalatları kazıdan çıkan toprak ile yapılmış olması ile taşıyıcı özelliği bulunmadığından teknik şartnameye de uygun yapılmadığını, davalı şirket ünite yapılarının ulaşım yollarını teknik şartnameye göre yapmadığını, yapılan yolların kazıdan çıkan toprak ile yapılmış olması ve her yağıştan sonra sahanın çamur olması ile ünite yapılarına ulaşım sağlanamadığını, davacı şirket 3000 ünitesinde beton içerisinde kalacak ankraj montajlarını tam ve işin süresine uygun olarak yapmadığından müvekkili şirket bu ünitede temel imalatlarını dahi tamamlayamadığını, davacı şirketin saha elektrik teminini çok geç yaptığını, davacı şirketin saha kullanma suyunu temin etmediğinden saha WC kabinlerini kurmadığını, müvekkili şirketin kurmasına da izin vermediğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince keşif icrası sonrası aldırılan raporda da davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediklerinin tespit edildiğini, sahadaki aksaklıklara ve eksik işlere ilişkin müvekkili tarafından 20/01/2016-16/02/2016 tarihinde davacıya uyarı niteliğinde mailler gönderildiğini, kötü hava koşullarına karşı da davacının sahayı ıslah etmediğinden işlerin geciktiğini, müvekkilinin ücretlerini kendi ödeyerek beton dökebilmek için iş makineleri kiraladığını, inşaat alanı yollarını yaptığını, jeneratörler kiraladığını, prefabrik wc kabinlerini kurduklarını ileri sürerek, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan 09.11.2015 tarihi sözleşmenin davacı şirket tarafından tek taraflı beyanı ile haksız ve hukuka aykırı olarak 19.04.2016 tarihinde fesih edilmiş olması ile açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN ANK. 14. ATM'NİN 2021/278 ESAS SAYILI DOSYASINDA; İDDİA : Davacı vekili; davalı şirket ile Kazan Soda Külü Üretim Tesisi Projesi “ B & E ” Bölümleri (ünite:3000-3500-3600-4200-4600) Kaba İnşaat İşlerinin Yapılmasına ilişkin olarak 09. 11.2015 tarihli taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, davalı şirketin sözleşme gereğince yükümlülük lerini yerine getirmemesi sebebi ile davalı şirkete gönderilen Ankara 6. Noterliği'nin 19.04. 2016 tarihli ve 07523 yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, işlerin fesih tarihi olan 19.04.2016 tarihinde dahi, yani sözleşmeye göre iş süresinin takriben bir ay gibi zaman aşmasına rağmen fiili olarak ancak % 28 gibi çok düşük bir bölümünün kusurlu ve önemli eksikliklerle imal edilmesinin sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini, davalı şirketin malzemelerinin iş sahasında muhafazası, iş yerinde çalışma sahalarının açılabilmesi içinde demonte edilmesi, toplanması ve stoklanması, iş sahasından uzaklaştırılması, nakliyesi ve tekrar saha dışında, müvekkilinin deposunda emniyete alınarak muhafazası hususlarında 450.000,00 TL müspet zarara sebebiyet verdiğini, ayrıca iş sahibi İdare'nin iş kapsamında yaptığı eksiltme sonucu müvekkili şirketin 500.000,00 TL'de kar mahrumiyeti zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, sözleşmenin 11.2 cezalar başlıklı maddesinin ilgili hükümleri uyarınca toplamda 199.000,00 TL cezai şart, yine davalının kusurlu davranışları ile sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi sonucu müvekkili firmanın oluşan 450.000,00 TL müspet ve 500.000,00 TL menfi zararının tazmini olarak toplamda 1.149.000,00TL'nin davalı şirketten tahsili edilerek müvekkiline ödenmesine, taraflar arasında aynı sözleşmeden kaynaklanan Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/872 Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; müvekkili şirketin ...'nu vekil tayin ettiğini, ...'nun işin her safhasında sahada ve işin başında olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen yazıları bile ... şirketi adına yetkilisi ...'nun dikkatine şeklinde gönderdiğini, davacının işte ve diğer safhalarda müvekkiline ait yetkili bulunmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının işin zamanında yerine getirilmediği iddiasının, işin sürenin bitirilememesinde davacı şirketin yükümlülüğündeki işlerin süresinde yapılmamasından kaynaklandığını, müvekkilinin kusuru olmadığını, aralarında imzalanan sözleşmeye aykırı olarak davacının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/79 D.