Davacı --------vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı bankanın----- imzalandığını, müvekkili şirketin sigara dağıtım ve pazarlama işi ile iştigal etmekte olup günlük ----- yüksek olduğunu, müvekkilinin davalı bankaya ait --- kullandığını, davalı bankanın müvekkili şirketin ---- yaptığı nakit tahsilatların hemen kullanmak istenmesi halinde komisyon kesileceğini, komisyon ücreti ödenmemesi için --- yapılan tahsilatın belirli bir süre davalı banka yedinde kalması gerektiğini,
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/06/2017 tarihinde müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araca davalı şirkete ait diğer davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu hasar meydana geldiği, kaza nedeniyle sigortalıya 60.137,00 TL ödendiğini, ... plakalı aracın trafik sigortacısı olan ...Sigorta Şirketi tarafından poliçe teminatı olan 33.000,00 TL'nin müvekkiline ödendiğini, teminatı aşan bakiye 27.137,00 TL'nin davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı borçlunun itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda: "davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ,mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna " karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: uyuşmazlığın davacı şirketin dava dışı sigortalısıyla akdettiği sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, huzurdaki davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda:Dava, "Genişletilmiş Kasko Sigorta" poliçesi ile sigortalı aracın, trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un 5/3. maddesi ile " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Somut uyuşmazlıkta sigortalısına hasar bedelini ödeyen davacı ... kusuru bulunduğunu iddia ettiği davalılar aleyhine ödediği hasar bedelinin tahsilini dava etmektedir. Davacı ve davalılar arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığından halefiyet kuralı gereğince sigortalı ile davalılar arasındaki hukuki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Bu halde davacı şirketin haklarına halef olduğu sigortalısı ile davalılar arasındaki uyuşmazlık, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığı gibi dava dışı sigortalı gerçek kişi olduğundan açılan dava ticari dava niteliğinde değildir. Netice olarak TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava bulunmadığından ihtilafın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın "Asliye Hukuk Mahkemesinde" görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.