3. Hukuk Dairesi 2012/16706 E. , 2012/21869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının annesi ile davalının 1994 yılında boşandıklarını ve boşanma davası neticesinde davacı lehine
**3. Hukuk Dairesi 2012/16706 E. , 2012/21869 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının annesi ile davalının 1994 yılında boşandıklarını ve boşanma davası neticesinde davacı lehine hükmedilen iştirak nafakasının reşit olması nedeniyle sona erdiğini ancak davacının ... üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümü 1.sınıf öğrencisi olarak üniversite eğitimine devam ettiğini, davacının üniversite hayatına başlayacağı dönemde davalı babanın, eğitim masraflarını karşılayacağı yönünde beyanda bulunmasına rağmen maddi yönden destekte bulunmadığını belirterek aylık 1.750,00 TL yardım nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında; davacının özel üniversiteyi kazanması sonrasında imkanı bulunmamasına rağmen 24.000 TL'nin üzerinde tutan üniversite harcı, özel yurt ücreti gibi giderlerini karşıladığını bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen davacının maddi anlamda destek görmediği iddiasının doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmak sureti ile davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; aylık 350 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; reşit kız çocuğunun üniversite eğitimini devam ettirebilmek için davalı babasına karşı açtığı yardım nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 364/1 maddesine göre; “Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” Aynı kanunun 365. maddesinin 2.fıkrasında davanın; davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibaret olduğu düzenlenmiştir. TMK.'nun 328.maddesinde; anne ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, anne ve baba durum ve koşullara göre, kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler", düzenlemesi yer almıştır. Hukuk Genel Kurulunun 07.06.1998 gün, 1998/656; 688 sayılı ilamında da; ":...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların" yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Yardım nafakası isteyenin kusuru ile yardıma muhtaç duruma düşmüş olması, yükümlüyü borcundan kurtarmamaktadır. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir. Okumakta olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır. Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde Medeni Kanun'un 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir.Somut olayda; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, davalının gelir durumu, dava dışı annenin de nafakaya katılma yükümlülüğü, davacının öğrenim gördüğü özel üniversite masrafları, davacının ... üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümü hazırlık sınıfı okul, yurt ve diğer masraflarının davalı baba tarafından karşılanmış olmasından ve dinlenen tanık beyanından davacının okul masraflarının karşılanması hususunda davalının taahhütte bulunduğu nazara alındığında hükmedilen nafaka miktarı az olup, Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; davacının giderleriyle, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı şekilde, dava dışı annenin de davacının masraflarına katlanma yükümlülüğü dikkate alınarak hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun bir nafakaya hükmetmek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.