12. Ceza Dairesi 2023/3819 E. , 2023/2783 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/404 E., 2023/197 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ınc…
**12. Ceza Dairesi 2023/3819 E. , 2023/2783 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/404 E., 2023/197 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2020/449 Esas, 2022/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2022/404 Esas, 2023/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin dördüncü fıkrası, 62 maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 3 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.04.2023 tarihli ve 2023/34093 sayılı, temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz istemi; Cezanın az olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın kusuru bulunmadığına, katılanın ağır kusurlu olduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü saat 23:15 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, aydınlatması olan iki yönlü yolda seyrederken dört yönlü kavşağa geldiğinde sola manevra ile dönüşe geçtiği esnada otomobilinin ön kısımları ile; karşı yol bölümünden istikametine düz seyreden katılan ...'ın sevk ve idaresindeki motosikletinin ön kısımlarına kavşak içerisinde çarpıştığı, kaza nedeniyle katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, 4. derece kemik kırığı oluşacak şekilde, motosiklette yolcu olarak bulunan katılan ...'nın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez, 5. derece kemik kırığı oluşacak, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda; mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu, katılan ...'ın tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır. 2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını, zararlarının karşılanmadığını beyan etmişlerdir. 3. Sanık savunmasında "Olay günü saat 23:00 sıralarında Kırıkkale Etiler Mahallesinde kavşakta dönüş yapacağım sırada motosiklet sürücüsü birden önüme çıktı, benim hızım çok yavaştı, hemen frene bastım, buna rağmen çarpıştık, motosiklette iki kişi vardı, ikisinin de kaskı takılı değildi, mağdur sürücü Berkay alkollüydü, motosikletin lambaları yanmıyordu, yüksek sesli müzik açıktı, benim kazada hiçbir kusurum yoktur, ertesi gün mağdurları ziyarete gittiğimde kazayı hatırlamıyorlardı, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatime karar verilsin, aksi kanaat varsa lehime olan hükümler uygulansın" demiştir. 4. Kaza tespit tutanağında; "Sürücü ...'in beyanına göre ... plakalı aracı Karacali Caddesi çevre yolundan merkez istikametine seyir halinde iken A-101 önüne geldiği esnada, yine ...'in beyanına göre merkez istikametten çevre yolu istikametine sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı motosikleti ile yolun gidiş yönüne göre (çevre yolu) sağından gelip aracının ön kısımlarına çarpma neticesinde çift taraflı yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. ...'in beyanına göre... plakalı motosikletin ön far ışıkları yanmamaktadır. Bu kazanın oluşumunda sürücü beyanına göre tutulduğu için herhangi bir kusur dağılımı yapılamamıştır." şeklinde belirtilmiştir. 5. Soruşturma sırasında alınan kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunda özetle, sanığın asli, katılan ...'ın ise tali kusurlu olduğu ifade edilmiştir. 6. Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 30/04/2021 tarihli raporunda özetle; "..Sürücü ...'in gece vakti meskun mahal içi aydınlatması olan iki yönlü yolda seyrederken geldiği olay mahalli dört yönlü kavşakta yola gereken dikkatini vermesi, kavşak yaklaşımında otomobilinin hızını azaltması, dönüş yaptığı kavşakta düz seyreden diğer sürücüye ilk geçiş hakkını bırakması kural gereği olduğundan bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle kontrolsüzce girdiği kavşakta dahil olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile asli kusurludur. Müşteki sürücü ...'ın gece vakti meskun mahal içi aydınlatması olan iki yönlü yolda seyrederken geldiği olay mahalli dört yönlü kavşakta dönüş yapan sürücüye göre düz seyretmekle ilk geçiş hakkına haiz olsa da yola gereken dikkatini vermesi, kavşak yaklaşımında hız azaltması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek etkin fren tatbikinde bulunmayıp kavşak içerisinde dahil olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile tali kusurludur..." şeklinde belirtilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ''...Olayda, suçun işleniş şekli, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile sanık hakkında TCK'nın 89/4. maddesinde yer alan temel cezadan uzaklaşılması, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanık hakkında TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması gerektiği,sanığın geçmişinde 3 aydan fazla hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmadığından ve cezasının tecili halinde ilerde bir daha suç işlemekten çekineceği yolunda olumlu kanaate varıldığından cezanın ertelenmesine,TCK'nın 53/6.maddesi uyarınca sanığın sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına ve kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatına varılarak ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak aşağıda belirtilen diğer gerekçelerle" ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi'nin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. 1. Katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, Sanığın geçmişinde 3 aydan fazla hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmadığından ve cezasının tecili halinde ilerde bir daha suç işlemekten çekineceği yolunda olumlu kanaate varıldığından cezanın ertelenmesinde, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılarak asli kusurlu olarak iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sair nedenler yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2022/404 Esas, 2023/197 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.09.2023 tarihinde karar verildi.