4. Hukuk Dairesi 2021/26198 E. , 2024/106 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemes SAYISI : 2021/37 Esas - 2021/440 Karar DAVALILAR : 1. ...Mobilya Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2. Unico Sigorta A.Ş. (Eski Unvan: Aviva Sigorta A.Ş.) vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 14.01.2013 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. M…
**4. Hukuk Dairesi 2021/26198 E. , 2024/106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemes SAYISI : 2021/37 Esas - 2021/440 Karar DAVALILAR : 1. ...Mobilya Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2. Unico Sigorta A.Ş. (Eski Unvan: Aviva Sigorta A.Ş.) vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 14.01.2013 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Birleşik Ürün Sigorta Poliçesi ile 01.12.2011-01.12.2012 tarihleri arasında sigortalı bulunan Sırnak Depolama ve Dağıtım Hizmetleri Nakliyat A.Ş.'nin kiracı olarak faaliyet gösterdiği antrepoda, 30.01.2012 tarihinde kar yağışı sonucu çatıda biriken karların, çatı saçağının olmaması nedeniyle sigortalı tarafından yaptırılmış bulunan sundurmanın üzerine kütle halinde düşmesi sonucunda sundurmada hasar meydana geldiğini, davaya konu olay nedeniyle müvekkili tarafından sigortalısına 10.750,00 TL ödeme yapıldığını, davaya konu zararın sigortalının kiracı olarak faaliyet gösterdiği antreponun çatısının yapım ve bakım eksikliğinden kaynaklandığını, bu nedenle sigortalı işyerinin bina maliki ve kiralayanı sıfatına sahip davalı ...Mobilya Tic. ve San. Ltd. Şti. ile onun sigortacısı sıfatına sahip davalı Aviva Sigorta A.Ş.'nin sigortalı binanın yapım ve eksikliğinden kaynaklanan davaya konu hasardan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere ile 10.750,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 16.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Mobilya Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile sigortalısı arasındaki poliçeye göre açıktaki muhteviyatın teminat dışı olduğunu, davacının esasen tazmin etmemesi gereken bir hasarı ödediğinden halefiyetin gerçekleşmediğini, dava konusu hasarın oluşumunda müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtildiği üzere hasarın kar yağışından meydana geldiğini, anılan tarihler itibarıyla kar yağıp yağmadığının yağdı ise zarara sebep olacak büyüklükte olup olmadığının araştırılması gerektiğini, sigortalı iş yerinin bulunduğu binanın yeni bir bina olduğunu ve tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, hasarın kar düşmesinden ziyade sigortalı tarafından yapılan sundurmadaki yapısal hasardan kaynaklandığını, kira sözleşmesinden anlaşılacağı üzere sundurmanın yapımı işinin kiracıya ait olduğunu, sundurmanın kiralanana dahil olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Unico Sigorta A.Ş. (Eski Unvan: Aviva Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayda müvekkili şirket nezdinde düzenlenmiş olay tarihini kapsayan herhangi bir sorumluluk poliçesine rastlanılmadığını, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının iddiasını ispata yarayan somut delil sunmadığını, müvekkili şirket yönünden sorumluluk doğurmaya elverişli ve kaza tarihini kapsayan geçerli bir poliçe bulunmadığından müvekkili şirket adına açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli, 2013/63 Esas ve 2014/164 Karar sayılı kararıyla; davacı ... şirketinin dava dışı Sırnak Depolama ve Dağıtım Hizmetleri Nakliyat A.Ş.'nin kiracı olarak bulunduğu taşınmazdaki makina, tesisat ve demirbaşları sigorta teminatına aldığı, sigorta teminatına alınan makine ve demirbaşların bulunduğu taşınmazın çatısında biriken karların çatı saçağının olmamasından ötürü davacının sigortalısı tarafından yaptırılmış bulunan sundurmanın üzerine düşmesinden dolayı oluşan zararın sigorta teminatında bulunmadığı, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe kapsamında bir ödeme olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.06.2019 tarihli, 2016/12664 Esas ve 2019/7457 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda; davacının sigortalısı ile davalı arasında, kira sözleşmesi mevcut olup, olay tarihi itibariyle de sigortalının taşınmazı kiracı olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Davacı ... şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesidir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davalıya husumet yöneltilmesine neden olan davacıya sigortalı işyerinin bulunduğu binada davaya konu hasar tarihi itibariyle kat irtifakına geçildiğinden, uyuşmazlığın 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanıp kaynaklanmadığının yukarıdaki açıklamalar doğrultusundan araştırılması; uyuşmazlığa yine kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının dikkate alınması; ayrıca, davacı sigortalısı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olması nedeniyle de uyuşmazlığın çözüm yerinin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkemece görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli, 2020/32 Esas ve 2020/256 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının sigortalısı ile davalılar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesine dayalı olması nedeniyle uyuşmazlığın çözüm yerinin sulh hukuk mahkemeleri olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 07.12.2011 tarihli sigorta poliçesi ile demirbaş, makine ve tesisatın teminat altına alındığı, zarar gören sundurmanın bu kapsam ve tanımda kalmadığı, yine poliçeye göre açıktaki muhteviyatın teminat dışı olduğu, sundurmanın teminat altına alınan demirbaş, makine ve tesisat kapsamında olduğu yönündeki kabul halinde de açıktaki muhteviyat olarak kabul edilen ve kar ağırlığından dolayı zarar gören sundurmanın açıktaki muhteviyat niteliği dolayısıyla poliçe kapsamı dışında kaldığı, davacı ... tarafından poliçe kapsamı dışında kalan zarar nedeniyle kusurlu olarak dava dışı sigortalıya yapılan ödeme sebebiyle davalıların sorumluluğuna başvurmasının mümkün olmadığı, diğer bir ifade ile dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin davacıya halef olma sıfatını kazandırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu sigorta ödemesinin sigorta teminatı kapsamında olduğunu, kararın dayanağı olan bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar karşılanmadan eksik incelemeye dayalı olarak davanın dava şartları yokluğundan reddine karar verildiğini, müvekkili ile dava dışı sigortalısı arasında düzenlenen sigorta poliçesinde emtia ile birlikte makine, tesisat ve demirbaşların da sigortalandığını, poliçede “Dolu, açıktaki muhteviyat hariç olmak üzere teminata dahil edilmiştir.” şeklinde bir hüküm bulunduğunu, davaya konu ödemenin doluya dayanan bir sebepten kaynaklanmayıp sigorta poliçesinde teminat verilen “ kar ağırlığı” sebebine dayandığını ve teminat kapsamında olduğunu, kar ağırlığı nedeniyle zarara uğrayan sundurmanın, binaya sabit çelik konstrüksiyon şeklinde bir sundurma olduğundan binanın mütemmim cüzü olması sebebiyle açıktaki bir muhteviyat olarak da nitelendirilemeyeceğini, tazminata konu hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamı içinde olup, müvekkilinin kanuni halefiyetinin gerçekleştiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından sigortalı olan antrepoda meydana gelen hasar sonucunda sigortalısına ödenen miktarın antreponun maliki ve aynı zamanda kiraya vereni olan şirket ile bu şirketin sigortacısından rücuen tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen poliçeye göre açıktaki muhteviyatın teminat dışı olduğu, zarar gören sundurmanın açıktaki muhteviyat niteliğinde olduğu, davacının poliçe gereğince ödememesi gereken bir tazminatı ödemesi nedeniyle kanuni halefiyetin gerçekleşmediği, davacı tarafından sigortalısının alacağının, alacağın temliki hükümleri uyarınca temlik alınmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.