Başvuru, yakalama işlemi sırasında ve gözaltında darbedilme ile bu olay hakkında etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yakalama işlemi sırasında ve gözaltında darbedilme ile bu olay hakkında etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/12/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 4/8/1992 doğumlu olup Batman'da ikamet etmektedir. Başvurucu hakkında 12/2/2010 tarihinde Van'da bir terör soruşturması kapsamında yakalama işlemi yapılmıştır. Başvurucu, Van Cumhuriyet Başsavcılığının (Cumhuriyet Başsavcılığı) talimatı ile 12/2/2010-14/2/2010 tarihleri arasında iki gün gözaltında kalmıştır. Başvurucu üzerine atılı suçlamalarla ilgili olarak 14/2/2010 tarihinde Cumhuriyet savcısına ifade verdiği sırada, kolluk görevlileri tarafından darbedildiğinden şikâyet etmiştir. İfadenin ilgili kısmı şöyledir:"...Ben yukarıda belirtiğim adreste ailemle birlikte Batman ilinde ikamet ederim. Ailemle sorunlar yaşadığım için yaklaşık bir haftadır. Van' daki akrabalarımın yanında yaşıyorum. Olay günü olan 12/02/2010 tarihinde Emin Paşa Mahalesindeki akrabalarımın evinde bulunuyordum. Bakkala gitmek üzere evden çıkmıştım. Yolda gidiyordum. Boynumda da eşarp ve atkı vardı. Yüzüm kapalı değildi. Yolda giderken polis memurları beni ensemden tutup çekmek suretiyle arabalarına bindirdiler ve gözaltına aldılar. neden gözaltına alındığımı daha sonradan öğrendim. Gözatına alındığım sırada çevremde polislerin taşlandığı, molotof kokteyli atıldığı, yola barikat kurulup, eylemlerde bulunup bulunulmadığını bilmiyorum. daha doğrusu fark etmedim. Polis memurları beni sürekli darp ettiler, yüzümü puşi ile bağlayıp fotoğrafımı çekmek istediler, benim ceplerimde taş yoktu. Ancak daha sonradan ceplerimdentaşlar çıktı. bu taşları polis memurlarının koyup koymadığını bilmiyorum. ancak büyük bir ihtimale cebime taşları polis memurları koymuştur. ben olay günü Emin Paşa Mahallesinde meydana geldiğini bildirdiğiniz barikat kurmak suretiyle yolu trafiğe kapatma, polislere ve araçlarına taş ve molotof kokteyli atılması olaylarına katılmadım...." Tutuklanması talebiyle 14/2/2010 tarihinde gönderildiği Van Ağır Ceza Mahkemesinin (terör suçlarına bakmakla görevli) sorgusunda da başvurucu anılan iddialarını yinelemiştir. Başvurucu aynı tarihte terör örgütü üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işlemek, terör örgütünün propagandasını yapmak, terör örgütü faaliyeti kapsamında kamu görevlisine direnmek suçlarından tutuklanmıştır. Başvurucunun sorgu hâkimine verdiği ifadenin ilgili kısmı şöyledir:"...olay günü saat: 00 sularında mahalle de adını bilmediğim bir markete gidiyordum, ekmek alacaktım, birden arkamdan bir elin beni yakaladığını gördüm, benim yüzüm sarılı değildi, boynumda eşarbım vardı,hiç bir şekilde olaylara katılmadım, cevimde taş yoktu, muhtemel bu taşları polis yoktu, bana göstermiş olduğunuz fotoğraflardaki molotof kokteyleri ile ilgili bir ilgim yoktur, benim internet çıktılarından haberim yoktur, internet çıktılarını kimse bana söylemedi ve tavsiye etmedi, ben gözaltına alındıktan sonra gerek emniyete götürürken gerek emniyette iken bacağımda darp edildim, yüzümü puşi ile bağlayarak fotoğrafımı çekmeye davrandılar..." Anılan suçlar kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/3/2010 tarihinde başvurucu hakkında iddianame tanzim edilmiştir. İddianamede, başvurucunun Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ve kolluk görevlilerince darbedildiği iddiasını içeren yukarıdaki savunmasına da yer verilmiştir. İddianamenin ilgili kısmı şöyledir:"...15 - 20 kişilik bir grubun sokak girişine biriket ve beton parçaları ile barikat kurmak suretiyle yolu araç trafiğine kapattıklarının görüldüğü, bu gruba dağılmaları yönünde emniyet görevlileri tarafından gerekli uyarıların yapıldığı, ancak uyarılara aldırmadan eylemlerine devam eden gruba yönelik yapılan müdahale sırasında, grup içerisinde yüzleri bez parçaları ile kapalı şahıslar tarafından emniyet görevlileri ve araçlarına taşlar ve molotof kokteylleri ile saldırılarda bulunulduğu, saldırıda bulunan grup içerisinde olduğu görülen 160 - 165 cm boylarında, yüzü bez ile kapalı olan Şüpheli Evin BARIŞ'ın [Başvurucu] grubun dağılmaya başladığı sırada Fidanlık Yolu Mehmet Ağa Camii karşısında