İş sayılı dosyasında yapılan keşif incelemesinde de görüldüğü üzere, davacının işi gecikmesinde tam kusurlu olduğunu, davacının müvekkiline gönderdiği ihtarnamede fesih hakkedişinde gecikme cezası kesintisinin bulunmadığını, dava konusu işte müvekkilinin işin tamamını üstlenmediğini, işin hazır edilmesi için İnşaat ruhsatının alınması, onaylı projelerin temini, detay projelerin temini, temel kazılarının yapılması, temel dolgularının yapılması, ulaşım yollarının yapılması, saha elektriğinin temini, saha suyunun temini, saha suyunun temini, temel drenaj sisteminin yapılması, ankraj montajlarının yapılması işlerinin davacının sorumluluğunda olduğunu ve davacının kendisine düşen işleri eksik veya geç yerine getirdiğini, müvekkiline yapım işine ait projelerin onaylı örneklerinin verilmediğini, hatta sözleşme konusu 4200 ve 4600 ünitelerinin projelerinin hiç verilmediğini, bilahare dava sırasında 4600 ünitesinin inşaat ruhsatını kapsamında olmadığının ve işbu bölümün kaçak olarak yapıldığının öğrenildiğini, davacının, müvekkilinin işi kapsamında olan 3000, 3500 ve 3600 ünitelerinin temel kazılarını iş süresine uygun ve tam olarak yapmadığını,4200 ve 4600 ünitelerinin temel kazılarının ise hiç yapılmadığını, yer teslimleri dahi yapılmadığını, davacının, temel içi dolgularını tam olarak yapmadığını ve yapılan dolgu imalatları kazıdan çıkan toprak ile yapılmış olması ile taşıyıcı özelliği bulunmadığından teknik şartnameye de uygun yapılmadığını, davalı şirket ünite yapılarının ulaşım yollarını teknik şartnameye göre yapmadığını, yapılan yolların kazıdan çıkan toprak ile yapılmış olması ve her yağıştan sonra sahanın çamur olması ile ünite yapılarına ulaşım sağlanamadığını, davacı şirket 3000 ünitesinde beton içerisinde kalacak ankraj montajlarını tam ve işin süresine uygun olarak yapmadığından müvekkili şirket bu ünitede temel imalatlarını dahi tamamlayama dığını, davacı şirketin saha elektrik teminini çok geç yaptığını, davacı şirketin saha kullanma suyunu temin etmediğinden saha WC kabinlerini kurmadığını, müvekkili şirketin kurmasına da izin vermediğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince keşif icrası sonrası aldırılan raporda da davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediklerinin tespit edildiğini, sahadaki aksaklıklara ve eksik işlere ilişkin müvekkili tarafından 20/01/2016-16/02/2016 tarihinde davacıya uyarı niteliğinde mailler gönderildiğini, kötü hava koşullarına karşı da davacının sahayı ıslah etmediğinden işlerin geciktiğini, müvekkilinin ücretlerini kendi ödeyerek beton dökebilmek için iş makineleri kiraladığını, inşaat alanı yollarını yaptığını, jeneratörler kiraladığını, prefabrik wc kabinlerini kurduklarını, ayrıca sözleşmeden kaynaklanan müspet ve menfi zarar sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar olduğunu, davacının 5 yıl sonra alacak davası açmasının zaman aşımına tabi olduğunu savunarak, taraflar arasında imzalanan 09/11/2015 tarihi sözleşmenin davacı şirket tarafından tek taraflı beyanı ile 19/04/2016 tarihinde feshedilmiş olması ile, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, asıl dosyada; eser sözleşmesi kapsamında taşeronun bakiye iş bedeli, sahada kalan demir ve malzeme bedeli, malzeme kira bedeli, sözleşmenin haksız fesih nedeniyle kar mahrumiyeti, nama harcama bedelleri, birleşen dosyalarda ise; iş verenin aynı eser sözleşmesi kapsamında fazla ödenenin iadesi, cezai şart ve sözleşmenin haksız olarak feshine neden olan taşeronda müsbet ve menfi zarar istemine ilişkindir. Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2016/22070 sayılı dosyası incelendiğinde; Taraflar arasındaki 05/11/2015 tarihli "Kazan Soda Külü Üretim Tesisi Projesi İnşaatı ile ilgili olarak B ve E bölümlerinin 3.000-3.500-3.600-4.200-4.600 isimli mahal yerlerinin betonarme imalat işlerinin yapımına yönelik sözleşmenin iş sahibi borçlu şirket tarafından tek taraflı fesih nedeni ile oluşan imalat hakedişlerinden kaynaklanan ve teminat kesintilerinin iadesinden oluşan cari hesap alacağı 176.926,94 TL, sözleşmenin haksız fesih nedeni ile yapılamayan işler nedeni ile oluşan kar mahrumiyeti alacağı 665.896,59 TL, haksız fesih nedeni ile üstlenilen işte yapılmayan işlerle ilgili olarak yapılmak zorunda kalınan genel mobilizasyon ve sabit giderler için yapılan harcama için 332.948,29 TL, borçlu şirket hesabına yapılan gider harcamalarından kaynaklanan 72.492,87 TL, teslimi yapılmayan 113.64 ton demirle ilgili demir bedeli alacağı 156.255,00 TL, alacaklı şirkete teslim edilmeyen malzemeler için fesih tarihinden teslim tarihine kadar arada geçen 6 aylık süre kira bedeli için 224.201,94 TL, alacaklı şirkete teslim edilmeyen malzemelerin bedeli olarak 307.304,31 TL ve inşaat alanında ki depoda olup teslim edilmeyen malzeme bedeli için 4.524,29 TL ile tüm bu kalem alacakların ilk dört kalemi için temerrüt tarihinde olan 07/10/2016 tarihinden, diğer dört kalem asıl alacak yönünden ise 04/11/2016 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ticari avans faizi olarak 19.544,61 TL olmak üzere toplam 1.960.094,84 TL'nin, takip tarihinden itibaren asıl alacak kalemine yıllık %10,5 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanarak tahsilinin talep edildiği, ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilinin takip konusu borcun tamamına, ödeme emrine, alacak kalemlerine uygulanan ve uygulanacak faize itirazı üzerine takibin durdurulduğu ve iş bu davanın yasal süresinde açıldığı görülmüştür. ... vekilinin birleşen dosyaya yönünde, cezai şart vs alacak istemleri yönünden 5 yıllık zaman aşımı süresin geçtiği itirazında bulunmuş ise de TBK'nın 147. maddesinde belirtilen zamanaşım süresinin kesin hak ediş yapılmadığından başlamadığı nazara alınarak reddine karar verilmiş, işin esası incelenmiştir. Taraflar arasında imzalanan 09/11/2015 tarihli sözleşmesinin konusunun; İşveren taahhüdün de bulunanı, Kazan Soda Külü Üretim Tesisi Projesi kapsamında " B ve E" bölümleri, " 3000, 3500, 3600, 4200 ve 4600 ünitelerinin" kaba inşaat işlerinin beton ,demir ve kalıp işleri ve birim fiyat cetvelinde tanımlı diğer işlerin yüklenici marifetiyle birim fiyat usulü yapımı olduğu, sözleşmenin yürürlülük süresinin; iş bu sözleşmeye müteakiben Yükleniciye Yer Tesliminin yapıldığı tarihten başlayıp, Kesin Kabul işleminin bitirilip, Kesin Teminatın Yüklenici lehine serbesi bırakıldığı tarihe kadar olduğu, Yüklenici, ana iş programı esaslarına uygun iş programını hazılayıp işverene vereceği, buna uyulmaması halinde işverenin; Yüklenici'nin kapsamındaki iş miktermi azaltmak, İşler'in bir bölümünü veya tümünü Yüklenici'den alarak nam ve hesabına veya başkalarına yaptırmak, İşyerinde bulunm Yüklenici'ye ait mal ve ekipmanları İşler tamamlanana kadar kullanmak, Sözleşme'deki ceza şartlarını uygulayarak Sözleşme'ye devam etmek, sözleşmeyi fesih etmek gibi seçeneklere sahip olduğu, Yerin 22.10.2015 tarihinde imzalanan protokolle teslim edildiği, İşbu sözleşme konusu işlerin fiyatlandırılabilmesi için temel tasarım projeleri, keşif özetleri, ve detaylar Yüklenici'ye verildiği ve uygulama sorumluluğu kendisine ait olmak üzere uygulama projelerinin işin yapım sürecinde yükleniciye peyder pey verileceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca