8. Hukuk Dairesi 2022/5755 E. , 2024/5419 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adli…
**8. Hukuk Dairesi 2022/5755 E. , 2024/5419 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava; tapusuz taşınmazın tescili davasıdır. Davacılar; Sinop ili, Durağan ilçesi, Akçabük köyü ... Mahallesindeki, doğusunda kuru dere ve çalılık, güneyinde Durağan-Boyabat karayolu, batısında 730 nolu parsel ve yol kuzeyinde kuru dere ve ...'a ait taşınmaz ile çevrili bulunan tahmini 7 dönümlük taşınmazın kendilerine ait olduğunu, köylerinde yapılan kadastro çalışmalarında davaya konu yerin kadastro harici olarak boş bırakıldığını, davaya konu olan taşınmazı, 1978 yılında babalarının ölümünden sonra çocukları olarak kullanmaya başladıklarını, tarım arazisi olarak babalarının ve kendilerinin eklemeli zilyetlikle beraber 30-35 yıldır davasız, çekişmesiz ve aralıksız olarak taşınmazı kullandıklarını belirterek taşınmazın eşit hisseli olarak kendi adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanı ile bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazın 1990 yılı itibariyle imar ihya edildiği, bugüne kadar zilyetliğin devam ettiği, tarımsal amaçlı kullanıldığı, davacılar tarafından dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak kullanıldığının yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından belirtildiği, yaklaşık 30 yıl kadar önce arazi düzlenerek ekilip biçilmek suretiyle tarım arazisi olarak kullanılmaya başlandığı ve imar ve ihyanın 30 yıl önce tamamlandığı, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı; mahkemece verilen kararın yeniden karar verilmek üzere kaldırılması talebiyle istinaf edilmiştir.