bulunan sokağa girdiğinin görülmesi üzerine görevlilerce yaya olarak yapılan kovalamaca sonucu zor kullanılarak yakalandığı, şüphelinin olay sırasında yüzünü kapattığı bir adet renkli bez parçasının ele geçirildiği, ayrıca yapılan üst aramasındaiki adet taşın ele geçirildiği, Şüpheli Evin BARIŞ'ın bu şekilde grup içerisinde yer aldığı, fikir ve irade birliği içerisinde grupla birlikte hareket ederek grubun eylemine destek verdiği, terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteride tanınmamak amacıyla yüzünün bir kısmını bez parçasıile kapattığı, yasadışı gösteriye müdahalede bulunan güvenlik güçlerine taş atmak suretiyle direndiği,..." Van Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianamenin kabulü ile başlayan kovuşturmanın 28/5/2010 tarihli ilk celsesinde başvurucunun alınan savunmasında "...beni yakaladıklarında yüzümü çevirip baktıklarında, aa bu kızmış dediler, sürekli darp uyguladılar, çok kötü muamele yaptılar..." şeklinde kolluk görevlileri tarafından darbedildiği iddiasını yinelediği görülmektedir. 28/7/2010 tarihli ikinci celsede ise yasal değişiklik nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş ve kovuşturmaya Van Asliye Ceza Mahkemesi tarafından devam edilmiştir. Başvurucu burada da "...Sokağa bir kaç adım atar atmaz üzerime polisler çullandı ...Polislerin bu şekilde üzerime çullanıp gözaltına almaları nedeniyle psikolojim iyice bozuldu ...Ayrıca göz altında darp edildiğime ilişkin hekim raporum da bulunmaktadır. Emniyette yeniden darp edildiğim esnada..." şeklinde kolluk görevlilerince darbedildiğini ileri sürmüştür. Van Asliye Ceza Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilmiş, dosya Van Çocuk Mahkemesine gönderilmiştir. Bu Mahkemece de görevsizlik kararı verilmesi sonrası kovuşturmaya Van Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) tarafından devam edilmiştir. Mahkemenin 26/8/2014 tarihli celsesinde verdiği savunmada başvurucu yine "...yolda yürümekte iken polisler tarafından olaylara katıldığım iddiası ile yakalandım... polisler bana arkadan yaklaştılar ben yüzlerini dahi görmedim, beni orada darp etmeye başladılar, karakola götürülene kadar darp edildim, hatta karakolda da darp edildim..." şeklinde kolluk görevlileri tarafından darbedildiği iddiasını dile getirmiştir. Başvurucu 30/9/2014 tarihli celsede ise kendisini darbettiğini iddia ettiği kolluk görevlileri hakkında Mahkeme tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını talep etmiştir. Mahkeme, başvurucunun suç duyurusunu kendisinin de ilgili makama yapabileceğini belirterek bu talebi reddetmiştir. Başvurucu 1/10/2014 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikâyet dilekçesinde "...bakkala gitmekteyken arkasından polis memurlarınca ensesinden tutulup çekilerek kolluğun arabasına bindirildiğini, polis memurlarının kendisini darp etmeye başladığını, araç içerisinde yere yatırılarak tekmelenip yumruklandığını, darp ve kaba dayağın götürüldüğü Emniyet Müdürlüğünde de devam ettiğini..." şeklindeki iddialarla ilgili polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Aynı tarihte Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığınca, başvurucu hakkında yürütülen kovuşturma dosyası 24/10/2014 tarihinde Mahkemeden talep edilmiş ve gönderilen dosya incelendikten sonra 3/11/2014 tarihinde iade edilmiştir. Bunun dışında Cumhuriyet Başsavcılığınca kolluğun ilgili biriminden 3/11/2014 tarihinde başvurucunun şikâyetine konu olay anına ilişkin varsa kamera kaydı talep edilmiştir. Kolluğun 29/1/2015 tarihli cevap yazısı ekinde düzenlenen tutanakta, Çocuk Şube Müdürlüğüne ait kayıt cihazı üzerine takılı iki adet sabit diskte yapılan inceleme sonucunda olay tarih ve saatine ilişkin bir kayda ulaşılamadığı ve kayıt cihazı ile sabit disklerin muhafaza altına alındığı belirtilmiştir. Gönderilen kovuşturma dosyası incelenerek 3/11/2014 tarihinde Mahkemeye iade edilmiştir. Söz konusu dosya içerisinde bulunan ve olaya ilişkin kolluk görevlilerince düzenlenen "olay yakalama ve el koyma tutanağı"nın ilgili kısımları şöyledir:"(...) terör örgütü yanlısı yayın yaptığı bilinen internet sitelerinde 15 Şubatta gençler eyleme çağrılmıştır. (...) terör örgütü üyeleri ve sempatizanları tarafından ilimizde gerçekleştirilebilecek muhtemel