sözleşmenin tamamlanmadan feshi halinde sözleşmenin 5.2. Maddesi 4. paragrafında;.. Yüklenici'nin işyerinde bulunan kalıp, malzeme ve ekipmanlarının kullanılması durumunda bu malzemelere ait kira bedeli İş bitiminde İşveren'in belirleyeceği bedel üzerinden ödeneceği , 20. maddesinin 3. Paragrafında ise; iş verenin, sözleşme konusu işin ikmali için zaruri görüldüğü takdirde, Yüklenici'nin Şantiyede mevcut alet, makine ve diğer tesislerine veya bunların bir kısmına, mukabilinde kira, amortisman tazminatı gibi herhangi bir bedel ödemek mecburiyetinde kalmaksızın el koyabileceği, bu durumda Yüklenici'nin herhangi bir itiraz hakkının bulunmadığı, 11.2 maddesi B bendi hükmünde; yüklenici iş yerinde bulunmaz veya yetkili vekilini iş yerinde bulundurmaz ise bulunulmayan her gün için 1.000,00-TL 's cezai şarta, yine C bendi hükmü uyarınca; "tamamlanma tarihinde işler ikmal edilmez ise gecikilen her gün için 1.750,00 TL "cezai şart kararlaştırılmıştır. Ankara 63. Noterliğinin 19.04.2016 tarih ve 7523 yevmiye sayılı işveren tarafından keşide edilen ihtarnameyle, 3500 ve 3600 üniteleri ile ilgili bütün projelerin davacıya teslim edildiği, kazıların ve gerekli dolguların yapılmış olduğu halde yüklenicin gerekli işleri yapmadığı, 3500 ve 3600 üniteleri ile alakalı olarak, davacı yüklenici tarafından detaylı iş programı verilmediği, kule vinç yerleşim yerinin belirlenmediği, sözleşmesel bir yükümlülük olmasına rağmen yapım yönteminin davacı yüklenici tarafından sunulmadığı, sahada elektrik ve su bağlantı noktasının davacıya verildiğini, Sözleşmenin 7'nci maddelerinde sıralanan hususlardaki açık ihlallerin giderilmesi için davacının tedbir almadığı veya yeterli olmadığı nazara alınarak sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Yine yüklenici tarafına keşide edilen Ankara 63 Noterliğinin 27.09.2026 tarih ve 33148 yevmiye nolu ihtarnamesiyle cari hesap alacağı, demir bedeli, nama ödeme, malzeme kira bedeli ve depoda kalan malzeme bedeli talep edilmiştir. İşbu ihtarnamenin 29.09.2026 tarihinde tebliği ile verilen süreni bitimi ve temerrüt tarihinin 07.10.2016 olduğu , yine yüklenicinin aynı Noterliğin 27.10.2016 tarih ve 36983 yevmiye nolu ihtarnamesiyle; sahada kalan malzeme bedeli, depoda kalan malzeme, demir bedeli, kira bedeli olmak üzere 692.285.54 TL nin üç gün içinde ödenmesi ihtar edildiği ve 31.10.2016 tebliğiyle davalı temerrütünün 04.11.2016 tarihinde gerçekleşmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizce Sincan Belediyesine yazılan yazıya verilen 14/03/2019 tarihli cevapta; dava konusu işin mimari proje onay tarihlerinin 22/07/2013, tadilat onay tarihlerini 26/06/2017olduğu ve yine ruhsata esas betonarme projelerinin onay tarihlerinin ise 29/06/2017 olduğu, bildirilmiştir. Taraflar arasında 09/11/2015 tarihli , İşveren taahhüdün de bulunanı, Kazan Soda Külü Üretim Tesisi Projesi kapsamında " B ve E" bölümlerin, " 3000, 3500, 3600, 4200 ve 4600 ünitelerinin" kaba inşaat işlerinin; beton ,demir ve kalıp işleri ve birim fiyat cetvelinde tanımlı diğer işlerin, yüklenici marifetiyle ve birim fiyat usulü yapımı sözleşmesinin imzalandığı, yer tesliminin 22/10/2015 tarihinde yapılması ile yüklenicinin işe başladığı, iş süresinin 132 gün olarak belirlendiği, ancak bu sürenin yaklaşık 1 ay geçirilmesine rağmen bilirkişi heyetlerince tespit edilen %32 lik iş kısmının yapımının gerçekleştiği, bu duruma iş tesliminden sonra işvereni sık sık proje tadili yapması ve teslim etmesi gereken projeleri makul sürede teslim etmemesi, yine yüklenici davacının imalat yapacağı mahallerde yapması icap eden imalatları hiç yada süresinde yapmamasının yine yüklenicinin, kule vinç montajını zamanında yapmadığı, işverenin geciktirdiği yada hiç yerine getirmediği edimleri konusunda onu ihtar etmeden işe devam etmesi, ayrıca