12. Ceza Dairesi 2012/8283 E. , 2012/7668 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 51/1-3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, ölen otomobil sürücüsünün aniden şeridine tecavüz ederek yönetimindeki kamyonun sol ön tekerine çarpması sonucu kazanın meydana geldiği ve olay…
**12. Ceza Dairesi 2012/8283 E. , 2012/7668 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 51/1-3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, ölen otomobil sürücüsünün aniden şeridine tecavüz ederek yönetimindeki kamyonun sol ön tekerine çarpması sonucu kazanın meydana geldiği ve olayın oluşumunda kendisinin kusurunun bulunmadığı yönündeki aşamalarda kendi içerisinde ve birbiriyle uyumlu savunmaları, savunmayı doğrulayan tanık ...'nin anlatımı, her ne kadar katılan ..., kamyon şoförü sanığın, diğer bir kamyonu sollamak için kendi şeritlerine girdiğini, ancak eşinin idaresindeki otomobili fark edince tekrar şeridine geçmek istediği sırada kazanın meydana geldiğini iddia etmekte ise de, trafik kazası tespit tutanağında çarpışmanın kamyona ait şeritte ve şerit ayırıcı çizgisine 1 m. mesafede meydana geldiği ve çarpmadan önce kamyona ait düz şekilde 10 m. fren izi olduğunun belirtilmiş bulunması karşısında, katılan ...'ın beyanlarına üstünlük tanınamayacak olması, mahkemece kamyonun ön kısmında hasar bulunmadığından kazanın katılan tarafın iddiaları doğrultusunda meydana geldiğini kabul etmek gerektiği ifade edilmiş ise de, trafik kazası tespit tutanağında otomobilin ön kısmının kamyonun sol ön kısmına çarptığı, ayrıca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan 23.07.2005 tarihli olay yeri inceleme ve otopsi tutanağında, otomobilin ön kısımlarının ezik, üst kısmının açık ve sürücüsünün ölmüş, tamamen parçalanmış; kamyonun ise sol ön kısmının ezik, sol kapısının kırık, ön teker ve dingillerinin kırılmış olduğu tespitinde bulunulmuş olması karşısında, mahkeme gerekçesinde isabet olduğunun kabulünün mümkün bulunmaması, dosya içeriğine göre; sanığın, açık havada, gece vakti, aydınlatmanın mevcut olmadığı, meskun mahal sınırları dışındaki, iki yönlü, zemini kuru, asfalt kaplama düz ve eğimsiz yolda, yönetimindeki kamyon ile Afyonkarahisar istikametinden Konya istikametine seyri sırasında, karşı yönden gelen otomobil sürücüsü ...'ın şerit tecavüzünde bulunması üzerine, fren tedbirine başvurduğu halde çarpışmayı önleyemediği olayda, kazanın gece vakti, görüşün far ışığı altında açık olduğu mahalde meydana gelmesi ve kamyonun zeminde bıraktığı fren izi mesafesi dikkate alındığında olayın gelişimi içerisinde başkaca bir önlem alması mümkün bulunmayan sanığın kusursuz olduğu anlaşılmakla, trafik kazası tespit tutanağı, soruşturma aşamasında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve oluşa uygun Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 22.03.2006 tarihli raporuna itibarla sanık hakkında beraat kararı vermek gerekirken, tamamen kanaate dayalı ve maddi delillerle desteklenmeyen çarpışmanın sanığa ait seyir şeridinde meydana geldiğini irdelemeyen İTÜ İnşaat Fakültesi Ulaştırma Anabilim Dalı öğretim üyelerince hazırlanan 03.10.2006 tarihli üç kişilik heyet raporuna itibarla yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.