eylemlere karşı 2010 günü 3928 kod nolu zırhlı ekip olarak (...) sokak girişinde Saat 00 sıralarında 15-20 kişilik bir grubun sokak girişine biriket ve beton parçaları ile barikat kurmak suretiyle yolu araç trafiğine kapattıkları görülmüş toplanan gruba megafon ile dağılmaları yönünde gerekli ikazlar yapılmış, ancak grup dağılmayarak eylemlerine devam etmeleri üzerine konu hakkında günün Nöb. Savcısına (CMK.Madde İle Görevli) bilgi verilmiş, Savcısının 'Siz grupta bulunan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalara başlayın, şahıslardan ve olay yerinden suç ve suç unsuruna rastlamanız halinde el koyun, olay yerinde gerektiğinde kamera çekimi yapın' şeklindeki talimatlarına istinaden gruba gaz ile müdahale edilmiş, grup içerisinde yüzleri bezler ile kapalı şahıslar tarafından aracımıza taş ve Molotof Kokteyli ile saldırıda bulunulmuş, saldırıda bulunan grup içerisinde yer alan 1,60-1,65 cm. boylarında yüzü bez ile kapalı şahıs [başvurucu] tespit edilmiş, grup dağılmaya başladığı esnada araçtan inilmek suretiyle daha önceden eşkalini tespit ettiğimiz şahsın (...) sokağa girdiğinin görülmesi üzerine şahıs sokak içerisinde kovalamaca sonucu şahsa yasal hakları hatırlatıldıktan sonra zor kullanılarak 2010 günü saat: 20 sıralarında yakalanmış ve yapılan kontrollerde yüzü kapalı bulunan şahsın bayan olduğu tespit edilmiştir....Şahıs yakalandıktan sonra olay yerinde yapılan araştırmada olay esnasında aracımıza atılan ancak yanmamış şekilde yol kenarında bulunarak elde edilen 1 adet üzerinde [...] ibareleri bulunan kırmızı renkli içerisinde sıvı madde olan, ağzı kırık cam şişe Molotof kokteyli ile ayrıca olay mahallinde yapılan araştırmada yol kenarında 2 adet iç içe geçirilmiş pembe renkli poşet içerisinde 3 adet kullanıma hazır vaziyette Molotof Kokteyli ile edilerek Savcısı [...]nın talimatlarına istinaden el konulmuştur.Şahsın grup içerisinde bulunduğu ve yakalandığında esnada yüzünü kapatmış olduğu karışık renkli bez parçası elde edilerek Savcısı [..]nın talimatlarına istinaden el konulmuştur...." Yakalama işlemini yapan kolluk görevlilerinin düzenlediği tutanak içeriğine göre başvurucu 12/2/2010 günü saat 20'de yakalanmış, hakkında düzenlenen adli raporla birlikte saat 50'de adli işlemler için Çocuk Şube Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Başvurucu hakkında 12/2/2010 tarihinde düzenlenen adli rapora göre başvurucunun sağ bacak orta dış kısmında 8x7 cm boyutlarında ekimoz mevcut olup bu yara basit tıbbi müdahale ile giderilebilir düzeydedir. Bu sağlık raporunun sıhhati konusunda başvurucunun herhangi bir şikâyet ileri sürmediği de görülmektedir. Cumhuriyet Başsavcılığınca 27/3/2015 tarihinde başvurucunun kolluk görevlilerince darbedildiği iddiasına ilişkin olarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"...Yukarıda açık kimlik bilgileri belirtilen müştekinin [Başvurucu], olaytarihinde [..] Terör örgütü sempatizanlarının Mehmet Ağa Camii karşısında düzenlenen yasa dışı gösteri sırasında kolluk kuvvetleri tarafından gözaltına alındığı, müştekinin alınan beyanında kolluk görevlilerinin kendisini yakaladıktan sonra cebine taş koyduklarını, yüzünün puşi ile kapatarak fotoğrafını çektiklerini ve kendisini darp ettiklerini beyan ettiği, yapılan soruşturma kapsamında suç tarihine ilişkin gözaltı kamera kayıtlarına ulaşılamadığı, müştekinin somut bir şekilde kim tarafından nerede darp edildiğine ilişkin beyanda bulunmadığı, basit yaralanmanın ne suretle gerçekleştiğine dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, müştekinin polisler tarafından darp edildiği, cebine taş koyulduğu ve yüzünün puşi ile kapatılıp fotoğrafının çekildiği iddialarının gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediği anlaşılmakla;Faili meçhul şüpheliler hakkında üzerlerine atılı suçtan, CMK.’ nun maddesi gereğince kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA,..." Başvurucu söz konusu kovuşturmasızlık kararına itiraz etmiş, itiraz Van Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/12/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı başvurucu tarafından 24/12/2015 tarihinde tebellüğ edilmiştir. Başvurucu 29/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi"kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."