sözleşmede öngörülenin aksine iş güvenliği uzmanını işyerinde sürekli bulundurmaması nedenleriyle kusurundan kaynaklandığı, işverenin gecikme ve diğer nedenler gerekçe gösterilerek noter ihtarı ile 19.04.2016 tarihinde sözleşmenin fesih edildiği anca iş bu feshinde sözleşmedeki şekil şartına uygun olmayan yöntemle yapıldığından, feshin her iki tarafın kusurlu hareketleriyle/ ortak kusurlarıyla gerçekletiği, bu nedenle sözleşme hükümlerinin uygulanması hususunda ortak kusurlu olmaları nedeniyle, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden kazanç kaybı, kar kaybı yada kaçırılan fırsat adı altında tazminat talep edemeyecekleri, ancak yüklenicinin fesih tarihine kadar yaptığı ve taraflarca imzalanarak faturaya bağlanan 4 adet hak ediş nedeniyle, yüklenicinin iş bedeli ve işvereni yaptığı ödemeler neticesinde cari hesapta işverenin 650.877,98TL alacaklı olduğu, yüklenicinin yaptığı iş bedelinin 568.629,49 TL olduğu bunun işveren cari hesapta belirtilen fazla ödemesinde mahsubu neticesinde (650.877,98TL - 568.629,49 TL =) 82.248,49 TL lik işveren fazla alacağın bulunduğu dosyada alınan birinci heyet raporu ve ayrık rapor şeklinde sunulan üçüncü heyetin teknik bilirkişi tespit ve hesaplamasında bu miktarın tespit ve hesap edildiği görülmekle, Mahkememizce yeterli ve dosya kapsamına uygun bu hesaplama ve miktar nazara alınmıştı. Yine yüklenicinin sözleşme kapsamında işveren ait olan iş ve işlemler için namına yaptığı harcamaların 72.492,87TL, yüklenicinin sahada kalan malzeme bedelinin 307.304,31 TL, sahada kalan demir bedelinin 156.255,00 TL sahada kalan ve sözleşme hükümlerinde çelişki bulunan kira bedeli yönündeki işverenin ihtar cevabında kira ödemesini kabul ettiği nazara alınarak tespit edilen 224.901,94 TL kira bedelinin ve işveren deposunda kalan Malzeme bedelinin 4.529,29 TL olarak tüm alınan heyet raporlarında tespit edildiği nazara alınarak, yüklenicinin takip talebinde talep ettiği bu kalem alacaklar yönünden belirtilen miktarlar toplamı 765.483,41 TL asıl alacağı talep edebileceği ve işverenin bu alacaklara yaptığı itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca yüklenicinin asıl davada dava ve talep konusu ettiği bakiye iş bedelinin kalmadığı, fesihte ortak kusurunun bulunduğu ve kar mahrumiyeti zararı talep edemeyeceği, yine mobilizasyon ve sabit gider zararın sözleşmenin fesih nedeniyle isteyemeyeceği, hususlarının da tüm heyet raporlarında tespit edilmiş olduğu nazara alınarak, bu kalemler yönünden ise istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında; İşverenin, sahada yetkili bulundurmaması sebebine dayalı, yükleniciden cezai şart/ tazminat isteminin, fesihte bu cezai şart alacağı için hakkını saklı tutmadığından, işin gecikmesi nedeniyle gecikme cezasına dayalı tazminat isteminde, gecikmede kusuru olduğundan, yine sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olduğundan menfi ve müspet zarara dayalı tazminat taleplerinin yerinde olmayacağı nazara alınarak, bu istemlerinin reddi gerekmiştir. Yine iş verenin sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olduğundan kar kaybı ve fesihten dolayı uğranılan zarar talebinde bulunamayacağı hususu tüm bilirkişi heyetleri raporlarında tespit edildiğinden işverenin bu taleplerinin reddi gerekmiştir. Ayrıca birleşen Mahkememizin 2021/233 esas sayılı dosyasında işverenin, fazla ödenenin, iadesi isteminin; dosyada alınan ilk iki heyet raporunda ve de ayrık rapor içeren heyetin teknikler kısmını tespit ve hesabında işverenin fazla ödediği bedelinin 82.647,49 TL olduğu hesap ve tespit edildiği nazara alınarak, bu hesap ve tespitin usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla bu hesap ve miktar kabul edilmiştir. Her ne kadar kısa karada bu miktar sehven maddi hataya dayalı olarak 49.995,18 TL olarak yazılmış ise de, iş bu yazım hatası HMK nun 304 vd maddesi gereğince resen hükmün düzeltilmesi ve tamamlanması kapsamında, gerekçeli karar yazım aşamasında düzeltilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davada yüklenici davacının itirazını iptali isteminin kısmen kabulüne ve alacak likit olmadığından taraf vekillerinin icra inkar tazminatı istemlerinin reddine, yine davacının talep konusu ettiği her bir alacak kalemi yönünde temerrüt tarihleri nazara alınarak (72.492,87 TL nama ödenen bedelini temerrüt tarihi 07.10.2016 - takip tarihi 21.11. 