23. Hukuk Dairesi 2016/6724 E. , 2017/478 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, dava konusu sıra cetvelinde birinci sırada ipotek alacaklısı davalıya, ikinci sırada ise müvekkline yer verild…
**23. Hukuk Dairesi 2016/6724 E. , 2017/478 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, dava konusu sıra cetvelinde birinci sırada ipotek alacaklısı davalıya, ikinci sırada ise müvekkline yer verildiğini, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde ipotek alacaklısı olan borçlunun, 19.09.2011 tarihinde ipotek alacağı karşılığında taşınmazı devraldığını, bu tarihten sonra borçlunun hem ipotek alacaklısı hem de taşınmaz maliki olduğunu, bu nedenle ipotek alacağının ortadan kalkmış olduğunu, müvekkilince taşınmaz üzerine 27.02.2012 tarihinde konulan haciz sırasında taşınmaz üzerinde geçerli bir ipotek alacağı kalmadığını, icra müdürlüğünün 19.08.2013 tarihinde dava dışı borçlu ...'ın davalı ...'ya ipotek alacağının temliki işlemini dikkate alarak bu alacağa ilk sırada yer vermesinin hatalı olduğunu, ortadan kalkan bir ipotek alacağının temlikinin mümkün olmadığını, bu işlem yeni bir ipotek tesisi kabul edilse dahi 19.08.2013 tarihinde temlik edilmiş olduğu kabul edilerek tüm hacizlerden sonra sıra cetvelinde yer alması gerektiğini, ayrıca ipoteğin temliki işleminin muvazaalı olduğunu, zira borçlu ...'dan taşınmazı ...'ın ondan da ...'nın satın aldığını, ipotekli ve hacizli bir taşınmazın bu şekilde satın alınmasının ve ipoteğin temliki bedelinin temlikten üç gün önce borçlu hesabına yatırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin taşınmazın tapu kayıtlarına itimat ederek ipotek hakkını tamamen yasal yollardan devraldığını, ipotek hakkı ile taşınmaz mülkiyetinin aynı kişide olmasına engel bir durumun bulunmadığını, bu durumda malik lehine rehin hakkı olduğunu, ancak bu halde alacağın kendiliğinden son bulmadığını, ipotek alacağının sona ermesi için ipotek bedelinin ipotek alacaklısına ödenmiş olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; TMK'nın 881 ve TBK'nın 135. maddeleri uyarınca ipoteğin tapuya tescil ile geçerlilik kazanacağı, ipoteğin temin ettiği borcun sona ermesi halinde ipoteğin de sona ermesinin gerektiği, taşınmaz ihalesinin haczin neticesi olduğu, icra dosyasında ipotek bedelinin dava dışı borçlu ...'a ödenmesi ile ipoteğin temlik edilmesinde mevzuata aykırılık olmadığı, tapu maliki ile ipotek alacaklısının aynı kişi olduğu dönemde taşınmazın haczedilmesi halinde hacizden sonraki ipotek alacağının devredilmesinin haciz alacaklısına karşı ileri sürülemeyeceği, ipoteğin davalıya temlik edildiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.