2016 arası için 45 günlük avans faizi 938,44 TL ile malzeme kira bedeli 307.304,31 +kira bedeli 224. 201,94 TL+ demir bedeli 156.255,00 TL+ depodaki malzeme bedeli 4.529,29 TL olmak üzere toplam 692.285,54 TL nin temerrüt tarihi 04.11.2016 ile takip tarihi 21.11.2016 arasın 17 günlük avans faizinin 3.385,56 TL olmak üzere toplam 4.324,00 TL işlemiş faizin takip talebinde istenebileceği tespit ve hesap edilmiştir. Birleşen mahkememiz 2021/233 esas sayılı dosyasında, işveren davacının fazla ödenenin iadesi siteminin kısmen kabulüne, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacı işverenin sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olduğundan menfi ve müspet zarar tazmini isteyemeyeceği, cezai şart istemi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, tüm istemleri yönünden davasının reddine karar verilmiştir." İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı - birleşen dosyalar davalısı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşmenin haksız olarak feshedildiği tarih itibari ile müvekkili şirketin yaptığı bir çok imalatı söktüğünü, bir çok imalatı ise sözleşmenin 4.2 maddesini dayanak göstererek, 5 nolu imalat hakedişine dahil edilmediğini, müvekkilinin yaptığı tüm imalatların tarafların yetkililerince tespit edilerek, 5 nolu hakedişe alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kesin hesap hakedişinin üzerinde müvekkili şirketin onay ve imzasının olmadığını, birleşen davada davacı şirket yetkililerinin unvan ve isimleri yazılı olan teknik ofis şefi ..., Mali İşler şefi ... oluşan hiçbir yetkilisinini onay ve imzasının da bulunmadığını, yine ... şirketinin masa başında düzenlediği 5 nolu hakediş raporunun mahkemece kabul edilerek, yerel mahkemece karara esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından yapılan imalatların toplam tutarının 5 nolu imalat hakediş tutarının 605.703,42 TL olduğu, toplam imalat miktarının ise 2.901.468,46 TL olduğunun tespit edildiğini, bu miktara 109.026,62 TL %18 KDV ilavesi ile, 5 nolu hakediş bedelinin toplam 714.730,04 TL olduğunu, müvekkilinin bu miktar üzerinden düzenlediği 11.05.2016 tarihli faturayı asıl davada davalı şirkete gönderdiğini, faturanın not kısmında “G.V.K Madde 94/3 %3 Stopaj 18.171.10 TL “ olduğunun belirtildiğini, bu durumda müvekkil şirkete ödenmesi gereken 5 nolu hakediş bedelinin haksız fesih tarihi itibariyle 714.730,04 TL – 18.171,10 TL = 696.558,94 TL olduğunu, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususlara ilişkin yapılan hesaplamaların eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı - birleşen dosyalar davacısı istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşmede uygulama projelerinin işin yapımı sürecinde yükleniciye peyderpey verileceğinin hükme bağlandığını, müvekkiline iş tesliminden sonra işverenin sık sık proje tadili yapması ve teslim etmesi gereken projeleri makul sürede teslim etmediğini, iş süresinin 132 gün olarak belirlendiğini ve bu sürenin yaklaşık 1 ay geçirilmesine rağmen ancak, % 32'lik kısmın yapımının gerçekleştirilebilmesinde davacı - birleşen davalı tarafın sorumlu olduğunu, sözleşme konusu işlerin fiyatlandırılabilmesi için temel tasarım projeleri, keşif özetleri, ve detayların yükleniciye verildiğini, yüklenicinin dokümanları detaylı bir şekilde incelediğini, işyerinde gerekli araştırmaları yaptığını ve işverenin istekleri ile ilgili teknik esasları kabullendiğini, uygulama sorumluluğu kendisine ait olmak üzere işbu sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme kapsamında işveren idare tarafından değişiklikler yapılabileceği ve işveren idare tarafından verilen talimatlara uyulacağının yazılı olduğunu, bu hususa ilişkin müvekkiline kusur izafe edilmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, sözleşme kapsamında işveren idare tarafından verilen talimatlara uyulacağının karara bağlandığını, davacı tarafa verilen ek süreye rağmen işlerin aksadığı verilen ek süre de dahi işlerin yetişmesinin mümkün görünmediği, müvekkili şirketin yetkililerinin 12/06/2016 tarihinden itibaren şirket yetkilileri ile yapılan mail yazışmaları ile sabit olduğunu, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 20. maddesinde eksik işlerin 10 gün içerisinde düzeltilmediği taktirde müvekkilinin sözleşmeyi feshedebileceğinin yazılı olduğunu, davacı tarafça tanzim edilen faturaların geçerli ve yasal olmadığını, hesaplamanın KDV dahil olarak yapılmasının davacı - birleşen davalının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini, ayrıca proje kapsamında eksik ve ayıplı imalatların bulunduğunu, davacı - birleşen davalının kule vincini monte etmediğini buna rağmen, kule vinç temeli yapılması ile ilgili 5.174,50 TL talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı - karşı davalının kule vinç temeli yapılması ile ilgili bilirkişilerce hesabı yapılan 5 nolu hak ediş içerisinde yer alan beton döküm maliyetleri içerisinde yer aldığını, kule vinç temeli yapılması ile ilgili bu bedelin ödenmesinde mükerrerlik oluştuğunu, 3600 ünitesi iskelesinin de teslim edilmediğini buna ilişkin bedelin ödenmesinde de mükerrerlik oluştuğunu, bu hususların bilirkişiler ve mahkemece göz ardı edildiğini, şantiye sahasında davacı ... Ltd.Şti.’ne ait kalan demir toplam işli demir miktarının 35.32 ve stok sahasında bulunan demir miktarının 41,51 olmak üzere toplamda sahada kalan demir miktarının 76,83 ton olduğunu, tespit dosyasında ve bilirkişi raporuna itirazlarında demir miktarının 77 ton olduğunu kabul ettiklerini buna göre, kalan demir hesabının 77 X 1.375,00 TL = 105.875,00 TL olması gerektiğini, şantiyede kalan demir miktarının 113,64 Ton demir olduğu yönündeki tespit ve kabulün hatalı olduğunu, davacının kendisine teslim edilmeyen malzemeleri ile ilgili yapılan hesaplamaya tarafımızdan itiraz edilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece bu itirazlarının da yok sayıldığını, birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/233 esas sayılı dosyasında müvekkilimin alacak hesabında yerel mahkemece ; davacı tarafından tanzim edilen mevcut geçerli ve yasal bir fatura bulunmadığını, hesaplamanın KDV dahil olarak yapılması ile Davacı ... Ltd.Şti.'nin sebepsiz zenginleşmesine ve müvekkilinin alacağının düşük hesaplanmasına sebebiyet verildiğini, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/278 esas sayılı dosyasında; sözleşme kapsamında, işveren idare tarafından değişiklikler yapılabileceği ve işveren idare tarafından verilen talimatlara uyulacağının yazılı olduğunu, bu hususta müvekkiline kusur izafesi yapılmasının sözleşmenin ruhuna, hükümlerine aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Asıl dava eser sözleşmesine dayalı alacak, birleşen davalar eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Asıl dosyaya göre davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece asıl ve birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/233 Esas sayılı dosyaları ile açılan davaların kısmen kabulüne, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/278 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 09/11/2015 tarihli sözleşme ile davacı taşeron, davalıya kaba inşaat, demir ve kalıp işleri yapmayı taahhüt etmiştir. Davacı asıl davada, teminat kesintilerinin iadesi, haksız fesih iddiası ile kar kaybı, haksız fesih iddiası ile genel gider harcamaları, yüklenici hesabına yapılan harcamalar, iş sahasında kalan malzemeler bedeli, iş sahasında kalan malzemelerin kira bedeli, depoda kalan malzemelerin bedeli talepli icra takibi başlatmış, takibe itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasını açmıştır. Birleştirilen 12. ATM'nin 2021/233 Esas sayılı dosyasında yüklenici taraf fazla iş bedeli ödediklerini iddia ederek, alacak talep etmiştir. Birleştirilen 14. ATM'nin 2021/278 Esas sayılı dosyasında yüklenici cezai şart ile müspet ve menfi tazminat talep etmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme, eser sözleşmesi mahiyetindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. 1-a) Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan sözleşme sonradan davalı tarafça feshedilmiştir. Dosya kapsamı ile yüklenici tarafın alt yapı imalatlarını tamamlayamadığı, betonarme projeleri ve tadilat projelerini sözleşmenin imzalandığı tarihte henüz onaylatamadığı, böylelikle kusurlu olduğu, taşeronun alt yapı imalatlarının hazır olmadığı konusunda yükleniciyi ikaz etmediği, iş seviyesinin de gerisinde kaldığı , bu nedenle kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece fesihte tarafların ortak kusurlu olduğu yönündeki görüşünde bir isabetsizlik söz konusu değildir. b) Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.2 maddesinde; sözleşmenin feshi halinde, tamamlanmamış imalatların bedelinin ödenmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Doğmamış bir haktan feragat edilmesinin mümkün olmadığı hukukun temel ilkelerindendir. Bu nedenle, bahse konu sözleşme maddesi geçerli olmayıp, davacı taşeronun bakiye iş bedeli alacaklarını talep etmesi mümkündür. c) Davacı taşeron Ankara Batı ATM'nin 2016/79 D. İş sayılı dosyası ile, iş mahallinde tespit icra ettirmiştir. Mahkemece bu D. İş dosyası üzerinden yapılan ölçümler ve yapılan tespitler dikkate alınarak, davacının bakiye iş bedeli talebi ve iş sahasında kalan malzemeler konusundaki iddiaları irdelenmelidir. d) Mahkemece asıl davada, davacı taşeronun iş sahasında kalan malzemeleri nedeni ile, malzeme bedeline ve bu malzemeler sebebi ile kira bedeline de hükmedilmiştir. Malzeme bedeli hesabında "kule vinç temeli yapılması", "3600 ünitesi iskele bedeli"ne de hükmedilmiştir. Davalı yüklenici önceki hakedişlerde bunların dikkate alınarak bedellerinin hakedişlere girdiğini savunmaktadır. Mahkemece bilirkişi heyetinden bir ek rapor da alınmak sureti ile, bu kalemlerin önceki hakedişlerde dikkate alınıp alınmadığı, mükerrer bir alacağa yol açılıp açılmadığı incelenmelidir. e) Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2 maddesinde; sözleşmenin feshi halinde iş sahasında kalan malzemelerin yüklenici tarafından kullanılması halinde taşeronun bunlar için kira bedeli talep edebileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemece iş sahasında kalan malzemeler nedeni ile kira bedeline de hükmedilmiştir. Ancak, malzemelerin yüklenici tarafından kullanılıp kullanılmadığı, sözleşmede öngörülen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamıştır. Mahkemece bu husus da irdelenip bir inceleme ve değerlendirme yapılmalıdır. 2- HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür. Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır. 208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. .Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır. İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkate edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/872 Esas, 2024/286 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır